İBB davasının ikinci celsesinin 26. gününde, itirafçı sanık Murat Abbas’ın Onur Aldı hakkında dile getirdiği “Atina’dan ev aldı” ve “Moda’daki evi satın aldı” şeklindeki ifadelerin kaynağı soruldu. Abbas, her iki anlatımın da “duyum, dedikodu” olduğunu söyledi. Mahkeme başkanı ise “Ne duydunuz, nereden duydunuz, somut ne vardı?” diyerek Abbas’tan açıklama istedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın ikinci celsesinin 26. günü, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularının yanı sıra itirafçı sanıkların beyanlarının mahkeme huzurunda sorgulanmasıyla devam etti. Günün en dikkat çekici bölümü ise Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı ile itirafçı sanık Murat Abbas arasındaki sorguda yaşandı.

Duruşmanın başında önceki gün sorgusu yarım kalan itirafçı Yakup Öner sanık kürsüsüne çıktı. Bu sırada Murat Abbas’ın mazeret bildirerek duruşmaya gelmediği mahkemeye bildirildi. Öner’in sorgusu devam ederken Abbas salona geldi. Yakup Öner, Eray Demir ve Mustafa Değercan’ın ardından sanık kürsüsüne bu kez Abbas çıktı.

Abbas, Ongun’un Sorularına “İfademin Dışında Bir Şey Söylemedim” Dedi

Murat Abbas’ın sorgusunda ilk olarak tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun söz aldı. Ongun, Abbas’a iddianamede yer alan “sistem” tanımlamasını sorarak, “Naylon faturaya şahit oldunuz mu?” dedi. Abbas bu soruya “Olmadım” yanıtını verdi.

Ongun’un “Sistem diye bir ifade duydunuz mu?” sorusuna ise Abbas, “Buna cevap vermek istemiyorum. Benimle ilgili değil” karşılığını verdi.

Ongun daha sonra, iddianamenin 83. sayfasında yer alan, Abbas’ın reklam ve etkinlik işlerine karışmama taahhüdüyle işe alındığı yönündeki anlatımı gündeme getirdi. Abbas, “Benim ifademde böyle bir bilgi yok” dedi. Ongun’un “Sizin ifadenizde yok ama iddianamenin 83. sayfasına göre ben sizi taahhütle işe almışım, bu doğru mu?” sorusuna Abbas, “Vermiş olduğum ifadenin dışında bir şey söylemedim” yanıtını verdi.

Ongun ayrıca Kültür A.Ş. avukatı Selman Narman’ın, tüm usulsüzlükleri Abbas’a anlattığı ve Abbas’ın da kendisini işten çıkardığı yönündeki ifadesini hatırlattı. Abbas ise bu anlatımın doğru olmadığını belirterek, Narman’ın kendisinden araç istediğini ve üst yönetime hakaret içeren e-postalar gönderdiğini söyledi.

“Atina’dan Ev Aldı” İfadesine “Dedikodu” Yanıtı

Günün en dikkat çeken sorgusu ise Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı’nın sorularıyla başladı.

Aldı, Abbas’ın kendisi hakkında daha önce dile getirdiği “Atina’dan ev aldı” şeklindeki ifadeyi gündeme getirerek, “Bu bir dedikodu mu?” diye sordu.

Abbas’ın yanıtı kısa oldu:

“Dedikodu.”

Aldı bununla yetinmedi. Abbas’ın kendisi hakkında Moda’da ev satın aldığı yönündeki anlatımını da gündeme getirerek, “Moda’daki evi satın aldı demişsiniz. Bu da dedikodu mu?” diye sordu.

Abbas bu kez de, “Duyum, dedikodu” yanıtını verdi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı doğrudan Abbas’a dönerek, anlatımın kaynağını sorguladı:

“Duyum neydi Murat Bey, ne duydunuz, nereden duydunuz? Somut ne vardı?”

Abbas’ın yanıtı ise önceki ifadelerini daha da netleştirdi:

“Sayın Başkanım somut bir şey yok. Zaten bu dedikoduya ait bir durum.”

Böylece duruşma tutanağına yansıyan anlatımda, Aldı hakkında dile getirilen sözlerin Abbas tarafından “somut” bir bilgiye değil, kendi ifadesiyle “duyum ve dedikoduya” dayandırıldığı ortaya çıktı.

Yakup Öner: “Ne Böyle Bir Dedikoduyu Duydum Ne De Evrak Gördüm”

Günün bir diğer önemli bölümünü ise itirafçı sanık Yakup Öner’in sorgusu oluşturdu.

Öner’e reklam ihaleleri ve “sistem” tanımlaması üzerinden sorular yöneltildi. Murat Ongun, Öner’in ifadesinde geçen “sistem” ifadesinin iddianamede bir yolsuzluk mekanizması gibi sunulduğunu belirterek, Öner’in bu ifadeyle neyi kastettiğini sordu.

Öner ise “Ben daha çok işleyen bir mekanizma anlamında kullandım” dedi.

Ongun’un “Siz öyle iddia konusu gibi bir yolsuzluk mekanizmasını kastetmiyorsunuz burada?” sorusuna Öner, “Hayır. Ben yönetim mekanizmasından bahsettim” yanıtını verdi.

Öner’e ayrıca ihalelerden önce hangi firmanın hangi fiyatı alacağının belirlendiği ve buna ilişkin bir belgenin sızması nedeniyle ihalenin iptal edildiği yönündeki Ertan Yıldız beyanları da soruldu.

Ceyhun Avşar’ın bu konudaki sorusu üzerine Öner, “Hayır. Hatta ne böyle bir dedikoduyu duydum ne de böyle bir evrak gördüm” dedi.

Avukat Abuzer Uzun ise müvekkili Ceyhun Avşar’ın yalnızca bir eylem nedeniyle Ertan Yıldız’ın beyanları doğrultusunda tutuklu bulunduğunu belirterek Öner’e, Yıldız’a herhangi bir şey anlatıp anlatmadığını sordu.

Öner bu kez de Ertan Yıldız’ın anlatımlarına ilişkin, “Birçok hususu süsleyip süsleyip söylemiş. Ben ifadelerini okudum. Çok itibar ettiğim bir beyan değildi” dedi.

İmamoğlu: “Yolsuzluk Rakamı Elde Edilmiş Gibi Algı Yaratıldı”

Yakup Öner’in sorgusu sırasında söz alan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise iddia makamının bir gün önceki sunumuna tepki gösterdi.

İmamoğlu, “Kıymetli halkımıza sesleniyorum. Dün iddia makamı kendi yazdıkları rakamları alt alta toplayarak burada bir yolsuzluk rakamı elde etmiş gibi bir algı yaratmıştır” dedi.

İmamoğlu, 12 yıllık görev sürecine ilişkin “Allah ve millet şahittir” ifadelerini kullanarak, “Ben burada ayarlatılan, tehditle oluşturulan sanık ifadelerini yaratan bu senaryoyu yazanları reddediyorum. Tek bir haram kuruş boğazımdan geçmemiştir” diye konuştu.

Öner’den Şahan’a: “Beni Kendinize Rakip Gördünüz”

Kent Uzlaşısı soruşturması kapsamında tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da Öner’in beyanları üzerinden kendisine yöneltilen sorulara karşılık verdi.

İtirafçı Öner, Şahan’a yönelik olarak, “Teknik olarak beni kendinize rakip gördüğünüzden hiçbir zaman önüm açılmadı” dedi.

Öner’in beyanları sırasında İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu da kendisiyle Öner arasında herhangi bir talimat ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu. Öner, “Hayır, yok olmadı” yanıtını verdi.

Öner, avukat Tora Pekin’in belediyenin çalışmaları döneminde hayata geçirilen projelere ilişkin sorusuna ise Gülaylar dosyasında tapuya şerh verilen alanın belediye lehine geçirilmesi ve Torunlar tarafından yapılan bağışların kamuya ve İstanbullulara kazandırılmış değerler olarak tanımlanmasının doğru olduğunu söyledi.

Öner, Gözaltı Ve Tutuklanma Sürecine İlişkin Soruları Yanıtlamadı

Tora Pekin’in Öner’in gözaltı ve tutuklanma sürecine ilişkin soruları ise karşılıksız kaldı.

Pekin, Öner’e ifade vermek üzere doğrudan adliyeye götürülüp götürülmediğini, ifadesinin kaç saat sürdüğünü, İzmir’e dönüp dönmediğini, ikinci kez ne zaman ifade verdiğini ve tahliyesinin kendisi açısından sürpriz olup olmadığını sordu.

Öner, “Hepsine cevap vermek istemiyorum” dedi.

Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce de Öner’e Süleyman Atik ile görüşüp görüşmediğini, kaç yıldır komşu olduklarını, Maslak 42’de ofisinin bulunup bulunmadığını ve halen belediyede çalışıp çalışmadığını sordu. Öner bu sorulara da “Cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi.

İnce, bunun üzerine mahkeme heyetine “Kayda geçsin” dedi.

Fatih Keleş de Öner’e aralarında geçmişte veya sonrasında herhangi bir husumet bulunup bulunmadığını ve kendisinden hukuk dışı bir isteğinin olup olmadığını sordu. Öner, her iki soruya da “Hayır” yanıtını verdi.

Öner’in Avukatı: “Resmi Danışmanlık İlişkisi Çerçevesinde”

Yakup Öner’in sorgusunun tamamlanmasının ardından avukatı Celal Babayiğit söz aldı.

Babayiğit, müvekkili hakkında yöneltilen örgüt üyeliği iddiasını reddederek, Öner’in belediyeyle ilişkisinin “belediye başkan danışmanı sıfatıyla yürüttüğü resmi danışmanlık ilişkisi” çerçevesinde olduğunu savundu.

Reklamcı Demir’in Kaşesi Soruldu

Öğle arasının ardından sanık kürsüsüne reklamcı Eray Demir geldi.

Demir, savcılıkta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini ancak hakkında suçlama bulunan eylemlere ilişkin savunmasının alınmadığını söyledi.

Demir’in savunmasının ardından Murat Ongun söz aldı. Ongun, Ahmet Palazoğlu’nun işyerinden Demir’in şirket kaşesinin çıktığını belirterek, “Arkadaş değiliz diyorsunuz, kaşenizi nasıl unuttunuz?” diye sordu.

Demir, “Ziyarete gittiğimde unuttuğumu düşünüyorum” yanıtını verdi.

Değercan’a Şirket Kaşesi Ve Devir Sorusu

Eray Demir’in savunması ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne reklamcı Mustafa Değercan geldi.

Değercan, reklam sektörüne itirafçı sanık Deniz Dörtyol’un aracılığıyla girdiğini söyledi. Murat Ongun ise Değercan’ın şirket kaşesinin Dörtyol’un ofisinde bulunduğunu belirterek, “Arkadaşınıza ziyarete giderken yanınızda şirket kaşesi mi taşıyordunuz?” diye sordu.

Değercan, “Şirketimi ona devrettim” yanıtını verdi.

Ongun bunun üzerine şirketin operasyon sonrasında devredildiğini, ancak söz konusu ziyaret tarihinin 2025 başı olduğunu belirtti.

Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya da Kültür A.Ş. tarafından Değercan’ın şirketine yapılan ödemeler ile şirketin BYZAG’a yaptığı ödemeler arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığını belirterek, bu kayıtlarla savcılık ve mahkeme huzurundaki ifadeler arasındaki çelişkinin açıklanmasını istedi.

Değercan ise bu soruya, “Cevap vermek istemiyorum” karşılığını verdi.

Abbas Sorguyu Sürdürmek İstemedi

Duruşmanın sonunda yeniden Murat Abbas’ın sorgusuna geçildi.

Abbas, 25 yıldır kültür sanat ve müzik sektöründe yönetici olarak çalıştığını, 17 Nisan’da verdiği etkin pişmanlık ifadesini tekrar ettiğini söyledi. Kültür A.Ş.’de genel müdür olmasına rağmen İnsan Kaynakları, Arşiv ve Hukuk Müşavirliği gibi alanların kendisine bağlı olduğunu ileri sürdü.

Abbas ayrıca yaklaşık 18 aydır ev hapsinde bulunduğunu belirtti.

Sorgusu sırasında Murat Ongun’un sorularını yanıtlayan Abbas, bazı sorulara “ifademin dışında bir şey söylemedim” derken, “sistem” sorusuna cevap vermek istemediğini söyledi. Onur Aldı’nın kendisi hakkındaki ev iddialarını sorması üzerine ise söz konusu anlatımların “duyum ve dedikodu” olduğunu kabul etti.

Mahkeme başkanının “Ne duydunuz, nereden duydunuz, somut ne vardı?” sorusuna da “Somut bir şey yok” yanıtını verdi.

Duruşmanın bitirilmesinin ardından Abbas, “Ben savcılıkta ifade verdim, burada da soruları yanıtladım. Avukatların sorularına cevap vermeyeceğim” dedi.

Mahkeme başkanı ise bu sözlere, “Olur mu öyle şey, yarın geleceksin” karşılığını verdi.

Abbas, duruşma salonundan çıkarken gazetecilerin “Yarın gelecek misiniz?” sorusuna, “Bilmiyorum, avukatlarım takip edecek” dedi.

Abbas salondan ayrılırken bazı izleyiciler kendisine, “Allah katında hesap vereceksin, seni Allah’a havale ediyoruz” sözleriyle tepki gösterdi.

Duruşmanın 27. gününde Abbas’ın sorgusunun devam edip etmeyeceği ve avukatların sorularına yanıt verip vermeyeceği, mahkemenin yarınki oturumunda netleşecek.


  • TB / İstanbul Yargılanıyor