Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından ilk kez konuştu. El yazısıyla paylaştığı mesajda sürecin “tamamen siyasi” olduğunu savunan Adıgüzel, kendisine yöneltilen iddiaları “iftira” olarak nitelendirerek, “Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak” dedi. Muhalefet cephesinde ise operasyonun yerel yönetimlere yönelik siyasi baskının yeni halkası olduğu yorumları öne çıktı.
Gözaltı Sürecinde İlk Açıklama
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü operasyon kapsamında gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla hazırladığı bir mesaj yayımladı. Kamuoyuna doğrudan hitap eden açıklamasında Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana “kamucu belediyecilik anlayışıyla” çalıştığını vurguladı.
Mesajında özellikle gençler, kadınlar ve yaş almış yurttaşlar için yürütülen sosyal belediyecilik projelerine dikkat çeken Adıgüzel, gözaltına alındığı gün açılması planlanan Atatürk Kütüphanesi’ni hatırlatarak, “Bugün gençlerle birlikte ilk gün heyecanını yaşayacaktım” ifadelerini kullandı.
“Tamamen Siyasi” Vurgusu
Adıgüzel açıklamasının en dikkat çekici bölümünde, yaşanan süreci hukuki değil siyasi bir müdahale olarak tanımladı. “Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzaktayım” diyen Adıgüzel, Ataşehir halkının kendisini yakından tanıdığını belirtti.
“Bu yaşadıklarımız tamamen siyasidir ve itibar suikastıdır” sözleriyle operasyonun arka planına ilişkin sert bir değerlendirmede bulunan Adıgüzel, Türkiye’de son dönemde özellikle muhalefet belediyelerine yönelik artan adli süreçler tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Yerel yönetimlere yönelik soruşturmaların zamanlaması ve kapsamı, yalnızca hukuki değil siyasal meşruiyet açısından da kamuoyunda sorgulanmaya devam ediyor.
Yerel Yönetimlere Yönelik Baskı Tartışması
Son yıllarda büyükşehirler ve ilçe belediyelerinde muhalefet yönetimlerine dönük soruşturmalar, sık sık “yargı eliyle siyasal dizayn” eleştirileriyle karşılaşıyor. Özellikle seçim sonrası dönemde belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklama süreçleri, merkezi iktidar ile yerel yönetimler arasındaki gerilimin bir parçası olarak okunuyor.
Ataşehir Belediyesi örneğinde de benzer bir tartışma ortaya çıkmış durumda. Henüz soruşturmanın içeriğine ilişkin kapsamlı resmi bilgi paylaşılmamışken, kamuoyunda oluşan ilk algı, adli sürecin hukuki sınırlarının ötesinde siyasi sonuçlar üretmeye dönük olduğu yönünde şekilleniyor. Bu nedenle Adıgüzel’in “gerçekler ortaya çıkacak” mesajı yalnızca kişisel bir savunma değil, aynı zamanda muhalefet cephesinin kurumsal bir itirazı olarak değerlendiriliyor.












