Gazeteci Alican Uludağ’ın tutukluluk incelemesinde savunması alınmadan “devam” kararı verildiği iddiası, Türkiye’de yargı süreçlerinin işleyişine ve temel hakların korunmasına dair ciddi soru işaretleri doğurdu.
SEGBİS Üzerinden Toplu Karar Ve Savunmasız Yargılama İddiası
Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ, tutukluluğunun 26. gününde SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği önüne çıkarıldı. Uludağ’ın aktardığına göre, duruşma sırasında aynı anda birçok cezaevinden çok sayıda tutuklu sisteme bağlandı ve hakim, isimleri tek tek okuyarak savunma almadan “tutukluluğun devamına” karar verdi.
Uludağ, kendi ismi anons edildiğinde henüz söz hakkı tanınmadan kararın açıklandığını belirterek, itirazına rağmen sürecin değişmediğini ifade etti. Bu durum, özellikle SEGBİS üzerinden yürütülen toplu incelemelerde bireysel savunma hakkının fiilen ortadan kalktığı yönünde eleştirileri güçlendirdi.
Hakimle Diyalog: “Önce Karar, Sonra Savunma”
Uludağ’ın paylaştığı diyalog, yargı sürecine ilişkin tartışmayı derinleştirdi. Hakimin, savunma için savcılığa dilekçe verilmesini önermesi ve dosyada yeni bir durum olmadığını belirterek mevcut kararını gerekçelendirmesi, “şekli inceleme” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Uludağ ise bir yargı muhabiri olarak dinlenmesi gerektiğini vurgulayarak, savunması alınmadan verilen kararın hukuka ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu dile getirdi. “Önce infaz edip sonra savunma istemek” olarak nitelendirdiği bu uygulama, ceza muhakemesi ilkeleri açısından ciddi bir usul tartışması doğurdu.
“Çürümüş Yargı” İfadesi Ve İfade Özgürlüğü Boyutu
Uludağ, gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen paylaşımlarından birinde yer alan “çürümüş yargı düzeni” ifadesini hatırlatarak, yaşadığı sürecin bu eleştiriyi doğruladığını savundu. Savunma hakkının kullandırılmadığını belirten gazeteci, Anayasa’da güvence altına alınan temel hakların ihlal edildiğini öne sürdü.
Bu gelişme, yalnızca bireysel bir yargılama pratiği değil; aynı zamanda ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının kesişiminde yer alan daha geniş bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
SEGBİS Uygulamaları Ve Yapısal Sorun Tartışması
Türkiye’de özellikle tutukluluk incelemelerinde yaygın olarak kullanılan SEGBİS sistemi, pratik kolaylık sağlasa da uzun süredir “yüz yüzelik” ilkesinin zayıflaması ve savunma hakkının sınırlanması gerekçesiyle eleştiriliyor.
Hukukçulara göre, bu tür uygulamalar yargı süreçlerini hızlandırırken, bireysel değerlendirme ve savunma hakkı gibi temel ilkelerin geri plana itilmesine yol açabiliyor. Uludağ’ın yaşadığı süreç, bu yapısal tartışmanın somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
- NHY / Alican Uludağ’ın kamuoyuna yansıyan beyanları ve mektubu, Evrensel













