back to top
Ana Sayfa Haber Mecliste Maden Tartışması: Araştırma Önergesi İktidar Oylarıyla Reddedildi

Mecliste Maden Tartışması: Araştırma Önergesi İktidar Oylarıyla Reddedildi

TBMM Genel Kurulu’nda muhalefet partilerinin Maden Kanunu uygulamalarının araştırılması için verdiği ortak önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi; tartışmalar çevresel yıkım, şeffaflık ve ekonomik kalkınma ekseninde sertleşti.

Muhalefetten Şeffaflık ve Denetim Çağrısı

TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP’nin Maden Kanunu uygulamalarının araştırılması amacıyla sunduğu grup önergesi, iktidar blokunun oylarıyla kabul edilmedi. Önerge görüşmeleri sırasında muhalefet milletvekilleri, son yıllarda hızla artan maden ruhsatlarının çevresel denetim mekanizmalarını zayıflattığını ve kamu yararı ilkesinin gölgede kaldığını savundu.

Yeni Yol Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, son yıllarda Maden Kanunu’nun defalarca değiştirildiğini belirterek, bu değişikliklerin çoğunun işçi güvenliği veya çevre koruma amacı taşımadığını ileri sürdü. Çalışkan, düzenlemelerin ağırlıklı olarak ruhsat süreçlerini hızlandırmaya odaklandığını ve şeffaf ihale mekanizmalarının zayıfladığını ifade etti.

Ruhsat Artışı ve Çevre Kaygıları

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ise son yıllarda madencilik ruhsatlarında ciddi bir artış yaşandığını belirterek, bu büyümenin çevresel denetimlerin gevşetilmesi pahasına gerçekleştiğini savundu. Ergun, son 23 yılda maden ruhsatı sayısının 325 kat arttığını ifade ederek, buna rağmen madencilik sektörünün milli gelir içindeki payının yüzde 1 civarında kaldığını söyledi.

Ergun’a göre, genişleyen ruhsat sahalarının önemli bölümü ormanlar, tarım arazileri ve zeytinlikleri kapsıyor. Bu durumun uzun vadede geri dönüşü zor çevresel tahribatlara yol açabileceği ve iklim krizi bağlamında ekonomik ve sosyal riskleri büyütebileceği dile getirildi.

Doğa ve Kalkınma Arasındaki Gerilim

DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü de konuşmasında madencilik politikalarının yerel yaşam alanlarını tehdit ettiğini savundu. Özellikle Doğu Anadolu’da birçok köyün çevresinin ruhsat sahalarıyla kuşatıldığını belirten Hülakü, bu durumun hem doğayı hem de kırsal ekonomiyi baskı altına aldığını söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer ise madencilik politikalarının kamu yararından çok özel şirketlerin çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdü. Dinçer, zeytinliklerin, ormanların ve milli parkların madencilik projelerine açılmasının doğal varlıkların özelleştirilmesi anlamına geldiğini savundu. Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Dinçer, benzer risklerin devam ettiğini belirtti.

İktidardan “Stratejik Kaynak” Savunusu

AKP Kars Milletvekili Adem Çalkın ise eleştirileri reddederek yeni düzenlemelerin madenciliği daha güvenli ve planlı hale getirdiğini savundu. Çalkın’a göre yeni Maden Kanunu, yatırım süreçlerinde hukuki öngörülebilirliği artırırken çevresel rehabilitasyon yükümlülüklerini de güçlendiriyor.

Enerji ve hammadde krizinin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin sahip olduğu kaynakları değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Çalkın, madenciliğin ekonomik büyüme ve istihdam açısından stratejik bir sektör olduğunu ifade etti.

TBMM’deki tartışmalar, Türkiye’de madencilik politikalarının çevresel sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma ve kamu yararı dengesi etrafında süren gerilimin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini gösteriyor.


  • NHY / ANKA Haber Ajansı, t24, TBMM Genel Kurul tutanakları.