Edirne’de Özşen Madencilik işçilerinin yerin 1200 metre altında başlattığı açlık grevi kritik bir aşamaya girerken, Bağımsız Maden İş Sendikası şirket yönetiminin iletişim hatlarını keserek işçileri fiilen izole ettiğini açıkladı. Sendikaya göre yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğun sorumluluğu doğrudan şirket yönetimine ait.
Yeraltındaki Direniş Tehlikeli Bir Eşiğe Ulaştı
Bağımsız Maden İş Sendikası’nın yaptığı açıklamaya göre, Edirne’nin Uzunköprü ilçesindeki Özşen Madencilik’te hak talepleri karşılanmadığı için yeraltında açlık grevi başlatan işçilerin durumu giderek ağırlaşıyor.
Sendika tarafından paylaşılan açıklamada, yaklaşık 1200 metre derinlikte bulunan işçilerin yalnızca çalışma koşullarına değil, aynı zamanda yaşam haklarını ilgilendiren ciddi risklere dikkat çekmek amacıyla eylemlerini sürdürdükleri belirtildi. Açıklamada yer alan “Madencinin hakkı yerüstünde aranmıyor. Karanlıkta yaşayanlar karanlıkta ölür” sözleri, işçilerin içinde bulunduğu çaresizlik ve kararlılığın boyutunu gözler önüne serdi.
İletişim Hatlarının Kesildiği İddiası
Krizi daha da derinleştiren gelişme ise sendikanın şirket yönetimine yönelik suçlamaları oldu. Bağımsız Maden İş’e göre, açlık grevindeki işçilerle dış dünya arasındaki iletişimi sağlayan internet ve sabit telefon hatları şirket tarafından kesildi.
Sendika, iletişimin yeniden sağlanması yönündeki taleplerin de reddedildiğini öne sürerken, bu durumun yalnızca bir iş uyuşmazlığı olmaktan çıktığını ve işçilerin can güvenliğini doğrudan etkileyen bir meseleye dönüştüğünü savundu.
Yeraltında sürdürülen eylemlerde iletişim imkanlarının ortadan kaldırılması, olası sağlık sorunları veya acil durumlarda müdahale süreçlerinin nasıl işleyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Emek Mücadelesinden Yaşam Hakkı Tartışmasına
Türkiye madencilik sektöründe geçmiş yıllarda yaşanan iş cinayetleri ve güvenlik ihlalleri nedeniyle madencilerin eylemleri her zaman yalnızca ücret veya çalışma koşullarıyla sınırlı görülmedi. Soma’dan Ermenek’e uzanan acı deneyimler, yeraltında çalışan işçilerin güvenlik taleplerini doğrudan yaşam hakkı meselesine dönüştürdü.
Bu nedenle Özşen Madencilik’te yaşananlar da yalnızca bir sendikal anlaşmazlık olarak değerlendirilmiyor. Sendikanın açıklamaları, işçilerin taleplerinin karşılanmaması kadar iletişim imkanlarının kesilmesi iddiasını da kamuoyu açısından kritik bir başlık haline getiriyor.
Sorumluluk Tartışması Büyüyor
Bağımsız Maden İş Sendikası, yaptığı açıklamada yaşanabilecek herhangi bir olumsuz gelişmenin sorumluluğunu açık biçimde şirket yönetimine yükledi. Açıklamada, “Madencilerin başına gelebilecek en ufak olumsuzluğun sorumlusu Kiremitçiler Grup’tur” ifadelerine yer verildi.
Henüz şirket yönetiminden sendikanın iddialarına ilişkin kamuoyuna yansıyan kapsamlı bir açıklama yapılmış değil. Ancak gelişmeler, işçi sağlığı ve iş güvenliği başlıklarının yeniden ülke gündemine taşınmasına neden olmuş durumda.
Yeraltındaki açlık grevi sürerken, sendikalar ve emek örgütleri ise ilgili kamu kurumlarını acil müdahaleye çağırıyor. Çünkü her geçen saat, yalnızca bir işçi direnişini değil, aynı zamanda bir güvenlik krizini de derinleştiriyor.











