Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçildikten yalnızca beş ay sonra görevden alınarak yerine kayyım atanan Adnan Selçuk Mızraklı, yaklaşık yedi yıl süren tutukluluğunun ardından tahliye edildi; Mızraklı’nın cezaevi önündeki karşılanışı, Kürt siyasetinin seçilmiş belediye başkanlarına yönelik kayyım ve tutuklama politikalarının yarattığı uzun siyasal hafızayı yeniden gündeme taşıdı.
Mızraklı, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilmiş, ancak seçimden yaklaşık beş ay sonra, 19 Ağustos 2019’da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınmıştı. Aynı gün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanırken Mızraklı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı ve tutuklama süreci başlatılmıştı.
Seçilmiş bir belediye başkanının sandıktan aldığı yetkinin görev süresi dolmadan idari kararla ortadan kaldırılması ve ardından başlayan yargı süreci, Türkiye’de kayyım uygulamasının en tartışmalı örneklerinden biri olarak kayda geçti. Mızraklı’nın yaklaşık yedi yıl süren cezaevi süreci, bu nedenle yalnızca bireysel bir tutukluluk hikâyesi değil, seçilmiş yerel yönetimlerin siyasal iradesi üzerindeki tartışmanın da önemli başlıklarından biri oldu.
Demirtaş’tan Mızraklı’ya: “Artık Size Emanettir”
Mızraklı, son beş yılını Edirne Cezaevi’nde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi. Mızraklı’nın tahliye tarihini ilk duyuran isim de Demirtaş oldu.
Demirtaş, 5 Eylül’de kaleme aldığı mesajında Mızraklı ile geçirdikleri yıllara atıf yaparak, “Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti” ifadelerini kullandı. Mızraklı’nın cezaevinden çıktıktan sonra aynı gün Diyarbakır’a ulaşacağını belirten Demirtaş, mesajını “Artık size emanettir” sözleriyle tamamladı.
Bu sözler, iki siyasetçinin yıllara yayılan tutukluluklarının yalnızca hukuki bir süreç olmadığını, aynı zamanda Kürt siyasetinin önde gelen isimleri açısından ortak bir siyasal hafızaya dönüştüğünü de ortaya koydu.
Cezaevi Önünde “Özgürlük Yarım Olmaz” Mesajı
Mızraklı’yı karşılamak üzere DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli ile milletvekilleri Cengiz Çandar, Saruhan Oluç ve Serhat Eren Edirne Cezaevi önünde bir araya geldi.
Cezaevi önünde bekleyenler, üzerinde Mızraklı ve Demirtaş’ın fotoğraflarının bulunduğu “Özgürlük yarım olmaz, Demirtaş’a özgürlük” pankartlarını taşıdı. Böylece Mızraklı’nın tahliyesi, yalnızca bir siyasetçinin özgürlüğüne kavuşması olarak değil, halen cezaevinde bulunan siyasi aktörlere ilişkin özgürlük talebinin de parçası olarak ifade edildi.
Mızraklı’nın tahliyesinden saatler önce sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, “Yarın, yeniden, umut ve sevda ile birlikte…” mesajına yer verildi.
Yedi Yıl Sonra Yeniden Diyarbakır Yolunda
DEM Parti kaynaklarına göre Mızraklı’nın tahliye sonrasında ilk olarak İstanbul’da çeşitli ziyaretlerde bulunması, ardından Diyarbakır’a geçmesi bekleniyor.
Mızraklı’nın cezaevinden çıkışı, 2019 yerel seçimlerinin ardından Kürt illerindeki seçilmiş belediye yönetimlerine yönelik kayyım uygulamasının yarattığı siyasi tablonun da yeniden hatırlanmasına neden oldu. Sandıktan çıkan belediye başkanlarının görevden alınmasıyla başlayan süreç, sonraki yıllarda gözaltı, tutuklama ve uzun süren yargılamalarla birlikte Türkiye’de yerel demokrasi ve seçmen iradesi tartışmasının merkezinde yer aldı.
Mızraklı’nın yedi yıl sonra özgürlüğüne kavuşması bu nedenle yalnızca geçmişte kalmış bir davanın son perdesi değil; seçilmişlerin görevden alınabildiği, belediyelerin kayyımlarla yönetilebildiği ve siyasi aktörlerin yıllarca cezaevinde tutulabildiği bir dönemin siyasal bilançosunu da yeniden gündeme getiren bir gelişme olarak öne çıkıyor.









