Karar Gazetesi yazarı ve Halk TV yorumcusu İbrahim Kahveci, sosyal medya hesabından paylaştığı iki grafikle Türkiye ekonomisinde hem reel faizlerin siyasi risk nedeniyle yüksek kaldığını hem de TL’nin açlık sınırı bazında “aşırı değerli” göründüğünü savunarak, “iflaslar zinciri” riskine dikkat çekti.
Reel Faiz Ve Siyasi Risk İlişkisi
Kahveci’nin paylaştığı ilk grafik, kredilerde reel faizin son dönemde yüzde 15-20 bandına yükseldiğine işaret ediyor. Paylaşımda, “İmamoğlu operasyonu” olarak adlandırdığı siyasi sürecin ardından risk priminin arttığı ve bunun reel faizleri yukarı taşıdığı öne sürülüyor.
Kahveci’ye göre, Merkez Bankası’nın politika faizindeki indirimleri ya da enflasyondaki gerileme, reel faizleri düşürmeye yetmiyor. Bunun temel nedeni olarak ise ekonomik göstergelerden ziyade “siyasi risk” faktörünü gösteriyor. Reel faizin gerilemesi için siyasi tansiyonun düşmesi gerektiğini savunan Kahveci, mevcut siyasi atmosferin bu yönde bir iyileşme sinyali vermediğini iddia ediyor.
Ekonomistler genel olarak reel faizi, nominal faiz ile enflasyon arasındaki fark üzerinden değerlendirirken; ülke risk primi, sermaye akımları ve beklenti yönetimi gibi unsurların da kredi maliyetleri üzerinde belirleyici olduğu biliniyor.
Açlık Sınırı Üzerinden TL’nin Reel Değeri
Kahveci’nin ikinci grafiği ise açlık sınırını dolar bazında ele alarak TL’nin reel değerine odaklanıyor. Paylaşımda açlık sınırının 722,7 dolar seviyesine çıktığı belirtilirken, “makul” seviyenin 450-500 dolar aralığında olması gerektiği savunuluyor. Bu hesaplamaya göre mevcut dolar/TL kurunun 43 lira civarında değil, 60-70 lira bandında olması gerektiği ileri sürülüyor.
Bu değerlendirme, TL’nin reel olarak “aşırı değerli” olduğu ve kurda yukarı yönlü bir düzeltme riskinin bulunduğu argümanına dayanıyor. Kahveci, 2011-2012 döneminde de TL’nin değerli olduğunu ancak o dönemde reel faizlerin düşük seyretmesi sayesinde ekonominin bu durumu daha kolay absorbe ettiğini hatırlatıyor.
Bugün ise hem TL’nin değerli hem de reel faizin yüksek olduğu bir tabloya dikkat çeken Kahveci, bu çift yönlü baskının şirket bilançoları üzerinde ciddi bir stres yaratabileceğini öne sürüyor.
“İflas Zinciri” Uyarısı Ve Olası Senaryo
Kahveci paylaşımında, yüksek reel faiz ve değerli TL kombinasyonunun krediye erişimi zorlaştırarak reel sektörde iflas riskini artırabileceğini savunuyor. Özellikle iç talebin zayıfladığı ve finansman maliyetlerinin arttığı bir ortamda şirketlerin nakit akışı sorunları yaşayabileceğine işaret ediyor.
“Tam bir iflaslar zinciri ortamı” ifadesini kullanan Kahveci, bu konunun kamuoyunda yeterince tartışılmadığını ancak önümüzdeki dönemin ekonomik seyrini belirleyebileceğini dile getiriyor.
Hükümet ve ekonomi yönetimi ise son dönemde enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın güçlendirilmesi amacıyla sıkı para politikası ve seçici kredi uygulamalarını öne çıkarıyor. Ancak siyasi risk algısı, kur seviyesi ve reel faiz dengesi, önümüzdeki aylarda ekonomik kırılganlıkların ana başlıkları olmaya aday görünüyor.
- NHY / İbrahim Kahveci’nin X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşım ve grafikler

















