back to top
Ana Sayfa Haber Sosyal Güvenlikte “Kayıt Dışı” Yanılsaması: Aziz Çelik’ten Kamu Katkısı Çağrısı

Sosyal Güvenlikte “Kayıt Dışı” Yanılsaması: Aziz Çelik’ten Kamu Katkısı Çağrısı

Ekonomist Aziz Çelik, sosyal güvenlik sistemindeki mali açığın yalnızca kayıt dışı istihdam ve prim yetersizliğiyle açıklanamayacağını belirterek, çözümün daha yüksek prim ve emeklilik yaşı değil, artan kamu katkısı olduğunu savundu.

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin finansmanına ilişkin tartışmalar sürerken, emek politikaları üzerine çalışmalarıyla bilinen akademisyen Aziz Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede son dönemde “kayıt dışılıkla mücadele” eksenli çözüm önerilerinin yapısal sorunu perdelediğini ifade etti. Çelik’e göre, sorunun yalnızca prim gelirlerine indirgenmesi “aktüeryal denge tuzağı”na yol açıyor.

Kayıt Dışılık Tartışması

Çelik, sosyal güvenlikteki mali sıkıntıların kaynağını sadece kayıt dışı istihdama bağlamanın “vahim bir hata” olduğunu belirtti. Kayıt dışılığın azaltılmasının ve istihdam oranının artırılmasının kısa vadede prim gelirlerini yükseltebileceğini kabul eden Çelik, bunun kalıcı bir çözüm üretmeyeceğini savundu.

Ona göre sistemin doğası gereği, bugün aktif sigortalı olarak kapsama alınan her çalışan, gelecekte emekli aylığı ve sağlık hizmeti talep edecek. Bu durum, aktif/pasif dengesinin uzun vadede yeniden baskı altına girmesine yol açıyor. Çelik, kayıt dışılık oranının düşük ve istihdam oranının yüksek olduğu ülkelerde dahi sosyal güvenlik sistemlerinin önemli ölçüde kamu bütçesiyle desteklendiğine dikkat çekti.

Aktüeryal Denge Eleştirisi

Çelik’in vurguladığı temel nokta, sosyal güvenliğin salt primli sistem mantığıyla sürdürülemeyeceği. Geleneksel aktüeryal denge yaklaşımının —yani sistemin kendi prim gelirleriyle kendi giderlerini karşılaması hedefinin— günümüz demografik ve ekonomik koşullarında gerçekçi olmadığını ifade etti.

Bu yaklaşımın ısrarla sürdürülmesinin, daha yüksek prim oranları ve daha ileri emeklilik yaşı gibi sonuçlara kapı aralayacağını belirten Çelik, bunun da çalışanlar açısından yeni hak kayıpları anlamına geleceğini savundu.

Kamu Katkısı Modeli

Çelik’e göre orta ve uzun vadede çözüm, sosyal güvenliğin finansman modelinin evrilmesi ve kamu katkısının artırılması. Sosyal güvenliğin yalnızca bireysel primlere dayalı bir sigorta mekanizması değil, aynı zamanda kamusal bir yeniden dağıtım aracı olduğuna işaret eden Çelik, bütçeden daha güçlü bir kaynak aktarımının zorunlu olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de sosyal güvenlik açığı ve bütçeden yapılan transferler, özellikle son yıllarda artan enflasyon, düşük ücret politikaları ve istihdam yapısındaki dönüşümle birlikte yeniden tartışma konusu olurken, Çelik’in değerlendirmesi sistemin finansman felsefesine dair daha geniş bir çerçeve öneriyor.


  • NHY / Aziz Çelik’in sosyal medya paylaşımı (@Emegin_Halleri)