back to top
Ana Sayfa Haber Madımak’ın 33 Yıllık Adalet Nöbeti: Yeter Gültekin’e Veda

Madımak’ın 33 Yıllık Adalet Nöbeti: Yeter Gültekin’e Veda

Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren sanatçı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin’in vefatı, 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesini yeniden gündeme taşıdı; siyaset dünyasından gelen mesajlar, Sivas davasının kapanmayan yarasını bir kez daha hatırlattı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hasret’in emaneti, Madımak’ın sönmeyen ateşi ve Yeter Gültekin’in onurlu mücadelesi artık bizlere emanet. Devri daim olsun” ifadelerini kullandı. Hatimoğulları, Yeter Gültekin’in 33 yıldır yalnızca eşi için değil, Madımak’ta yaşamını yitiren 33 aydın ve sanatçı için adalet aradığını vurguladı.

Yeter Gültekin’in ölümü, 2 Temmuz 1993’teki Sivas Katliamı’nın ardından süregelen hukuki ve toplumsal tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Katliamda 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirmiş, olay Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır toplumsal kırılmalardan biri olarak kayda geçmişti.

Madımak’ın Bitmeyen Davası

Kamuoyunda “Madımak Davası” olarak bilinen yargı süreci, yıllar içinde firari sanıklar, zaman aşımı kararları ve AİHM başvurularıyla tartışmalı bir seyir izledi. 2012’de bazı sanıklar yönünden zaman aşımı kararı verilmesi, mağdur yakınlarının ve insan hakları örgütlerinin tepkisine yol açmıştı.

Yeter Gültekin, özellikle zaman aşımı kararlarına karşı yaptığı açıklamalar ve katıldığı anma etkinlikleriyle adalet talebinin sembol isimlerinden biri hâline gelmişti. Onun “adalet nöbeti” olarak nitelenen mücadelesi, yalnızca hukuki bir süreci değil, aynı zamanda Türkiye’de cezasızlık tartışmalarını da diri tuttu.

Siyasetin Ve Toplumun Tepkisi

Yeter Gültekin’in vefatı sonrası muhalefet partileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü taziye mesajları yayımladı. Açıklamalarda, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu ve toplumsal hafızada açık bir yara olarak varlığını sürdürdüğü vurgulandı.

Hatimoğulları’nın mesajında geçen “emanet” ve “sönmeyen ateş” ifadeleri, yalnızca duygusal bir veda değil; aynı zamanda siyasal bir hatırlatma niteliği taşıyor. Türkiye’de geçmişle yüzleşme ve cezasızlık kültürü konusundaki tartışmalar sürerken, Yeter Gültekin’in ölümü, adalet arayışının kuşaklar arası devredilen bir sorumluluğa dönüştüğünü gösteriyor.

Hafıza, Adalet Ve Cezasızlık Tartışması

Aradan geçen 33 yıla karşın, Madımak davası Türkiye’de hukukun etkinliği ve yargı bağımsızlığı bağlamında sıklıkla örnek gösteriliyor. İnsan hakları savunucuları, zaman aşımı kararlarının mağdurlar açısından “ikinci bir travma” yarattığını savunuyor.

Yeter Gültekin’in yaşamı, bireysel yasın kamusal bir adalet talebine nasıl dönüştüğünün çarpıcı bir örneği olarak kayda geçti. Onun vefatı, yalnızca bir kayıp değil; Türkiye’nin demokratikleşme ve hesaplaşma gündeminde kapanmamış bir dosyanın yeniden hatırlanması anlamına geliyor.

  • NHY / AA, ANKA