back to top
Ana Sayfa Haber İBB Soruşturmasında Tartışmalı İddia: “Dosya Boştu, Delil Sonradan Toplandı mı?”

İBB Soruşturmasında Tartışmalı İddia: “Dosya Boştu, Delil Sonradan Toplandı mı?”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında yürütülen davada, son duruşmada dile getirilen bir iddia dosyanın seyrine ilişkin ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Sanık Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın mahkeme huzurunda aktardığı ifadeler, soruşturmanın dayandığı delillerin niteliğini sorgulayan bir çerçeve çiziyor.

Söz konusu iddia kamuoyuna ilk olarak gazeteci Bahadır Özgür’ün sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla yansıdı. Özgür’ün aktardığına göre, Baran Kaya duruşmada soruşturma savcısıyla aralarında geçen diyaloğu anlatarak dikkat çekici bir noktaya işaret etti: Savcının, dosyanın başlangıçta yeterli delil içermediğini ifade ettiği iddiası.

Savunmanın iddiası: “Sizi buraya getirebilmek için delil toplandı”

Duruşma tutanağına yansıyan savunmaya göre avukat Baran Kaya, savcının kendilerine şu yönde beyanda bulunduğunu ileri sürdü:

Dosyada tanık ifadeleri dışında güçlü bir delil bulunmadığını belirten savcının, “sizi buraya getirebilmek için MASAK raporu ve HTS kayıtları aldım” dediği iddia edildi.

Bu ifade, savunma açısından kritik bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Zira iddiaya göre deliller, suçun ispatından ziyade süreci başlatmak amacıyla sonradan dosyaya dahil edilmiş olabilir.

Dosyanın içeriği: Tanık beyanları ve tartışmalı teknik veriler

Savunma tarafı, dosyada yer alan delillerin büyük ölçüde tanık beyanlarına dayandığını vurguluyor. Ancak bu beyanların:

  • “duyuma dayalı” olduğu,
  • somut gözleme değil kanaate dayandığı,
  • hatta “dedikodu mahiyetinde” bulunduğu

ileri sürülüyor.

Öte yandan teknik delil olarak sunulan HTS kayıtlarının da güvenilirliği sorgulanıyor. Savunmaya göre:

  • Dar alanlı (örneğin 2 km çapında) baz sinyallerine dayanan kayıtlar kesin sonuç vermez,
  • Kısa süreli (örneğin birkaç saniyelik) sinyal eşleşmeleri bilimsel veri olarak kabul edilemez,
  • Kayıtların kapsamı ve süresi net değildir.

MASAK raporuna ilişkin ise ayrı bir belirsizlik dikkat çekiyor. Savunma, raporun içeriğini görmediklerini ve mevcut haliyle ticari faaliyetleri suçlayıcı bir unsur taşımadığını ifade ediyor.

Tanıklar, gizlilik ve usul tartışması

Dosyada yer alan tanık beyanlarının önemli bir kısmının kimliksiz olduğu da savunmanın öne çıkardığı başlıklar arasında. İddialara göre:

  • Tanıkların isimleri dosyada yer almıyor,
  • Gizli tanık olup olmadıkları net değil,
  • Taraflar arasında husumet olup olmadığı araştırılmamış.

Bu durumun Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı olduğu savunuluyor. Ayrıca, emniyet ve savcılık aşamasında dosyada bulunmayan beyanların sanığa yöneltilmesi de “usule aykırı sorgu” olarak değerlendiriliyor.

“Siyasi yargılama” iddiası

Savunma, tüm bu unsurların bir araya geldiğinde davanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasal bir çerçevede yürütüldüğünü öne sürüyor. Dosyada somut, doğrulanabilir ve doğrudan suç isnadını destekleyen delillerin bulunmadığı; buna karşılık yorum ve varsayımların öne çıktığı ifade ediliyor.

Serbest bırakılma talebi

Avukat Baran Kaya, bu gerekçeler doğrultusunda müvekkilinin tutukluluğunun devamını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.

Kamuoyuna yansıyan iddia ve belirsizlik

Gazeteci Bahadır Özgür’ün kamuoyuna taşıdığı bu iddialar, soruşturmanın delil yapısı ve yöntemine ilişkin yeni tartışmaların kapısını araladı. Ancak söz konusu ifadelerle ilgili olarak yargı makamlarından henüz resmi bir doğrulama ya da açıklama yapılmış değil.

Dosya ilerledikçe, bu iddiaların yargı sürecine nasıl yansıyacağı ve delillerin mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceği belirleyici olacak.