back to top
Ana Sayfa Haber Meclis’te İstismar İddiasında Tahliye Kararı: Cezasızlık Tartışması Büyüyor

Meclis’te İstismar İddiasında Tahliye Kararı: Cezasızlık Tartışması Büyüyor

TBMM’de stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarının yer aldığı davada sanıkların tutuksuz yargılanmasına karar verilmesi, sendikaların “cezasızlık ve kurumsal koruma” eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Yargı Kararı Tartışma Yarattı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve TBMM yerleşkesinde, Meclis lokantasında çalışan 5 sanığın yargılandığı cinsel istismar davasında tutuklu sanıkların tahliye edilmesi, kamuoyunda ve sendikal alanda tepkiye yol açtı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), kararın ardından yaptığı yazılı açıklamada, Meclis gibi en güvenli olması beklenen kamusal alanlardan birinde işlendiği öne sürülen suçta tutuksuz yargılama tercihinin, adalet mekanizmasının mağdurlar lehine işletilmediği yönündeki kaygıları derinleştirdiğini belirtti.

Sendika, tahliye kararının yalnızca yargısal bir prosedür değil, kadınlara ve gençlere yönelik şiddetle mücadelede devletin koruma yükümlülüğünün nasıl yorumlandığını gösteren siyasal bir tercih olarak okunması gerektiğini savundu.

Kamusal Alan Ve Güvenlik Sorunu

Eğitim Sen açıklamasında, stajyer öğrencilerin güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşullarına dikkat çekilerek, kamusal alanların dahi kadınlar ve gençler açısından güvenli olmaktan uzaklaştığı vurgulandı. TBMM gibi sembolik önemi yüksek bir kurumda yaşandığı iddia edilen olayın, kurumsal sorumluluk ve denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, yargı kararlarının mağdurları korumak yerine failler lehine sonuçlar doğurduğu algısının toplumsal güven duygusunu zedelediği, bu tür kararların şiddet ve istismar vakalarında cezasızlık hissini güçlendirdiği görüşüne yer verildi.

İstanbul Sözleşmesi Ve Cezasızlık Eleştirisi

Sendika, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından kadınlara ve gençlere yönelik şiddetle mücadelede koruyucu mekanizmaların zayıfladığı yönündeki eleştirileri yineleyerek, mevcut yargı pratiğinin erkek şiddetini dolaylı biçimde yeniden ürettiğini ileri sürdü. Eğitim Sen, “tacizi görünmez kılan ve mağdurları yalnızlaştıran” bir düzenle karşı karşıya olunduğunu savunarak davanın takipçisi olacaklarını duyurdu.

Kararın ardından yükselen tepkiler, yalnızca söz konusu dosyanın seyriyle sınırlı kalmayıp, Türkiye’de cinsel suçlarda tutuklama, yargılama ve cezasızlık tartışmalarının yapısal bir başlık olarak yeniden gündeme yerleştiğini gösteriyor.


  • NHY /  ANKA Haber Ajansı