back to top
Ana Sayfa Haber İBB Davasında Üçüncü Celse Başladı: İlk Müştekiler Şikâyetçi Olmadıklarını Söyledi

İBB Davasında Üçüncü Celse Başladı: İlk Müştekiler Şikâyetçi Olmadıklarını Söyledi

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 46’sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi Silivri’de başladı. Davanın 102’nci duruşma gününde müştekilerin dinlenmesine geçilirken ilk ifadelerde dikkat çekici açıklamalar yapıldı. Bahattin Uçar, Mehmet İlhan Gülay ve Avni Çelik şikâyetçi olmadıklarını bildirdi. Mahkeme, dört gizli tanığın da dinleneceği celseyi iki haftada tamamlamayı ve 12 Kasım’da tutuklulukları yeniden değerlendirmeyi planlıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik açılan ve Türkiye’nin en çok tartışılan yargılamalarından biri haline gelen İBB davasında üçüncü celse, 2 Kasım Pazartesi günü Silivri’deki yeni duruşma salonunda başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada, iki celse boyunca sanık savunmalarının alınmasının ardından bu kez müştekilerin, tanıkların ve gizli tanıkların beyanlarına geçildi.

Duruşmanın ilk saatlerinde yaşananlar, iddianamede yer alan suçlamalarla müştekilerin mahkeme huzurundaki açıklamaları arasındaki ilişkinin tartışılacağı yeni bir aşamaya girildiğini gösterdi. İlk dinlenen müştekilerden bazıları, sanıklardan şikâyetçi olmadıklarını açıkladı. Tutuklu sanıklar ise kendileri hakkındaki iddialara doğrudan sorularla karşılık verdi.

Tutuklu Sanıklar Alkışlarla Karşılandı

Sabah saatlerinde Silivri’deki duruşma salonuna getirilen tutuklu sanıklar, izleyicilerin alkışlarıyla karşılandı. Ekrem İmamoğlu’nun salona girmesiyle birlikte “Cumhurbaşkanı İmamoğlu”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Tarih direnenleri yazacak” sloganları yükseldi.

İzleyiciler arasında İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Yeni Parti milletvekilleri Gökan Zeybek ve Turan Taşkın Özer ile DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de yer aldı.

Salonda ayrıca “Foncular içeri, başkanlar dışarı” sloganı atıldı. İzleyiciler, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’a ve yine tutuklanan ağabeyi Abdülhamit Pehlivan’a yönelik dayanışma mesajları verdi.

Duruşma salonundaki bu görüntüler, yargılamanın yalnızca sanıklar ve avukatlarla sınırlı kalmadığını, geniş bir siyasal ve toplumsal ilgiyle izlendiğini bir kez daha ortaya koydu.

İlk Müşteki: “Şikâyetçi Olduğum Sanık Yok”

Üçüncü celsenin ilk müştekisi Bahattin Uçar oldu. Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanan Uçar, savcılıktaki ifadesini tekrar ettiğini belirterek ekleyeceği bir husus bulunmadığını söyledi.

Mahkeme başkanının sorusu üzerine ise “Şikâyetçi olduğum sanık yok” açıklamasını yaptı.

Bunun ardından tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt söz aldı. Kurt, dosyada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin’in iddialarını hatırlatarak Uçar’a kendisinin veya yakınlarının söz konusu projeden dükkân alıp almadığını sordu.

Uçar, “Almadınız, zaten o proje iptal oldu” yanıtını verdi.

Bu açıklamanın ardından Ali Kurt, Adem Soytekin’in mahkemeyi yanılttığını savunarak kendisinden şikâyetçi olduğunu söyledi.

Bahattin Uçar’ın avukatı Özlem Canbaba da müvekkilinin sanıklardan şikâyetçi olmadığını yineledi.

Bu beyanlar, üçüncü celsenin başlangıcında savunmanın üzerinde durduğu konulardan birini öne çıkardı: Soruşturma aşamasında ortaya atılan iddiaların, müştekilerin mahkeme huzurundaki açıklamaları ve diğer delillerle ne ölçüde örtüştüğü.

Mehmet İlhan Gülay ve Avni Çelik de Şikâyetçi Olmadıklarını Bildirdi

Bahattin Uçar’ın ardından müşteki Alaattin Kameroğlu dinlendi. Kameroğlu, Bakırköy Belediyesiyle ilgili şikâyetinin devam ettiğini belirtti.

Daha sonra söz alan Gülaylar Grup sahibi Mehmet İlhan Gülay, önceki beyanlarının doğru olduğunu ifade etmekle birlikte sanıklardan şikâyetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin bulunmadığını açıkladı.

Gülay’ın ardından dinlenen iş insanı Avni Çelik de şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini bildirdi.

Bu açıklamalar, davanın müşteki beyanlarının alınacağı üçüncü celsesinin ilk saatlerinde öne çıkan gelişmeler oldu.

Ancak müştekilerin şikâyetçi olmadıklarını bildirmesi, kamu adına soruşturulan suçlamaların kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Bununla birlikte mahkemenin, müşteki ifadelerini iddianamedeki anlatımlar ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Dört Gizli Tanık Mahkeme Önüne Çıkacak

Üçüncü celsenin en önemli aşamalarından biri, soruşturma dosyasında yer alan gizli tanıkların dinlenmesi olacak.

Mahkeme, dosyadaki 15 gizli tanıktan “İlke”, “Zeytin”, “Martı” ve “Gürgen” kod adlarıyla ifade veren dört kişinin duruşmada hazır edilmesini istedi.

Celse boyunca 14 müşteki, 46 açık tanık ve dört gizli tanığın dinlenmesi planlanıyor. Mahkeme başkanının açıklamasına göre bu hafta müşteki ve tanık beyanları tamamlanmaya çalışılacak.

Gizli tanıkların dinlenmesi, davanın başlangıcından bu yana tartışılan konulardan biri. Özellikle “İlke” kod adlı tanığın ifadeleri ve gizli tanıklık statüsü hakkında daha önce kamuoyuna yansıyan açıklamalar bulunuyor.

Özgür Özel, Aralık 2025’te yaptığı açıklamada “İlke” kod adlı gizli tanığın ifadelerini ve gizli tanıklık statüsünü geri çektiğini ileri sürmüştü. Soruşturmanın ilk aşamasında adı geçen “Meşe” kod adlı gizli tanığın beyanlarının ise iddianamede başka bir gizli tanığın anlatımları arasında yer aldığı yönünde iddialar gündeme gelmişti.

Bu nedenle gizli tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmesi, yalnızca yeni ifadelerin alınması bakımından değil, önceki anlatımların savunma tarafından sorgulanabilmesi açısından da önem taşıyor.

Mahkeme Başkanı Duruşma Takvimini Açıkladı

Duruşmanın başlangıcında Ekrem İmamoğlu’nun siyasi kampanyalarını yürüten tutuklu sanık Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, mahkeme heyetinden celsenin nasıl yürütüleceğine ilişkin açıklama istedi.

Mahkeme başkanı, üçüncü celseyi iki hafta içinde tamamlamayı planladıklarını belirterek bu hafta müşteki ve tanıkların, gelecek hafta ise sanıkların ve avukatlarının tahliye taleplerinin alınacağını söyledi.

Mahkemenin açıkladığı takvime göre 12 Kasım Perşembe günü tutukluluklara ilişkin yeni bir ara karar verilecek.

Bu karar, özellikle uzun süredir tutuklu bulunan sanıkların durumları bakımından önem taşıyor.

İkinci Celsede Yedi Sanık Tahliye Edilmişti

İBB davasının ilk duruşması 9 Mart 2026’da başladı. İlk celse 8 Temmuz’da tamamlandı. İkinci celse ise 17 Ağustos’ta başlayarak 17 Ekim’e kadar sürdü.

Ekrem İmamoğlu, ikinci celsenin son günlerinde dört gün boyunca savunma yaptı. İddianamede kendisine yöneltilen örgüt kurma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerinin aklanması ve diğer suçlamaları reddetti.

İmamoğlu, savunmasında belediyenin faaliyetlerine, ihalelere, finansman işlemlerine, taşınmazlara ve kişisel ekonomik ilişkilerine yönelik iddialara yanıt verdi. Yargılamanın siyasal amaç taşıdığını savundu.

17 Ekim’de verilen ara kararla Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer’in tahliyesine hükmedildi.

Böylece davada Ekrem İmamoğlu dahil 46 kişinin tutukluluğu devam etti.

Yargılama boyunca verilen tahliye kararları, tutukluluk tedbirinin gerekliliği ve süresi konusundaki tartışmaları da canlı tutuyor. Henüz haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan sanıkların uzun süre cezaevinde tutulması, savunma hakkı ve kişi özgürlüğü bakımından değerlendirilmesi gereken bir konu olmayı sürdürüyor.

436 Sanıklı Davada Yargılama Hangi Aşamada?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11 Kasım 2025’te hazırladığı 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü yöneticisi olduğu ileri sürülüyor.

İddianamede rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurumlarını zarara uğratma ve kişisel verilerle ilgili çeşitli suçlamalar bulunuyor.

Savcılık, İmamoğlu hakkında çok sayıda eylem üzerinden yüzlerce yılı aşan hapis cezası talep ediyor.

Sanıklar ise kendilerine yöneltilen suçlamaları farklı gerekçelerle reddediyor. Savunmalarda, iddianamedeki anlatımların maddi delillerle desteklenip desteklenmediği, etkin pişmanlık ifadelerinin güvenilirliği, gizli tanık beyanlarının niteliği ve belediye işlemlerinin suç olarak değerlendirilmesinin hukuki dayanakları tartışılıyor.

Üçüncü celse, bu nedenle davanın önemli bir aşamasını oluşturuyor. Sanıkların anlatımlarından sonra müştekilerin ve tanıkların dinlenmesi, tarafların ifadeleri arasındaki farklılıkların mahkeme huzurunda ortaya konulmasını sağlayacak.

Bu aşamanın ardından delillerin tartışılması, savcılığın esas hakkındaki mütalaasını açıklaması ve sanıkların son savunmalarını yapması bekleniyor.

Davanın Siyasal ve Hukuki Ağırlığı

İBB davası, sanık sayısı ve iddianamenin kapsamının ötesinde, Türkiye’nin siyasal yaşamı açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir yargılama.

Davada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının yanı sıra muhalefetin cumhurbaşkanı adayı. Bu nedenle hakkında yürütülen yargılama, yalnızca belediye yönetimindeki işlemlerin hukuka uygunluğunu değil, siyasal rekabetin koşullarını da etkiliyor.

Bununla birlikte davanın siyasal sonuçlarının bulunması, dosyadaki suçlamaların araştırılmasını gereksiz kılmıyor. Kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili her iddianın hukuka uygun biçimde incelenmesi gerekiyor. Ancak bu incelemenin, sanıkların suçsuzluk karinesini ve savunma haklarını koruyan bir yargılama içinde yapılması da aynı derecede önemli.

Üçüncü celsenin ilk saatlerinde bazı müştekilerin şikâyetçi olmadıklarını açıklaması, tanıkların ve müştekilerin mahkeme huzurunda dinlenmesinin önemini gösterdi. Önümüzdeki günlerde gizli tanıkların ifadeleri ve savunmanın yönelteceği sorular, davadaki tartışmaların seyrini belirleyebilir.

İBB davasında artık yalnızca iddianamede ne yazdığı değil, o iddiaların mahkeme huzurunda hangi delillerle desteklendiği ve tanıkların sorular karşısında ne söylediği de belirleyici olacak.

Üçüncü celsenin başlangıcında ortaya çıkan asıl soru da burada bulunuyor: Soruşturma aşamasında oluşturulan suçlama tablosu, tanıkların doğrudan dinlendiği ve savunmanın bu anlatımları sorguladığı açık yargılama sürecinde ne ölçüde karşılık bulacak?


NHA / ANKA Haber Ajansı, Medyascope, Cumhuriyet, Independent Türkçe, Gazete Pencere, BBC Türkçe, AçıkSilivri Bağımsız Dava İzleme Platformu, Demirören Haber Ajansı, Odatv.