78 kişinin yaşamını yitirdiği Kartalkaya yangınının üzerinden 21 ayı aşkın süre geçmesine karşın, faciada kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin yargısal süreçler tamamlanmadı. Danıştay’ın dokuz Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkında soruşturma izni vermesinin ardından aileler, dosyada son altı aydır işlem yapılmadığını ileri sürdü. Bolu Adliyesi önünde konuşan, yangında sekiz yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, “Bakın, bomboş bir dosya. Ne kadar tutacaklar önlerinde?” diyerek Adalet Bakanlığına çağrıda bulundu.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangının ardından başlayan adalet arayışı, 6 Kasım Cuma günü yeniden Bolu Adliyesi önüne taşındı. Kartalkaya Aile Platformu, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldüğü gün, facianın yaşandığı otelin önünde ve adliye binası önünde açıklamalar yaptı. Ailelerin gündeminde bu kez yalnızca yangına ilişkin verilen mahkûmiyet kararları değil, otelin denetlenmesinden sorumlu kamu kurumlarının ve görevlilerinin neden henüz yargı önüne çıkarılmadığı vardı.
Yangında ailesinden sekiz kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı önündeki açıklamasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkında yürütülen soruşturmanın ilerlemediğini belirtti. Son altı ayda dosyada herhangi bir işlem yapılmadığını, savcılık tarafından tek bir yazışma dahi gerçekleştirilmediğini öne süren Gültekin, ailelerin Ankara’da düzenlediği yürüyüşleri, Ulus Meydanı’ndaki protestoları ve sessiz eylemleri hatırlatarak bütün bu girişimlere rağmen bekledikleri hukuki gelişmenin yaşanmadığını söyledi.
Gültekin’in açıklaması, facianın ardından ortaya çıkan iki ayrı yargısal sürecin farklı aşamalarda bulunduğunu yeniden gündeme getirdi. Otel sahipleri, yöneticileri, çalışanları ve bazı yerel kamu görevlilerinin yargılandığı davada mahkûmiyet kararları verilirken, merkezi idarenin denetim görevini yerine getirip getirmediğine ilişkin soruşturmalar henüz aynı aşamaya ulaşmadı.
Dokuz Bakanlık Görevlisine Soruşturma İzni Verilmişti
Kartalkaya yangınına ilişkin ilk büyük ceza davasında Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, otelin işletilmesi ve yangın güvenliğiyle ilgili sorumlulukları değerlendirerek çeşitli hapis cezalarına hükmetti. Aralarında otel sahipleri ve yöneticilerinin de bulunduğu 11 sanığa, 34’er kez müebbet hapis ve bin yılı aşan süreli hapis cezaları verildi. Diğer sanıklar hakkında da mahkûmiyet ve beraat kararları kuruldu.
Ancak ailelerin kamu görevlilerine yönelik talepleri bu yargılamayla sınırlı kalmadı. Yangının meydana geldiği otelin turizm işletmesi olarak faaliyet göstermesine izin veren, denetim süreçlerinde görev alan veya denetim yetkisi bulunan merkezi idare birimlerinin sorumluluklarının da araştırılması istendi.
Danıştay 1. Dairesi, 26 Eylül 2025 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde görev yapan dokuz kişi hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi. Karar kapsamında mevcut ve eski genel müdürler ile çeşitli düzeylerdeki bakanlık görevlileri bulunuyordu. Danıştay, isnat edilen eylemlerin soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte olduğunu değerlendirirken üç kişi hakkında soruşturma izni verilmemesine hükmetti.
Bu karar, ilgili kamu görevlilerinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyordu. Ancak haklarındaki iddiaların ceza soruşturması kapsamında araştırılabilmesinin yolunu açıyordu. Ailelerin bugün dile getirdiği itiraz da tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor: Soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen dosyada neden ilerleme sağlanmadığı soruluyor.
Kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesiyle mahkûmiyet kararı verilmesi farklı hukuki aşamalar olsa da soruşturmanın etkili biçimde yürütülmesi, delillerin toplanması ve olası ihmallerin açıklığa kavuşturulması, olayın bütün yönleriyle aydınlatılması bakımından önem taşıyor.
Denetim Yetkisi ve Sorumluluk Tartışması
Kartalkaya faciasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve yerel yönetimlerin denetim görevleri tartışma konusu olmuştu. Bakanlıkların görev alanları ve denetim yükümlülükleri konusundaki farklı değerlendirmeler, sorumluluğun hangi kurum ve görevlilere ait olduğunun belirlenmesini yargısal sürecin temel başlıklarından biri haline getirdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde daha önce gerçekleştirilen ön incelemelerde, yangın güvenliği denetiminin Bakanlığın görev ve sorumluluk alanında bulunmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı. Buna karşılık Danıştay’ın soruşturma izni kararları, ilgili görevlilerin olası ihmal ve sorumluluklarının adli makamlar tarafından araştırılmasının önünü açtı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yönünden yürütülen idari süreçte de iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin neden gerçekleştirilmediği tartışma konusu oldu. Danıştay, denetimlerin planlanması, uygulanması ve izlenmesinden sorumlu kişilerin somut biçimde belirlenmesini, görev ve olası ihmallerinin ayrı ayrı değerlendirilmesini istedi.
Böylece yangına ilişkin sorumluluk tartışması, yalnızca otelin işletilmesindeki eksikliklerin ötesine geçerek kamu denetiminin nasıl işlediği sorusuna uzandı. Otelin faaliyetine devam ettiği yıllar boyunca hangi denetimlerin yapıldığı, hangi eksikliklerin belirlendiği, bunlara karşı hangi işlemlerin gerçekleştirildiği ve denetim yapılmadıysa bunun nedenleri, ailelerin yanıt beklediği konular arasında bulunuyor.
“Kimlerin Talimat Vermesi Lazım Da Adalet Yerini Bulsun?”
Bolu Adliyesi önünde konuşan Yüksel Gültekin, soruşturmanın ilerlemediği iddiasını Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği çağrıyla dile getirdi. Ailelerin uzun süredir çeşitli protesto ve başvurularla dosyanın takipçisi olduğunu belirten Gültekin, “Ankara’ya yürüdük, Ulus Meydanı’nda bağırdık, sessiz eylem yaptık, Adalet Bakanı’na yalvardık” dedi.
Gültekin, savcılığın harekete geçmesi için siyasi makamların müdahalesinin beklendiğini ileri sürerek şu soruyu yöneltti:
“Netice itibarıyla kimlerin talimat vermesi lazım da adalet yerini bulsun? Bizim mücadelemiz sürecek.”
Gültekin’in sözleri, soruşturmanın geciktiği iddiasının yanı sıra yargının bağımsız işleyişine ilişkin bir tartışmayı da gündeme taşıdı. Ceza soruşturmalarının hukuki usuller çerçevesinde ve savcılık makamının yetki ve sorumluluğunda yürütülmesi gerekirken, ailelerin Adalet Bakanından müdahale istemesi, dosyanın ilerlemesine ilişkin beklentilerinin karşılanmadığını ortaya koydu.
Açıklamasında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u da eleştiren Gültekin, facianın üzerinden geçen süreye rağmen Bakanın görevini sürdürmesine tepki gösterdi. Bakanın kamuoyu gündemini etkilemeye çalıştığını ve reklam ilişkileri aracılığıyla basında haberlerin görünürlüğünü sınırlandırdığını iddia etti. Bu suçlamalar Gültekin’in açıklamalarında yer alan iddialar olup bağımsız olarak doğrulanmış bulgular niteliği taşımıyor.
Aileler Kamu Görevlilerinin de Yargılanmasını İstiyor
Ailelerin Kartalkaya’daki açıklamasına Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da katıldı. Sağkan, facianın üzerinden bir yıl dokuz ayı aşkın süre geçmesine rağmen kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin yargısal süreçlerin tamamlanmadığını belirterek ailelerin adalet talebine destek verdi.
Kartalkaya Aile Platformu, üç bakanlığın yetki ve sorumluluk alanlarında bulunan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesini ve olası ihmallerin yargı önünde değerlendirilmesini istiyor. Platformun açıklamalarında, yangının büyümesine neden olan işletme eksikliklerinin yanı sıra bu eksikliklerin neden zamanında belirlenmediği ve giderilmediği üzerinde duruluyor.
Faciaya ilişkin ceza davasında verilen kararların gerekçesinde, yangın güvenliğiyle ilgili yapısal eksiklikler, tahliye koşulları, personelin eğitimsizliği ve otel yönetiminin yangın sırasında sergilediği davranışlar ayrıntılı biçimde ele alınmıştı. Bu bulgular, işletme düzeyindeki sorumlulukların belirlenmesi bakımından önemli bir hukuki dayanak oluştururken, kamu denetiminin işleyişine ilişkin soruların tamamını ortadan kaldırmadı.
Bugün ailelerin üzerinde durduğu mesele de bu ayrımda somutlaşıyor. Yangının meydana geldiği işletmedeki kusurların cezalandırılması ile bu işletmenin yıllarca hangi denetim koşullarında faaliyet gösterdiğinin araştırılması, aynı facianın birbirini tamamlayan iki yönünü oluşturuyor.
Kartalkaya’da yaşamını yitiren 78 kişinin yakınları, soruşturma dosyalarının ilerlemesini ve sorumluluğu bulunduğu belirlenen bütün kişilerin yargı önünde hesap vermesini bekliyor. Danıştay kararlarıyla soruşturma yolu açılmışken, ailelerin altı aydır işlem yapılmadığı yönündeki iddiası henüz kamuoyuna açıklanmış güncel bir savcılık değerlendirmesiyle karşılık bulmuş değil.
Otel işletmesindeki eksikliklerin cezai karşılığı belirlenirken, bu eksiklikleri önlemekle görevli kamu denetiminin sorumluluğu da aynı açıklıkla ortaya konulabilecek mi?
- NHA / ANKA Haber Ajansı, Demirören Haber Ajansı (DHA), Anadolu Ajansı, Türkiye Barolar Birliği, Cumhuriyet, BirGün, GazeteKalem, Bolu Nabız.












