İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) 2026 Dünya Raporu, son kırk yılın en sert demokratik gerilemesine işaret ederken; Türkiye, ABD ve Almanya’da insan hakları ihlallerinin kurumsallaştığı, ifade özgürlüğü ve siyasal katılımın ciddi biçimde zayıfladığı uyarısında bulundu.
Türkiye: Cezasızlık, Baskı Ve Siyasetin Daraltılması
HRW raporunda Türkiye, protesto hakkına yönelik sistematik müdahaleler, muhalefetin yargı yoluyla baskılanması ve cezasızlık kültürüyle öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda çok sayıda eylemcinin, özellikle öğrencilerin gözaltına alındığı; gözaltı sırasında ve sonrasında kötü muamele iddialarının yaygın olduğu kaydedildi. Kolluk kuvvetlerinin nadiren hesap vermesi, insan hakları ihlallerinin kalıcılaşmasına yol açan temel sorunlardan biri olarak tanımlandı.
Raporda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer muhalefet aktörlerine yönelik davalar ile belediye başkanlarının gözaltına alınması, ana muhalefetin siyasal alanın dışına itilmesine yönelik “koordineli bir çaba” olarak değerlendirildi. Bu sürecin siyasal örgütlenme özgürlüğünü ve özgür–adil seçim hakkını ciddi biçimde zedelediği vurgulandı. İfade özgürlüğü alanında ise tutuklu gazeteciler, iktidar kontrolündeki medya yapısı ve RTÜK’ün muhalif yayın organlarına yönelik keyfi yaptırımları öne çıktı.
ABD: Güç Yoğunlaşması Ve Otoriterleşme Uyarısı
Raporda ABD, Donald Trump’ın yeniden başkanlığa dönüşüyle birlikte demokratik denge ve denetim mekanizmalarının hızla aşındığı ülkeler arasında gösterildi. HRW, yürütmenin zorlayıcı yetkilerinin genişletilmesi, Ulusal Muhafızların iç politik amaçlarla kullanılması ve siyasi rakiplere yönelik misilleme pratiklerinin, ülkeyi otoriterliğe doğru sürüklediği değerlendirmesini yaptı.
Irksal ve etnik grupların “günah keçisi” haline getirilmesi, göç politikalarında sertleşme ve güvenlikçi yaklaşımın normalleşmesi, raporda özellikle altı çizilen başlıklar oldu. HRW’ye göre ABD, bugün demokratik standartlar açısından yirmi yıl öncesine kıyasla daha az özgür bir ülke konumunda.
Almanya: Çifte Standart Ve Hak Erozyonu
Almanya bölümünde ise göçmenlerin yaşam koşullarındaki kötüleşme, aşırı sağ söylemin ana akım siyasete taşınması ve ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamalar dikkat çekti. HRW, özellikle Filistin’le dayanışma eylemlerine yönelik polis şiddeti ve yasakların, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü zayıflattığını belirtti.
Örgüte göre Berlin yönetiminin Gazze’deki sivil kayıplar karşısında İsrail’e verdiği “neredeyse koşulsuz destek”, Almanya’nın insan hakları alanındaki uluslararası “ahlaki kredisini” aşındırdı. Bu durumun, ülkenin küresel insan hakları savunuculuğu iddiasını inandırıcılıktan uzaklaştırdığı vurgulandı.
- NHY / Human Rights Watch – World Report 2026; DW; dpa; AFP; Reporters Without Borders (RSF)
- ABD’nin Terör Gerekçesi, Petrol Coğrafyasında Yeni Askeri Hatlar Açıyor - 4 Şubat 2026
- İmamoğlu Ve Yanardağ’a “Siyasal Casusluk” Davası - 4 Şubat 2026
- Le Monde: Trump’ın İkinci Perdesi Liberal Demokrasiyi Hedef Alıyor - 4 Şubat 2026














