Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden Migros’ta işten çıkarılan depo işçilerinin 23 gün süren eylemi uzlaşmayla sonuçlandı; 303 işçi için tazminat, işe dönüş, sendikal haklara saygı ve prim ödemeleri konusunda mutabakat sağlandı.
Şirketten “Çözümsüz Başlık Kalmadı” Açıklaması
Migros, iş akitleri feshedilen depo çalışanlarıyla yürütülen müzakerelerin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu. Şirket açıklamasında, dağıtım merkezlerinde daha önce taşeron statüsündeki 7 bin 875 çalışanın kadroya alındığı hatırlatılarak, görüşmelerde şirketin yetki alanına giren ve çalışan talepleri kapsamında çözümsüz bir konu kalmadığı ifade edildi.
Açıklamada sürecin “karşılıklı anlayış ve iyi niyet çerçevesinde” yürütüldüğü belirtilirken, çalışma barışının korunmasının esas alındığı vurgulandı. Şirket, uzlaşmayı kurumsal sorumluluk ve diyalog mekanizmasının işlediği bir örnek olarak sundu.
DGD-SEN: “Birlikte Direndik, Birlikte Kazandık”
Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası DGD-SEN ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada 23 günlük direnişin kazanımla sonuçlandığını bildirdi. Sendikaya göre 303 işçi için şu başlıklarda mutabakat sağlandı:
- Ayrılmak isteyenlere kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi ve ek haklar tanınması,
- İşe dönmek isteyenlerin işbaşı yapması, eylem süresindeki ücretlerinin ödenmesi ve SGK primlerinin yatırılması,
- İşten çıkış kodlarının işsizlik maaşına hak kazanacak şekilde düzeltilmesi,
- Kıdeme göre kademeli sendikal tazminat ödenmesi,
- İşe başlayacak işçilerin sendikal tercihlerine saygı gösterilmesi ve baskı uygulanmaması.
Sendika ayrıca Migros depolarının kendi işkollarında yer alması gerektiğine ilişkin hukuki itirazlarının süreceğini duyurdu.
Çalışma Barışı Ve Sendikal Haklar Tartışması
Uzlaşma, Türkiye’de son yıllarda artan işten çıkarma, taşeronlaşma ve sendikal örgütlenme tartışmaları bağlamında dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. İşçiler açısından bu mutabakat, yalnızca bireysel hakların iadesi değil; sendikal tercihlere müdahale edilmemesi yönünde yazılı güvence alınması bakımından da önem taşıyor.
Öte yandan, süreç bir gerçeği daha görünür kıldı: Kurumsal düzeyde “çalışma barışı” vurgusu yapılırken, bu barışın çoğu zaman ancak fiili direniş ve kamuoyu baskısıyla mümkün olabildiği eleştirisi gündemdeki yerini koruyor. 23 günlük eylem, perakende sektöründe örgütlenme girişimlerinin karşılaştığı zorlukları bir kez daha ortaya koydu.
Mutabakat, kısa vadede taraflar arasında tansiyonu düşürmüş görünse de; işkolu yetkisi ve sendikal temsiliyet konularındaki hukuki süreç, dosyanın tamamen kapanmadığını gösteriyor.















