Irak hükümeti, devlet dışındaki silahlı yapıların silahlarını devlet kontrolüne almayı hedefleyen planın taslağını günler içinde açıklamaya hazırlanıyor. Başbakanlık sürecin tamamlanması için 30 Haziran 2027’yi son tarih olarak belirlerken, ABD öncülüğündeki askeri koalisyonun Irak’tan çekilmesiyle birlikte ülkede yeni bir dönem başlıyor: Devletin dışında silahlı güç bulundurma dönemi tasfiye edilecek, siyasal ve askeri güç tek merkezde toplanacak.
Irak’ta yıllardır süren savaşların, işgallerin ve mezhepsel çatışmaların ardından siyaset ile silah arasındaki ilişkinin yeniden kurulacağı bir döneme giriliyor. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Washington’da Atlantik Konseyi’nde düzenlenen “30 Eylül Sonrası Irak” başlıklı toplantıda, hükümetin tüm silahları devlet kontrolü altına almayı hedefleyen plan hazırladığını açıkladı. Taslağın önümüzdeki günlerde açıklanması beklenirken, planın belirli bir uygulama takvimi içereceği ve sürecin Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.
Bu tarih rastlantısal değil. Irak Başbakanı Ali el-Zeydi daha önce devlet dışındaki silahlı faaliyetlerin sona erdirilmesi için 30 Eylül 2026 tarihini hedef olarak belirlemişti. Ancak özellikle İran’la bağlantılı güçlü silahlı grupların direnci nedeniyle takvim Haziran 2027’ye uzatıldı. Yeni plana göre silahların devlet kontrolüne alınması aşamalı biçimde gerçekleştirilecek.
Washington’un Askeri Çekilişi Ve Yeni Irak Düzeni
Irak’taki gelişmenin zamanlaması özellikle dikkat çekici. ABD, 30 Eylül itibarıyla Irak’taki askeri varlığının sona erdiğini açıklarken, Washington’un Irak üzerindeki etkisi askeri alandan ibaret değil. Reuters’ın aktardığına göre Irak’ın petrol gelirleri hâlâ New York Federal Reserve üzerinden yönetilen finansal mekanizma içinde tutuluyor ve petrol gelirleri ülke bütçesinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor. Bu durum, ABD’nin askerlerini çekmesine rağmen Irak üzerindeki ekonomik etkisinin sürdüğünü gösteriyor.
Dolayısıyla Irak’ta bugün yaşanan yalnızca bir “silah toplama” operasyonu değil. 2003 işgaliyle başlayan ve yıllar boyunca farklı silahlı aktörlerin güç kazandığı düzenin yeniden yapılandırılması söz konusu. Washington açısından temel başlıklardan biri, devletin güvenlik aygıtı dışında hareket eden silahlı güçlerin sınırlandırılması ve Irak devletinin ülke toprakları üzerindeki silahlı egemenliğinin tek merkezde toplanması.
Reuters, Başbakan el-Zeydi’nin silahlı grupları silahsızlandırma taahhüdünü Temmuz ayında ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından verdiğini ve ilk hedefin 30 Eylül olduğunu bildirmişti. Ancak İran’la bağlantılı bazı güçlü gruplar bu takvime karşı çıktı.
Silahın Yanında Siyaset De Yeniden Düzenleniyor
Meselenin kritik noktası, Irak’taki silahlı yapıların yalnızca askeri oluşumlar olmaması. Reuters’a göre bazı silahlı gruplar aynı zamanda siyasal yapılar ve ekonomik ağlarla iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle silahların teslim edilmesi, yalnızca silah depolarının boşaltılması anlamına gelmiyor; savaş döneminde oluşan askeri, siyasi ve ekonomik güç ilişkilerinin de yeniden düzenlenmesi anlamına geliyor.
Irak hükümetinin planında silahlı grupların devlet güvenlik aygıtına entegre edilmesi de seçeneklerden biri olarak gündemde. Daha önce bazı gruplar devlet kurumları içinde yer almayı kabul ederken, bazı güçlü fraksiyonlar silah bırakma ve örgütsel yapılarını dağıtma koşullarını reddetti. Reuters’ın eylül başındaki haberine göre beş İran yanlısı silahlı grup, 30 Eylül tarihli silahsızlanma hedefini açıkça kabul etmemişti.
Buradaki temel çatışma ise “silahın kimin elinde kalacağı” sorusunda düğümleniyor. Irak hükümeti silahların devlet otoritesi altında toplanmasını savunurken, bazı gruplar ABD askeri varlığının sona ermesi ve Washington’un Irak’ın siyasi ve ekonomik karar alma mekanizmalarındaki etkisinin azaltılması gibi koşullar öne sürüyor.
2003’ten 2027’ye Uzanan Çember
Irak’ta bugün gelinen noktanın arka planında 2003 ABD işgaliyle başlayan parçalanma bulunuyor. Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesinin ardından devlet aygıtının yeniden kurulması, mezhepsel siyaset, işgal karşıtı direniş, DAİŞ ve İran destekli silahlı yapıların yükselişi ülkenin siyasi ve güvenlik mimarisini bütünüyle değiştirdi.
Özellikle DAİŞ’e karşı savaş döneminde devlet dışındaki silahlı güçler Irak’ın güvenlik denkleminde daha da belirleyici hale geldi. Bu yapıların önemli bölümü daha sonra Haşdi Şabi çatısı altında devlet güvenlik sistemiyle ilişkilendirildi. Ancak bazı grupların kendi komuta yapıları, silahları ve siyasi bağlantıları bulunmaya devam etti.
Şimdi Washington’un askeri varlığının sona erdiği günlerde Irak hükümeti, bu çok merkezli silahlı yapıyı yeniden düzenlemeye çalışıyor. Bir başka ifadeyle 2003’te devletin parçalanmasıyla başlayan süreç, 2026-2027 döneminde devletin silah üzerindeki tekelini yeniden kurma girişimine dönüşüyor.
Ortadoğu’da Yeni Denklem
Bu dönüşümü yalnızca Irak’ın iç güvenlik meselesi olarak okumak da mümkün değil. Suriye’deki gelişmeler, İran’a yönelik ABD yaptırımları, Irak’taki İran etkisi, Türkiye’nin kuzey Irak’taki askeri varlığı ve ABD’nin bölgedeki askeri mimarisini yeniden düzenlemesi aynı denklemin parçaları olarak ortaya çıkıyor. Irak Dışişleri Bakanlığı da Washington’daki toplantıda Suriye, sınır güvenliği, İran yaptırımlarının Irak’a etkileri ve Irak-ABD ekonomik ilişkilerinin yanı sıra silahlı grupların devlet kontrolüne alınmasını aynı gündem içinde ele aldı.
Bu tablonun ekonomik ayağı da en az askeri ayağı kadar önemli. ABD’nin Irak’taki askerlerini çekmesi, Washington’un Irak üzerindeki etkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Petrol gelirlerinin uluslararası finans sistemi üzerinden yönetilmesi ve dolar akışının ABD mekanizmalarıyla bağlantısı, ekonomik bağımlılık ilişkilerinin devam ettiğini gösteriyor.
Irak açısından önümüzdeki dokuz ay bu nedenle yalnızca silahların teslim edilip edilmeyeceğini değil, savaş döneminde ortaya çıkan askeri-siyasi güç merkezlerinin nasıl dönüştürüleceğini belirleyecek.
Haziran 2027, bu dönüşüm için konulan son tarih. O tarihe kadar mesele yalnızca silahların devlet depolarına taşınması olmayacak. Asıl soru, yıllardır devletle birlikte ama devletten bağımsız güç alanları oluşturan silahlı yapıların siyasal ve ekonomik ağırlığının nasıl yeniden düzenleneceği olacak.
Irak’ta silahın devlete teslim edilmesi, Ortadoğu’da savaş sonrası düzenin yeniden kurulmasının en kritik başlıklarından biri haline geliyor.
- TB / Irak Dışişleri Bakanlığı, Reuters, Shafaq News, Al Jazeera, The New Arab, Kurdistan 24, BasNews.











