back to top
Ana Sayfa Haber Silivri’den Hızır Çağrısı: Şahan’ın Mesajı Tutukluluk, İnanç Ve Umut Üzerinden Siyasi Bir...

Silivri’den Hızır Çağrısı: Şahan’ın Mesajı Tutukluluk, İnanç Ve Umut Üzerinden Siyasi Bir Tanıklığa Dönüştü

CHP’li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Silivri Cezaevi’nden paylaştığı uzun mesajında Alevi-Bektaşi geleneğinin Hızır inancına atıfla hem kendi tutukluluk koşullarını hem de “ailelerinden koparılan çocuklar” vurgusuyla genişleyen bir mağduriyet anlatısını dile getirerek, siyasi davalar bağlamında vicdan ve adalet tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Silivri’den Yazılan Metin: İnanç Diliyle Kurulan Direnç

Silivri Cezaevi’nde bulunduğunu belirten Şahan, sosyal medya hesabından yayımladığı metinde kendisini “11 aydır tek başına adımladığı 12 metrekarelik hücrede” tarif ederek, fiziksel tecrit koşullarını sembolik ve şiirsel bir anlatımla aktardı. Mesajın girişinde “Medet Allah meded, Ya Muhammed, Ya Ali” dizeleriyle başlayan ve Alevi-Bektaşi geleneğinde yer alan gülbenglere göndermeler içeren metin, dini-kültürel referansları politik bir tanıklık diliyle birleştirdi.

Şahan, “Zemheri’nin ayazı kırıldı, Hızır’ın günlerindeyiz” ifadeleriyle Anadolu halk inancında darda kalanlara yetiştiğine inanılan Hızır figürünü merkeze alırken, kapalı ve dar bir avluyu “taş kuyu” metaforuyla betimledi. Metinde demir kapılar, yüksek duvarlar ve sınırlı gökyüzü tasviri, tutukluluk koşullarının yalnızlık ve izolasyon boyutuna işaret eden sembolik bir çerçeve kuruyor.

Hızır Sembolizmi: Mazlumiyet Ve Kolektif Hafıza Vurgusu

Mesajın ana ekseni, Hızır’ın “temiz yüreklerin ve haklıların misafiri” olduğu yönündeki geleneksel anlatı üzerinden şekilleniyor. Şahan, avluya un serpme ritüeline gönderme yaparak, gece Hızır’ın iz bırakacağına dair halk inancını hatırlattı; bu sembolizm, metinde adalet arayışı ve masumiyet iddiasının metaforu olarak kullanıldı.

Metnin dikkat çeken bölümlerinden biri, “babasından annesinden koparılmış çocuklar” ifadesiyle genişleyen toplumsal bir çerçeve kurulması oldu. Şahan, kendi durumunu bireysel bir tutukluluk anlatısının ötesine taşıyarak, siyasi soruşturmalar ve cezaevi süreçlerinin aileler üzerindeki etkisine vurgu yaptı. Bu yaklaşım, Türkiye’de son yıllarda sıkça tartışılan “yargı süreçlerinin toplumsal maliyeti” başlığıyla kesişen bir söylem üretiyor.

Tutukluluk Koşulları Ve Siyasi Mesajın Çerçevesi

Şahan’ın paylaşımdaki dili, doğrudan hukuki tartışmadan ziyade etik ve vicdani bir zemin kurmayı hedefliyor. “Demir kapı insanlara kapalı ama Hızır’a açık” ifadesi, devlet otoritesi ile inanç temelli umut arasında kurulan karşıtlığı görünür kılıyor. Metnin sonunda yer alan “Zemheri bitti, bahar yakındır” cümlesi ise politik literatürde sıkça kullanılan “zor dönem sonrası dönüşüm” beklentisini ima eden bir kapanış niteliği taşıyor.

Uzmanlara göre, dini-kültürel sembollerin siyasal mağduriyet anlatısıyla birlikte kullanılması, hem geniş toplumsal kesimlerle duygusal bağ kurmayı hem de yargı süreçlerine ilişkin meşruiyet tartışmasını kamusal alanda diri tutmayı amaçlayan bir iletişim stratejisi olarak okunabilir.


  • NHY / Resul Emrah Şahan’ın sosyal medya paylaşımı (@REmrahSahann)