back to top
Ana Sayfa Yaşam Sağlık Çocuk Ölümlerinde Akraba Evlilikleri Uyarısı: Genetik Riskler Ve Yapısal Eşitsizlikler Gündemde

Çocuk Ölümlerinde Akraba Evlilikleri Uyarısı: Genetik Riskler Ve Yapısal Eşitsizlikler Gündemde

İngiltere’de 13 binden fazla çocuk ölümü verisi üzerinden yapılan kapsamlı bir araştırma, yakın akraba evliliklerinin bazı çocuk ölümleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyarken, uzmanlar konunun yalnızca genetik değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik eşitsizlikler ve sağlık hizmetlerine erişim bağlamında ele alınması gerektiğini vurguluyor.

LONDRA — Çocuk ölümleri üzerine yürütülen geniş ölçekli bir veri analizi, yakın akraba evliliklerinin belirli sağlık riskleriyle ilişkisini yeniden küresel kamu sağlığı gündemine taşıdı. İngiltere’de Bristol Üniversitesi bünyesindeki Ulusal Çocuk Ölüm Veritabanı (National Child Mortality Database – NCMD) tarafından gerçekleştirilen ve 2019–2023 yılları arasındaki 13.045 çocuk ölümünü kapsayan çalışma, ölen çocukların yaklaşık %7’sinin ebeveynlerinin yakın kan bağına sahip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, bu bulgunun yalnızca belirli bir ülkeye özgü bir tartışma olarak değil, genetik danışmanlık, erken teşhis mekanizmaları ve eşit sağlık hizmeti erişimi açısından daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Genetik Faktörler Ve Önleyici Sağlık Politikaları

Bilimsel literatür, birinci dereceden kuzen evlilikleri gibi yakın akrabalık durumlarında, nadir görülen kalıtsal hastalıkların ortaya çıkma olasılığının artabildiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, genetik risklerin tek başına belirleyici olmadığını; erken tarama programları, prenatal testler ve genetik danışmanlık hizmetlerinin bu riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini vurguluyor.

Bu bağlamda araştırma, özellikle yüksek risk gruplarında bilinçlendirme çalışmalarının ve erişilebilir genetik sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Sosyo-Ekonomik Eşitsizlikler Ve Sağlık Erişimi

Çalışma aynı zamanda çocuk ölümlerinin, etnik köken ve sosyo-ekonomik koşullarla kesiştiğini ortaya koyuyor. Düşük gelir düzeyi, sağlık sistemine sınırlı erişim ve eğitim eksikliği gibi yapısal faktörler, genetik risklerin etkisini artırabiliyor.

Uzmanlara göre mesele, kültürel pratikler üzerinden dar bir tartışmaya indirgenmek yerine, yoksulluk, sağlık politikaları ve sosyal destek mekanizmaları ekseninde ele alınmalı. Kamu sağlığı perspektifi, hem genetik risklerin yönetilmesini hem de eşitsizliklerin azaltılmasını aynı anda hedefleyen bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.

Araştırma İngiltere verilerine dayanıyor olsa da, ortaya koyduğu bulgular; akraba evliliklerinin yaygın olduğu farklı coğrafyalarda, sağlık sistemlerinin hazırlık düzeyi ve sosyal politikaların etkinliği açısından daha geniş bir uluslararası tartışmayı tetikleyebilecek nitelikte görülüyor.


  • NHY / The Guardian