Gazeteciye Gazetecilik Sorusu: Yavuz Oğhan “35 Yıllık Gazeteciyim, Suç İşlemedim”

İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan gazeteci ve CHP İletişim Koordinatörü Yavuz Oğhan, sorgusunda gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi. “35 yıllık gazeteciyim, kimseyle gazetecilik dışı bir ilişki kurmadım, herhangi bir suç işlemedim” diyen Oğhan’a, basın danışmanlarıyla yaptığı görüşmeler ve “baz kesişmeleri” soruldu.

Gazetecilik Faaliyeti “Delil” mi Oldu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB’ye yönelik yürütülen “mali” soruşturma kapsamında gazeteciler Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş ve Batuhan Çolak hakkında “yalan bilgiyi alenen yayma” ve “suç örgütüne yardım” suçlamalarıyla ifadelerinin alınması için talimat verdi.
Bu sabah emniyete çağrılan Yavuz Oğhan, ifadesinde gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesine dikkat çekti:

“Yaklaşık 35 yıllık gazeteciyim. Faaliyetlerimi hep gazetecilik çerçevesinde yürüttüm. Etik kurallarına uydum. Kimseyle gazetecilik dışı bir ilişki kurmadım. Herhangi bir suç işlemedim.”

Savcılığın talimatı kapsamında, gazetecilere yöneltilen sorular arasında CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’la yapılan görüşmelerin de yer aldığı belirtildi.

“Gazeteci Basın Danışmanıyla Görüşür — Bu Suç Değil”

Oğhan’a, Murat Ongun ile yaptığı telefon görüşmeleri ve temaslarının “yoğunluğu” soruldu. Oğhan bu soruya şu yanıtı verdi:

“Murat Ongun Türkiye’nin en büyük şehrinin belediye başkanının basın danışmanıdır. Türkiye’de gazetecilik yapan kimin HTS kayıtlarına baksanız, bu işi hakkıyla yapıyorsa benzer sayılarda görüşmeyi bir basın danışmanıyla yapar. 2023 ve 2025 arasında Türkiye muhalefet açısından en sarsıntılı dönemini geçirdi. Bu dönemde bir gazetecinin Ongun’la bu kadar görüşmesi az bile sayılır.”

Oğhan ayrıca, benzer sıklıkta diğer partilerin basın danışmanlarıyla da görüşmeler yaptığını, bu durumun gazetecilik pratiğinin doğal bir parçası olduğunu vurguladı.

“Baz Kesişmesi” İddialarına: “Ben Orada Yaşıyorum”

Savcılık sorgusunda Oğhan’a, İBB Medya A.Ş. yöneticilerinden Emrah Bağdatlı ile “baz kesişmeleri” de soruldu. Soruşturma dosyasında Oğhan ve Bağdatlı’nın dört yıl içinde 126 kez “aynı bölgede bulunduğu” iddia edildi.
Oğhan bu iddiayı akıl dışı buldu:

“4 yıl içerisinde 126 kez buluştuğum iddiası akla, mantığa aykırıdır. Murat Ongun’la bile bu kadar buluşma söz konusu değil. Baz kesişmelerinin yüzde 95’i Beşiktaş Yıldız, Dikilitaş Eren Sokak ve Esentepe olarak gösteriliyor. Ben Dikilitaş Mahallesi’nde yaşıyorum, evim orada. Gazete Pencere’nin ofisi de oradadır. Emrah Bağdatlı’nın nerede yaşadığını bilmiyorum, belki o da aynı bölgede oturuyordur.”

Gazeteciliğe Yönelik “Yeni Baskı Dalgası”

Bu ifadeler, son dönemde gazetecilere ve muhalif medya mensuplarına yönelik artan operasyonların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Yalnızca haber takibi, bilgi paylaşımı veya iletişim kurmak gibi gazeteciliğin olağan pratikleri, soruşturmalarda “örgüt bağlantısı” ya da “yalan bilgi yayma” suçlamalarıyla ilişkilendiriliyor.
Oğhan’ın ifadesi, gazetecilik faaliyetinin bizzat delil haline getirildiği bir dönemin en somut örneklerinden biri olarak görülüyor.

Gazeteciler Ne Diyor?

Soruşturma kapsamındaki diğer gazeteciler de benzer biçimde ifade verecek. Basın meslek örgütleri ise soruşturmaya tepki göstererek, “haber kaynaklarıyla görüşmek suç değildir” açıklamaları yaptı.
CHP kaynakları ise, partinin iletişim faaliyetlerinin “suç delili gibi sunulmasının” demokratik siyaset alanını daraltmayı amaçladığını savunuyor.


  • NHY / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Açıklaması, 6 Kasım 2025, Gazete Pencere, Diken, DW Türkçe, Medyascope (6 Kasım 2025), Yavuz Oğhan’ın Emniyet İfadesi (gazeteci kaynakları aracılığıyla edinilen bilgi)