Tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ı Silivri’de ziyaret eden Avukat Hüseyin Ersöz, X paylaşımları nedeniyle verilen tutuklama kararının ifade ve basın özgürlüğü açısından hak ihlali oluşturduğunu belirterek, süreci “yetki saptırması yasağının çarpıcı bir örneği” olarak niteledi.
Gazeteci Alican Uludağ’ın tutukluluğu, hukuk devleti ve basın özgürlüğü ekseninde yeni bir tartışma başlattı. Uludağ’ı Marmara (Silivri) 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret eden avukatı Hüseyin Ersöz, tutuklama kararının hukuki dayanağını sorgulayarak, sürecin “yetki saptırması yasağı” bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Cezaevi Koşulları Ve Süreç
Ersöz’ün sosyal medya üzerinden paylaştığı bilgilere göre Uludağ, geçici koğuştan 24 kişilik koğuşa sevk edildi. Ziyaret sırasında gazetecinin tiroit rahatsızlığına ilişkin ilaçlarının kendisine teslim edildiği belirtildi. Üç günlük Metris sürecinde yaşadığı zorlukların da görüşmede gündeme geldiği aktarıldı.
Uludağ’ın kaldığı koğuşta tutuklu futbolcular, kulüp başkanları ve “IBAN kullandırma” suçlamasıyla tutuklu gençlerin bulunduğu ifade edildi. Ersöz, gazetecinin kişisel durumundan şikâyet etmediğini; cezaevi içindeki eşitsiz uygulamalara dikkat çektiğini kaydetti.
“İfade Hürriyeti Ve Basın Özgürlüğü” Vurgusu
Ersöz, Uludağ’ın 2025 yılına ait X paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandığını belirterek, kararın ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü yönünden hak ihlali sonucunu doğurduğunu savundu. “Hiçbir suç unsuru olmayan” paylaşımlar nedeniyle verilen tutuklama kararının, hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ileri sürdü.
Avukatın açıklamasında öne çıkan “yetki saptırması yasağı” kavramı, idarenin veya yargı makamlarının sahip oldukları yetkiyi kanunun öngördüğü amaç dışında kullanamayacağı ilkesine dayanıyor. Ersöz’e göre, Uludağ hakkında verilen tutuklama kararı bu ilkenin ihlali niteliğinde.
Hukuki Ve Siyasal Bağlam
Türkiye’de son yıllarda gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklama kararları, ulusal ve uluslararası basın meslek örgütleri tarafından yakından izleniyor. Tutuklama tedbirinin, istisnai bir koruma önlemi olması gerekirken ifade açıklamaları nedeniyle uygulanmasının, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri bakımından tartışma yarattığı belirtiliyor.
Uludağ’ın tutukluluğuna ilişkin yargı süreci devam ederken, Ersöz’ün açıklamaları davayı yalnızca bireysel bir dosya olmaktan çıkarıp, daha geniş bir hukuk devleti ve basın özgürlüğü tartışmasının parçası haline getiriyor.
- NHY / Hüseyin Ersöz’ün sosyal medya paylaşımı (2026), Alican Uludağ’ın avukat görüşmesine ilişkin açıklamalar
















