Ekrem İmamoğlu, dava sürecinin ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada, mevcut iktidarın güvenlik söylemini siyasi varlığını sürdürmenin aracı haline getirdiğini savundu; “gerçek güvenliğin” güçlü kurumlar, liyakat ve hukuk devletiyle mümkün olacağını vurguladı.
Devlet Ve İktidar Ayrımı Vurgusu
İmamoğlu’nun açıklaması, Türkiye’nin tarihsel birikimine ve “bin yıllık devlet hafızasına” yapılan göndermelerle başladı. Anadolu’nun yalnızca bir coğrafya değil, devlet aklının kök saldığı bir zemin olduğu ifade edilirken; ülkenin kuruluşundan bu yana çok sayıda kriz ve güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Ancak metnin merkezinde, devlet ile mevcut iktidar arasında kurulan ayrım yer aldı. Açıklamada, halkın her güvenlik tartışmasında “devleti aradığı”, buna karşın devletin çoğu zaman iktidarın gölgesinde kaldığı savunuldu. Bu durumun, devletin “milletin ortak çatısı” olmaktan çıkarılarak siyasi araç haline getirilmesiyle sonuçlandığı ileri sürüldü.
Güvenlik Söylemine Eleştiri
İmamoğlu, Türkiye’nin ekonomik gerileme, adalet sisteminde zayıflama ve demokratik standartlarda geriye gidiş yaşadığı bir dönemde, iktidarın varlığını “güvenlik korkusu pompalayarak” sürdürmeye çalıştığını iddia etti.
Açıklamada, güçlü ordu ve istihbaratın gerekliliği kabul edilmekle birlikte, güvenliğin yalnızca askeri kapasite ya da sloganik söylemle sağlanamayacağı ifade edildi. “Gerçek güvenlik” kavramı; güçlü kurumlar, liyakat, bilim, adalet ve özgürlük ilkeleriyle birlikte tanımlandı. Güvenliğin “milleti korkuyla yönetmek değil, millete güven vermek” olduğu vurgulandı.
Sistemsel Değişim Mesajı
Metnin son bölümünde, Türkiye’nin potansiyelini sınırlayan “kemikleşmiş korku tabakasının” kırılması gerektiği savunuldu. “Halkın iktidarı” ifadesiyle, yalnızca siyasi kadroların değil, yönetim anlayışının ve siyasal iklimin değişmesi gerektiği mesajı verildi.
“Bir şey değişecek, her şey değişecek” sloganıyla biten açıklama, yalnızca iktidar değişimini değil, devlet-toplum ilişkisinin yeniden tanımlanmasını hedefleyen bir çerçeve sundu. İmamoğlu’nun mesajı, devam eden yargı süreci ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığı bağlamında, güvenlik merkezli siyaset anlayışına karşı normatif bir alternatif inşa etme çabası olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi resmi sosyal medya hesabı (X platformu) paylaşımı















