CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in açıkladığı verilere göre Türkiye, 2025’te 739 bin baş canlı hayvan ithal ederek 1 milyar 191 milyon dolarlık (yaklaşık 52 milyar TL) döviz harcadı; bu tutar, 2018’den sonra tarihinin en yüksek ikinci ithalat faturası oldu.
İthalat Faturası Yükseldi, Sayı Düştü
Ömer Fethi Gürer, 2016–2025 dönemine ilişkin canlı sığır ithalat verilerini değerlendirerek 2025’in tutar bazında en yüksek ikinci yıl olduğunu bildirdi. Gürer’e göre 2018’de 1 milyar 692 milyon dolarla kaydedilen rekorun ardından, 2025’te 1 milyar 191 milyon dolarlık ithalat gerçekleşti. Bu rakam, 2023’teki 1 milyar 163 milyon dolar ve 2017’deki 1 milyar 159 milyon dolarlık seviyeleri geride bıraktı.
Dikkat çeken unsur ise ithal edilen hayvan sayısındaki gerilemeye rağmen ödenen dövizin yüksek seyretmesi oldu. 2018’de 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025’te bu sayı 739 bin 706 başta kaldı. Buna karşın toplam fatura yüksek düzeyini korudu. Gürer, bu tabloyu “birim maliyet artışı” ile açıkladı.
Birim Maliyetler Ve Pazarlık Gücü Tartışması
Verilere göre 2019’da hayvan başına ortalama ithalat maliyeti 976 dolar seviyesindeyken, 2024’te 1.888 dolara kadar yükseldi; 2025’te ise yaklaşık 1.610 dolar olarak gerçekleşti. Altı yıllık dönemde hayvan başına maliyet artışı yüzde 65’in üzerine çıktı.
Canlı ağırlık bazında da benzer bir tablo ortaya çıktı. 2018’de 440 bin ton olan ithalat miktarı 2025’te 239 bin tona geriledi. Yaklaşık yüzde 45’lik düşüşe rağmen toplam döviz ödemesinin benzer seviyelerde kalması, muhalefete göre Türkiye’nin uluslararası piyasada pazarlık gücünün zayıfladığını ve dışa bağımlılığın arttığını gösteriyor.
Damızlık Yerine Kesimlik Ağırlığı
2025 verileri, ithalatın niteliğine ilişkin tartışmayı da gündeme taşıdı. Gürer, ithal edilen 739 bin baş hayvanın yalnızca 68 bin 707’sinin damızlık olduğunu, yaklaşık yüzde 88’inin besilik ve kesimlik hayvanlardan oluştuğunu belirtti. Bu durumun, sürüyü büyütmeye değil kısa vadeli arz açığını kapatmaya dönük bir politika tercihini yansıttığını savundu.
Muhalefet, ithalatın et fiyatlarını kalıcı biçimde düşürmediğini; üreticinin artan yem ve girdi maliyetleri nedeniyle üretimden çekildiğini, tüketicinin ise yüksek fiyatla karşı karşıya kaldığını dile getiriyor. 2026 için 500 bin baş büyükbaş ithalatı öngörülmesi, mevcut modelin süreceğine işaret ediyor.
Politika Tartışması Derinleşiyor
Et ve Süt Kurumu’nun ithalat politikalarındaki rolü de eleştirilerin odağında. Gürer, kurumun ithalat yerine yerli üretimi destekleyici mekanizmalara yönelmesi gerektiğini savunurken; küçük ve orta ölçekli besicilerin kesim süreçlerine ilişkin düzenlemelerden rahatsızlık duyduğunu ifade etti.
Uzmanlar, artan döviz maliyeti ve azalan hayvan varlığı karşısında, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ancak yem maliyetlerinin düşürülmesi, hastalıklarla mücadele ve verimlilik artışıyla sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Aksi halde, ithalatın geçici bir çözüm olmaktan çıkıp yapısal bir bağımlılığa dönüşeceği uyarısı yapılıyor.
- NHY / Ömer Fethi Gürer’in 2016–2025 dönemi canlı sığır ithalat verilerine ilişkin açıklamaları

















