back to top
Ana Sayfa Haber Halk TV Önünde Binler Buluştu: Haber Alma Hakkına Sahip Çıktılar

Halk TV Önünde Binler Buluştu: Haber Alma Hakkına Sahip Çıktılar

Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasının ardından YENİ Parti’nin çağrısıyla binlerce yurttaş, 21 Ekim akşamı İstanbul’da televizyon binasının önünde toplandı. Özgür Özel’in konuştuğu mitingde Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Eski ve mevcut Halk TV çalışanları, gazeteciler ve izleyiciler, yayınların durdurulmasına karşı dayanışma gösterdi. Protestoda yalnızca bir televizyon kanalının geleceği değil, yaklaşık 200 basın çalışanının durumu ve toplumun haber alma hakkı da gündeme geldi.

İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bulunan Halk TV binasının önü, 21 Ekim Çarşamba akşamı binlerce yurttaşın katıldığı bir dayanışma mitingine sahne oldu. YENİ Parti’nin çağrısıyla düzenlenen buluşmada gazeteciler, televizyon çalışanları ve izleyiciler, 14 Ekim’de kanala kayyum atanmasını ve yayınların durdurulmasını protesto etti. Kalabalığa seslenen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmanın bir parti mitingi olarak değil, Halk TV çalışanlarıyla dayanışma amacıyla düzenlendiğini söyledi.

Miting, bir hafta önce televizyon binasına polis ekiplerinin girmesi, kanalın yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi ve canlı yayınların durdurulmasının ardından gerçekleşti. Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma kapsamında alınan kayyum kararı, basın meslek örgütleri ve farklı siyasi çevrelerin tepkilerine yol açmıştı. Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin ardından 21 Ekim’de X hesabının da Türkiye’den görünmez kılınması, mitingin yapıldığı gün yaşanan bir başka gelişme oldu.

Özgür Özel: “Halk TV’nin 200’e Yakın Emekçisinin Yanındayız”

Miting alanında parti otobüsünün üzerinden konuşan Özgür Özel, Halk TV’ye yönelik müdahaleyi basın özgürlüğü ve siyasal muhalefet üzerindeki baskılarla birlikte değerlendirdi. Yaklaşık 200 çalışanın bulunduğu kanalın yayınlarının durdurulmasına tepki gösteren Özel, gazetecilerin çalışma ve haber yapma koşullarının giderek ağırlaştığını belirtti.

Özel, kayyum kararının iki kısa vadeli amacı olduğunu ileri sürdü. Bunlardan birinin Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasındaki savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemek, diğerinin ise sermaye piyasalarındaki fon krizine ilişkin haberleri durdurmak olduğunu savundu. Müdahalenin daha geniş sonuçları olabileceğini belirten Özel, basına yönelik işlemlerle siyasal muhalefete yönelik müdahalelerin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Konuşmasında tutuklu gazetecilere de yer veren Özel, Merdan Yanardağ ve Murat Ağırel’in yanı sıra gözaltına alınan İsmail Arı’yı anarak gazetecilere dayanışma mesajı gönderdi. Halk TV’nin yıllardır kamuoyuna haber ulaştıran çalışanlarıyla var olduğunu vurguladı.

Eski Ve Yeni Çalışanlar Aynı Dayanışmada

Mitingin dikkat çeken yönlerinden biri, Halk TV’de farklı dönemlerde görev yapmış gazetecilerin aynı alanda buluşması oldu. Kanalın program sunucusu olan Gökmen Karadağ, yayınların durdurulmasının insanların haber alma isteğini ortadan kaldırmayacağını belirterek “Halkın sesi susmaz, halkın sesi susturulamaz” dedi.

Karadağ, TELE1 ve Halk TV’ye farklı soruşturmalar kapsamında kayyum atanmasına dikkat çekerek bir televizyonun yönetimine el konulmasının ardından olağan yayın akışının durdurulmasını sansür olarak değerlendirdi. Karadağ’a göre yaşanan müdahalenin sonuçları yalnızca gazetecileri değil, haber almak için bu yayınları izleyen yurttaşları da etkiliyor.

Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz ise mitinge katılma nedenlerini gazetecilik faaliyetlerini ve basın özgürlüğünü savunmak olarak açıkladı. Oğuz, kayyum yönetiminin çalışanların ücretleri ve özlük hakları konusunda verdiği sözlerin henüz nasıl uygulanacağının belirsiz olduğunu belirtti. Daha önce benzer müdahalelerle karşılaşan medya kuruluşlarındaki çalışanların yaşadıkları sorunları hatırlatarak yeni yönetimin vaatlerinin yerine getirilmesini beklediklerini söyledi.

Halk TV programcısı Serhan Asker de yıllardır hazırladıkları programların artık aynı koşullarda sürdürülemediğini anlattı. Ekip arkadaşlarıyla 666 program gerçekleştirdiklerini, Türkiye’nin farklı bölgelerine ulaşarak 110 bin kitap dağıttıklarını belirten Asker, kanalın yayınlarının durdurulmasının izleyiciler açısından da bir kayıp olduğunu söyledi. Asker, haber alma özgürlüğünün sınırlandırılmasının sonuçlarını “Ceza bize değil, halka veriliyor” sözleriyle ifade etti.

Gazetecilerin açıklamalarında iki ortak sorun öne çıktı: Yayınların durdurulması nedeniyle mesleki faaliyetlerin kesintiye uğraması ve çalışanların ekonomik geleceğinin belirsizleşmesi. Bir televizyon kanalının yönetiminin değiştirilmesi, böylece yalnızca ekranın yayın akışını değil, o ekranda çalışanların geçim koşullarını da doğrudan etkiliyor.

İmamoğlu’nun Mektubu Okundu

Mitingde tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden gönderdiği mektup, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından okundu.

İmamoğlu, mesajında Halk TV’ye kayyum atanmasının İBB davasında savunma yaptığı döneme rastlamasına dikkat çekti. Savunmasının kamuoyuna aktarılması ve hakkında yürütülen yargılamaların haberleştirilmesi bakımından televizyonun önemli bir yayın kuruluşu olduğunu belirterek müdahaleyi eleştirdi.

İmamoğlu, gazetecilere yönelik tutuklamaları, medya kuruluşlarının yönetimlerine yapılan müdahaleleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerini birlikte değerlendirerek bunların kamusal tartışma üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mitinge katılanlara da dayanışmaları nedeniyle teşekkür etti.

Kalabalığın Gündeminde Yalnızca Bir Televizyon Yoktu

21 Ekim akşamı Halk TV önünde toplanan binlerce yurttaş, bir televizyon kanalına yönelik müdahalenin toplumun farklı kesimlerinde yarattığı tepkiyi görünür kıldı. Mitinge katılan izleyicilerin varlığı, meselenin yalnızca televizyonun sahipliği veya çalışanlarının geleceğiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Çünkü bir haber kanalının yayınlarının durdurulması, o kanalı izleyen insanların haber kaynaklarından birinin de ortadan kalkması anlamına geliyor.

Halk TV’ye kayyum atanmasına gerekçe gösterilen mali soruşturma ile kanalın yayınlarının durdurulmasının sonuçları, protestonun merkezindeki iki ayrı başlık olarak öne çıktı. Bir şirketin sahibi hakkında yürütülen soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı henüz belli değilken, yaklaşık 200 basın çalışanının mesleki faaliyetleri ve milyonlarca izleyicinin haber kaynağına erişimi şimdiden etkilenmiş durumda.

Mitingde konuşan gazeteciler ve siyasetçiler, bu nedenle basın özgürlüğünü yalnızca medya kuruluşlarının hakları üzerinden değil, toplumun bilgi edinme olanakları üzerinden de değerlendirdi. Farklı dönemlerde aynı kurumda çalışmış gazetecilerin bir araya gelmesi ve binlerce yurttaşın çağrıya katılması, yayınların durdurulmasına karşı oluşan dayanışmanın kapsamını gösterdi.HHalk TV önündeki kalabalık dağıldığında geride kalan soru, yalnızca kanalın yayınlarına ne zaman dönebileceği değil. Bir medya kuruluşunun sahibi hakkında yürütülen soruşturma, o kuruluşta çalışan gazetecilerin mesleğini yapmasını ve yurttaşların haber alma hakkını hangi gerekçeyle durdurabilir?


🔴 NHA / ANKA, Sözcü, Cumhuriyet, İz Gazete, Gazete Pencere, Artı Gerçek, Medyascope, Deutsche Welle Türkçe.