back to top
Ana Sayfa Haber Dünya Güney Kore’de “Konfor Kadınları” ABD Ordusuna Karşı Yarım Asırlık Hesaplaşmayı Yargıya Taşıdı

Güney Kore’de “Konfor Kadınları” ABD Ordusuna Karşı Yarım Asırlık Hesaplaşmayı Yargıya Taşıdı

Güney Kore’de 117 kadın, Soğuk Savaş boyunca ABD askerleri tarafından cinsel köleliğe maruz bırakıldıkları gerekçesiyle Washington’a karşı ilk kez dava açtı; dosya, yalnızca tarihsel bir adalet arayışını değil, ABD’nin küresel askeri varlığının görünmeyen şiddet mirasını da yeniden gündeme taşıyor.

İttifakın Gölgesinde Bir Tabu

Güney Kore’de “rahatlatma kadınları” denildiğinde kamusal hafıza neredeyse bütünüyle Japon sömürge dönemine odaklanıyor. Ancak 1950’lerden itibaren ülkede konuşlanan Amerikan askerleri tarafından sistematik cinsel sömürüye maruz bırakılan kadınlar, onlarca yıl boyunca sessizliğe mahkûm edildi.

Bu sessizlik tesadüf değildi. ABD, Kuzey Kore tehdidine karşı Güney Kore’nin temel askeri müttefiki olarak konumlandırılırken, Amerikan üsleri çevresinde kurulan genelev sistemi devletin bilgisi ve dolaylı onayıyla işledi. Bu yapı, kadınların yaşadıklarını “ahlaki bir utanç” olarak kodladı; suç bireyselleştirildi, sorumluluk kurumsal düzeyde inkâr edildi.

Yarım Asırlık Suskunluğu Kıran Dava

8 Eylül 2025’te 117 kadın, ABD ordusuna karşı Güney Kore’de dava açarak bir ilke imza attı. Tarih bilinçli seçildi: Tam 80 yıl önce, Japon işgalinin sona ermesinin ardından ilk Amerikan askerleri Kore Yarımadası’na ayak basmıştı.

Saewoomtuh adlı sivil toplum örgütü aracılığıyla açılan dava, yalnızca bireysel tazminat talebi değil; resmî özür, kurumsal sorumluluğun tanınması ve tarihsel kayda geçme amacı taşıyor. Mağdurlar, Japon ordusunun işlediği suçların yıllar içinde uluslararası alanda tanınmasına karşın, ABD askerlerinin benzer eylemlerinin sistematik biçimde görünmez kılındığını vurguluyor.

Devletin Sessiz Ortaklığı Ve Hukuki Boşluk

Kadınların anlatımları, Amerikan üsleri çevresinde oluşturulan “kontrollü cinsel hizmet” sisteminin yalnızca askeri bir pratik olmadığını, Güney Kore devletinin de bu yapıyı düzenleyici ve koruyucu bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bu durum, askeri ittifakların insan hakları ihlallerini nasıl örtbas edebildiğinin çarpıcı bir örneği. ABD askerlerinin dokunulmazlığı, yargı yetkisinin çoğu zaman Amerikan askeri mahkemelerinde kalması ve ev sahibi ülkenin siyasi bağımlılığı, adalet arayışını onlarca yıl boyunca fiilen imkânsız hale getirdi.

Küresel Bir Desen: ABD Üsleri Ve Cezasızlık

Bu dava, yalnızca Güney Kore’ye özgü bir geçmişle sınırlı değil. Filipinler’den Okinawa’ya, Almanya’dan Irak ve Afganistan’a kadar ABD’nin askeri varlık gösterdiği pek çok ülkede benzer cinsel şiddet iddiaları kayıtlara geçti. Ancak bu vakaların büyük bölümü ya yerel yargı süreçlerinde takipsizlikle sonuçlandı ya da diplomatik gerekçelerle kapatıldı.

Analistler, Güney Kore’de açılan davanın bu açıdan emsal oluşturabileceğini ve ABD’nin küresel askeri varlığının “güvenlik” söylemi altında ürettiği yapısal şiddetin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

Geç Gelen Adaletin Siyasi Anlamı

“Rahatlatma kadınları” davası, yalnızca geçmişte işlenmiş suçların telafisi değil; Güney Kore toplumunun kendi tarihine ve müttefiklik ilişkilerine eleştirel bir gözle bakma cesaretinin de göstergesi olarak okunuyor.

Kadınların talebi net: Özür, tazminat ve resmî tanıma. Ancak davanın sonucu ne olursa olsun, süreç ABD’nin askeri dokunulmazlık rejimini ve müttefik ülkelerde yarattığı toplumsal tahribatı yeniden tartışmaya açmış durumda.


  • NHY / Le Monde, Saewoomtuh (Güney Kore’de mağdur destek derneği) açıklamaları