back to top
Ana Sayfa Haber Türkiye’de Üniversite Mezunlarının İstihdamı Avrupa’nın Gerisinde

Türkiye’de Üniversite Mezunlarının İstihdamı Avrupa’nın Gerisinde

Ekonomist İnan Mutlu, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında üniversite mezunu istihdamının en düşük olduğu ülke olduğunu belirterek, yükseköğretim sisteminin işgücü piyasasıyla kurduğu ilişkinin ciddi bir yapısal sorun içerdiğine dikkat çekti.

Avrupa Karşılaştırması Türkiye’yi İşaret Ediyor

Ekonomist İnan Mutlu, sosyal medya platformu X’te yaptığı değerlendirmede Türkiye’de üniversite mezunlarının istihdam durumuna ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırmaya yer verdi. Mutlu’ya göre Avrupa ülkeleri arasında üniversite mezunlarının istihdam oranının en düşük olduğu ülke Türkiye.

Mutlu paylaşımında, “Boşuna mı okuduk?” ifadesini kullanarak özellikle genç kuşaklar arasında giderek yaygınlaşan diplomalı işsizlik tartışmasına dikkat çekti.

Uzmanlar, bu durumun yalnızca istihdam oranlarıyla sınırlı olmadığını; aynı zamanda eğitim ile işgücü piyasası arasındaki yapısal uyumsuzluğun da bir göstergesi olduğunu vurguluyor.

Diplomalı İşsizlik Ve Nitelik Uyumsuzluğu

Türkiye’de son yirmi yılda yükseköğretime erişim önemli ölçüde genişledi. Yeni üniversitelerin açılması ve kontenjanların artırılmasıyla birlikte üniversite mezunu sayısı hızla yükseldi. Ancak bu artış, aynı ölçekte nitelikli istihdam olanaklarının oluşmasıyla desteklenmedi.

Bu nedenle birçok üniversite mezunu ya işsiz kalıyor ya da eğitim aldığı alanla doğrudan bağlantısı olmayan işlerde çalışmak zorunda kalıyor. İşgücü piyasasında sıkça tartışılan bu durum literatürde “nitelik uyumsuzluğu” olarak tanımlanıyor.

Ekonomistler, Türkiye’deki mezun istihdam sorununun yalnızca bireysel kariyer meselesi olmadığını, aynı zamanda ekonominin üretim yapısı, eğitim planlaması ve işgücü talebi arasındaki koordinasyon eksikliğinin sonucu olduğunu belirtiyor.

Gençler Arasında Artan Gelecek Kaygısı

Üniversite mezunlarının iş bulma süresinin uzaması ve düşük ücretli işlerde çalışma oranının artması, özellikle genç nüfus arasında gelecek kaygısını büyütüyor. Eğitim sisteminin ekonomik getirisine yönelik beklentilerin zayıflaması, yükseköğretimin toplumsal işlevi üzerine yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Uzmanlara göre Türkiye’de yükseköğretim politikalarının yalnızca üniversite sayısını artırmaya odaklanması yerine, mezunların istihdam edilebilirliğini güçlendiren üretim ve eğitim stratejilerinin birlikte planlanması gerekiyor.

Mutlu’nun paylaşımı da bu çerçevede, üniversite diplomasının giderek daha az ekonomik güvence sunduğu bir dönemde yükseköğretim ve istihdam ilişkisini yeniden düşünme ihtiyacını gündeme taşıyor.


  • NHY / Ekonomist İnan Mutlu’nun X (Twitter) paylaşımı, Avrupa’da eğitim ve istihdam göstergeleri (Eurostat verileri)