back to top
Ana Sayfa Haber Ataşehir Sokakta: Gözaltına Karşı İrade Yürüdü

Ataşehir Sokakta: Gözaltına Karşı İrade Yürüdü

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gece operasyonuyla gözaltına alınmasının ardından binlerce yurttaş, “millet iradesine sahip çıkmak” çağrısıyla sokakta buluştu. Ataşehir Bulvarı’ndan belediye binasına uzanan yürüyüş, yalnızca bir belediye başkanına destek değil; son dönemde muhalefet belediyelerine yönelik artan yargı operasyonlarına karşı siyasal bir itirazın kitlesel ifadesi olarak öne çıktı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Bir avuç insan yargıyı siyasallaştırmış, siyaseti dizayn etmek istiyor. Günün sonunda millet kazanacak” dedi.

Gece Operasyonuna Gündüz Yanıtı

Ataşehir Belediyesi’ne yönelik gece saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında, Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de aralarında bulunduğu 21 kişinin gözaltına alınması ilçede geniş tepki yarattı. CHP’nin çağrısıyla Ataşehir Bulvarı’nda toplanan binlerce yurttaş, siyasi partiler ve sendikaların da katılımıyla belediye binasına kadar yürüdü.

“Ataşehir’in İradesi Onursal Adıgüzel” pankartının taşındığı yürüyüşte en sık yükselen slogan ise “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” oldu. Bu slogan, yalnızca dayanışma çağrısı değil; son dönemde muhalefete yönelik baskı politikalarına karşı ortak bir siyasal duruşun ifadesi olarak yankılandı.

Yürüyüşün büyüklüğü ve katılımın çeşitliliği, meselenin yalnızca yerel bir soruşturma değil, demokrasi ve temsil krizine dönüşen daha geniş bir tartışmanın parçası olduğunu gösterdi.

CHP: “Sandığı Sembolik Hale Getirmek İstiyorlar”

Yürüyüş sırasında ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ataşehir tarihinin en kalabalık yürüyüşlerinden birinin gerçekleştiğini belirterek, operasyonun hukuki değil siyasi bir amaç taşıdığını savundu.

Çelik, Onursal Adıgüzel’in uzun yıllar partinin farklı kademelerinde görev yapmış, milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı yapmış bir siyasetçi olduğunu hatırlatarak, 2024 yerel seçimlerinde yüzde 57 oyla seçilen bir belediye başkanının “neyle suçlandığını bilmeden” gözaltında tutulduğunu söyledi.

“Sandığı sembolik hale getirmek istiyorlar. Muhalefetsiz bir Türkiye hayali kuruyorlar” diyen Çelik, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gece yarısı operasyonlarının demokratik meşruiyeti zedelediğini ifade etti.

Bu açıklama, muhalefetin son dönemde sıkça dile getirdiği “yargı eliyle siyasal dizayn” eleştirisinin yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.

Suçlular Serbest, Seçilmişler Gözaltında

Çelik’in açıklamalarında dikkat çeken bir diğer vurgu ise adalet sistemindeki çifte standart iddiası oldu. “Bugün çocukları katledenler, uyuşturucu baronları, suç makineleri sokakta elini kolunu sallayarak geziyor” sözleriyle mevcut hukuk pratiğine sert tepki gösteren Çelik, buna karşın seçilmiş belediye başkanlarının şafak operasyonlarıyla gözaltına alınmasını siyasi tercih olarak nitelendirdi.

Bu karşılaştırma, kamuoyunda uzun süredir tartışılan seçici adalet eleştirisini yeniden gündeme taşıdı. Hukukun kim için hızlı, kim için ağır işlediği sorusu, yalnızca adli değil doğrudan siyasal bir mesele haline geliyor.

Yerel yönetimlere yönelik operasyonların artması, muhalefet cephesinde yalnızca bireysel soruşturmalar değil, seçmen iradesine dönük kurumsal müdahale olarak okunuyor.

Ataşehir’den Türkiye’ye Verilen Mesaj

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in MYK toplantısını İstanbul’da toplama kararı ve belediye önünde yeni bir kitlesel buluşma planı, Ataşehir’de yaşanan sürecin yalnızca ilçe sınırlarında kalmayacağını gösteriyor.

Bu tablo, yerel yönetimlerin artık yalnızca belediyecilik alanı değil; merkezi iktidar ile muhalefet arasındaki temel siyasal mücadele sahalarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Belediyeler üzerinden yürüyen bu gerilim, sandığın anlamı ve halk iradesinin sınırları üzerine daha büyük bir tartışmayı besliyor.

Ataşehir’de yürüyen kalabalık, yalnızca bir başkanı değil; temsil hakkını, seçme iradesini ve demokratik meşruiyeti savunduğunu söylüyor. Türkiye siyasetinde bazen bir yürüyüş, uzun bir anayasal tartışmadan daha güçlü bir cümle kurabilir.


  • NHY / ANKA Haber Ajansı