back to top
Ana Sayfa Haber Dünya ‘Ya Hukuk Ya Savaş’: İspanya’dan ABD-İsrail’e Tarihi Rest; ‘İran’a Saldırı Olağanüstü Hatadır’

‘Ya Hukuk Ya Savaş’: İspanya’dan ABD-İsrail’e Tarihi Rest; ‘İran’a Saldırı Olağanüstü Hatadır’

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonunu “tamamen yasa dışı” ve “olağanüstü büyük bir hata” olarak nitelendirerek, Avrupa’da Washington’a karşı en sert tavrı alan lider oldu. Huelva’daki İspanya-Portekiz Zirvesi’nde konuşan Sanchez, “Mesele İran rejiminden yana olup olmamak değil, uluslararası hukuka bağlı olup olmamaktır” diyerek, Madrid yönetiminin ABD üslerini savaş için kullandırmama kararının ardındaki ilkesel duruşu özetledi. Portekiz Başbakanı Luis Montenegro ise “müttefik ve dost ülke” olarak nitelediği Türkiye’nin yanında olduklarını açıkladı.

‘Uluslararası Hukuk’ Vurgusu ve ‘Rejim Düşmanlığı’ Ayrımı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 36. İspanya-Portekiz Hükümetler Arası Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. ABD halkına hayranlık duyduğunu ve ABD başkanlığına saygılı olduğunu belirten Sanchez, buna rağmen müttefiklik ilişkisinin “hatayı göstermeyi” de gerektirdiğini vurguladı: “Müttefik ülkeler arasında biri hata yapmışsa diğerinin bunu göstermesi iyidir. Bu savaş olağanüstü bir hatadır ve tamamen yasa dışıdır.”

Sanchez’in söylemindeki en kritik ayrım, “İran rejimi karşıtlığı” ile “askeri müdahale karşıtlığını” birbirinden ayırması oldu. İspanyol lider, “Burada mesele İran rejiminden yana olup olmamak değil, temel konu uluslararası hukuka bağlı olup olmamaktır. Biz her zaman İran rejimine karşı olduk” ifadelerini kullanarak, Madrid’in duruşunun “Ayetullahları desteklemekle” ilgisi olmadığını, tamamen hukukun üstünlüğü ilkesine dayandığını netleştirdi.

‘Geçmişin Hataları’ Uyarısı: Irak’tan İran’a ‘Azorlar’ Benzetmesi

Sanchez, konuşmasında 2003 Irak Savaşı’na gönderme yaparak tarihsel bir paralellik kurdu. Dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un İngiltere Başbakanı Tony Blair ve İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar’ın desteğiyle başlattığı savaşın, “Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana Avrupa’nın yaşadığı en büyük güvensizlik dalgasını” tetiklediğini hatırlatan Sanchez, “Bu, o dönemdeki Avrupalılara Azorlar Üçlüsü’nün hediyesiydi: daha güvensiz bir dünya ve daha kötü bir yaşam” dedi.

İspanya Başbakanı, “Geçmişin hatalarını tekrarlamama” çağrısı yaparak, Ukrayna ve Gazze’deki tutumlarıyla paralel bir çizgi izlediklerini belirtti: “Neden Ukrayna’dayız? Çünkü uluslararası hukuk ihlal edilmiştir. Neden Filistin’in yanındayız? Neden Gazze’deki soykırıma karşıyız? Çünkü insan hakları çok açık bir şekilde ihlal edilmiştir.”

‘Üsleri Kullandırmama’ Kararı: Hukuki Gerekçe ve Stratejik Sonuçlar

İspanya’nın, ülke topraklarındaki Morón de la Frontera ve Rota askeri üslerini ABD’nin İran operasyonu için kullanmasına izin vermemesi, iki ülke arasındaki gerilimin somut nedeni oldu. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, bu kararın gerekçesini, iki ülke arasındaki İkili Savunma İşbirliği Anlaşması’na dayandırarak, “Üsler, anlaşmanın dışında kalan hiçbir amaç için kullanılmıyor ve kullanılmayacak. Ayrıca Birleşmiş Milletler kararlarına uymayan hiçbir faaliyet için de kullanılmayacak” açıklamasını yaptı.

Siyaset bilimci Ana Salazar’a göre, İspanyol devletinin hukuki yorumu, BM Güvenlik Konseyi’nin açık desteğini almayan ve ortak bir savunma çerçevesine dahil olmayan askeri operasyonlar için özel yetkilendirme gerektiğini ortaya koyuyor. Bu durum, ABD’nin KC-135 Stratotanker tipi yaklaşık on hava yakıt ikmal uçağını İspanya’daki üslerden Avrupa’daki diğer tesislere taşımasına neden oldu.

Trump’ın Tehditleri ve ‘Kaybeden’ Polemiği

ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’yı “korkunç bir müttefik” olarak nitelemesi ve iki ülke arasındaki ticareti sonlandırma tehdidi, Madrid-Washington hattındaki gerilimi tırmandırdı. Trump, New York Post’a verdiği röportajda İspanya’yı “kaybeden” olarak adlandırırken, Sanchez yönetiminden gelen yanıt sert oldu: İspanya hükümeti, Washington’ın ticari ilişkiyi değiştirmek istemesi halinde bunu “özel şirketlerin özerkliğine, uluslararası hukuka ve Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ikili anlaşmalara saygı göstererek” yapması gerektiğini bildirdi.

Portekiz’den Türkiye’ye Destek: ‘Müttefik ve Dost’

Zirvenin ev sahibi İspanya kadar, Portekiz Başbakanı Luis Montenegro’nun açıklamaları da dikkat çekti. Muhafazakar bir lider olan Montenegro, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını kınarken, çatışmaların çözümünde diplomasi ve müzakereyi savunduklarını belirtti. ABD Başkanı Trump’ın tehditlerine ilişkin soruya “Tehditler çözüm yolu değildir” yanıtını veren Montenegro, Portekiz’in her zaman AB, NATO ve BM’nin yanında olduğunu vurguladı.

Montenegro’nun konuşmasında Türkiye’ye özel bir parantez açması dikkatlerden kaçmadı. Portekiz Başbakanı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne destek verdikleri gibi, “müttefik ve dost ülke olarak” Türkiye’nin de yanında olduklarını ifade etti.

Avrupa’da Yalnız Ses: ‘AB Bölünmesi Değil, Farklı Hukuki Mimari’

İspanya, ABD-İsrail operasyonuna karşı Avrupa Birliği içinde en sert tavrı alan ülke olarak öne çıkarken, diğer Avrupa hükümetleri daha temkinli bir dil kullandı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas liderliğinde yapılan ortak açıklamada, yalnızca İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınanırken, ABD ve İsrail’in operasyonuna yönelik herhangi bir eleştiri yer almadı.

İspanya Dışişleri Bakanı Albares, bu farklılaşmayı “Avrupa bölünmesi” olarak yorumlamanın yanlış olduğunu belirterek, her ülkenin ikili anlaşmalarının farklı hukuki koşullar içerdiğini söyledi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın İspanya’yı “İran’ın yanında durmakla” suçlamasına ise Albares’ten “Bu çok saçma ve gülünç” yanıtı geldi.

Bloomberg HT: Sanchez’in “yasa dışı savaş” vurgusu ve basın toplantısı detayları


  • NHY / Independent Türkçe, DW Türkçe, AA, BBC Türkçe, Euronews