İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada 15 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında fon krizine ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül ve Aylin Kotil de yer alıyor. Soruşturmanın merkezinde iki Alman vatandaşı ile uluslararası şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen para hareketleri bulunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, Alman vatandaşları K.P. ve M.B. hakkında başlattığı kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 kişiden 15’i tutuklandı. Savcılığın açıklamasına göre soruşturma, Türkiye’de ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktardaki paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasına dayanıyor.
Operasyonda gözaltına alınanlar arasında gazeteci Murat Ağırel, milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül ve Aylin Kotil de bulunuyordu. Emniyetteki işlemlerin ardından savcılığa çıkarılan 15 kişi tutuklama talebiyle, iki kişi ise adli kontrol istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Nöbetçi hâkimlik, tutuklama talebiyle sevk edilen 15 kişinin tamamının tutuklanmasına karar verdi.
Tutuklanan diğer isimler Özgür Bölükbaşı, Sadullah Ergün, Selim Daşdemir, Volkan Aslanbaş, Zekai Erdem, Zekeriya Yasemin, Bayram Özata, Caner Baş, Cavidan Tanrah Artuner, Cihan Durak, Cihat Salman ve Mehmet Ali Aslan oldu.
Fon Krizinden Kara Para Soruşturmasına
Soruşturmanın dikkat çeken yönlerinden biri, gazeteci Murat Ağırel’in tutuklananlar arasında bulunması. Ağırel, sermaye piyasalarındaki fon krizine ilişkin haberleri nedeniyle daha önce ev hapsine alınmıştı. Bu kez uluslararası para hareketlerinin incelendiği başka bir soruşturma kapsamında tutuklandı.
Sermaye piyasalarındaki fon krizi nedeniyle denetim kurumlarının işleyişinin tartışıldığı, üst düzey ekonomi yöneticilerinin görevlerinden ayrıldığı bir dönemde gelen yeni tutuklama kararları, finansal işlemler ile kamu denetimi üzerindeki tartışmaları da genişletiyor.
Başsavcılığın soruşturmasında adı geçen iki Alman vatandaşının kurduğu ya da ilişkili olduğu şirketler, para transferlerinin güzergâhı ve işlemlerin büyüklüğüne ilişkin ayrıntılar ise henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, şirketler üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen para hareketlerinin kaynağı ve uluslararası bağlantıları, dosyanın en önemli başlıklarını oluşturacak.












