CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde Ekrem İmamoğlu, yargı sürecini siyasi müdahale olarak nitelendirirken, erken seçim çağrısını “milli iradenin yeniden tesisi” üzerinden gerekçelendirdi.
Miting Ve Mesaj: Silivri’den Siyasi Manifesto
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelinde sürdürdüğü “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 103’üncüsü Kütahya’da gerçekleştirildi. Mitingde, tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup kamuoyuna okundu.
İmamoğlu mesajında, Türkiye’nin demokrasi tarihinin en ağır sınavlarından birinden geçtiğini savunarak, mevcut yargı süreçlerini yalnızca bireysel bir dava değil, doğrudan “millet iradesine müdahale” olarak tanımladı.
Yargı Eleştirisi Ve “Kumpas” Söylemi
İmamoğlu, kendisine yönelik yargılamaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü öne sürerek, “Silivri’de biz yargılanmıyoruz; biz yargılıyoruz” ifadesiyle süreci tersine çeviren bir siyasi söylem kurdu. Bu söylem, yargıyı tarafsız bir kurum olmaktan çıkarıp, siyasi mücadelenin bir aracı olarak konumlandıran eleştirel bir çerçeve sunuyor.
Açıklamada, “gizli tanık”, “iftira” ve “kumpas” gibi kavramların öne çıkarılması, davanın meşruiyetine yönelik güçlü bir itiraz olarak okunurken; kamuoyu nezdinde davanın siyasi niteliğine dair tartışmaları da derinleştiriyor.
Milli İrade Ve Seçim Çağrısı
İmamoğlu, mesajında özellikle “milli irade” vurgusunu öne çıkararak, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerinin demokratik temsil ilkesine zarar verdiğini savundu. Bu çerçevede erken seçim talebi, yalnızca bir siyasi takvim meselesi değil, sistemin yeniden meşruiyet kazanmasının aracı olarak sunuldu.
“Sandığı milletin önüne koyun” çağrısı, muhalefetin son dönemde giderek daha yüksek sesle dile getirdiği erken seçim talebinin, hukuki tartışmalarla doğrudan ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Siyasi Dil Ve Toplumsal Mobilizasyon
Mitingde kullanılan dil, yalnızca bir savunma hattı değil; aynı zamanda toplumsal mobilizasyonu hedefleyen güçlü bir siyasal anlatı içeriyor. “Adalet”, “hürriyet” ve “eşitlik” kavramlarının sıkça vurgulanması, muhalefetin söylemini normatif değerler üzerinden yeniden kurma çabasına işaret ediyor.
Bu çerçevede, Ekrem İmamoğlu’nun mesajı, bireysel bir siyasi figürün ötesinde, Türkiye’de yargı, demokrasi ve seçimler etrafında şekillenen daha geniş bir siyasal mücadelenin parçası olarak okunuyor.
- NHY / CHP miting konuşmaları ve metinleri, saha gözlemleri
- Silivri’den Kütahya’ya Mesaj: İmamoğlu Yargıyı Siyasetin Sahnesi Olarak İşaret Etti - 4 Nisan 2026
- Demokratikleşme mi, Öcalan Eksenli Siyaset mi? DEM Parti’nin Gündem Tercihi Tartışma Yaratıyor - 2 Nisan 2026
- Körfez’de Çifte Öfke: ABD Stratejisi ve İran Saldırıları Bölgeyi Patlama Noktasına Sürüklüyor - 29 Mart 2026










