İzmir’de düzenlenen işçi sağlığı günlerinde, kayıt dışı kadın işçi ölümleri ve yaygınlaşan çocuk işçiliği üzerinden Türkiye’de iş cinayetlerinin yapısal boyutu bir kez daha gözler önüne serildi.
İzmir’de İşçi Sağlığı Günleri Başladı
Ata Soyer Sağlık ve Politika Araştırmaları Derneği tarafından düzenlenen “İzmir İşçi Sağlığı Günleri”, Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde başladı. Etkinliğe işçiler, sendikalar, meslek odaları ve çeşitli siyasi örgüt temsilcileri katıldı.
Sempozyumda asılan “Her 4 saatte bir işçi öldürülüyor” ve “En büyük koruyucu önlem örgütlenmedir” yazılı pankartlar, Türkiye’de işçi sağlığı alanındaki krizin boyutunu çarpıcı biçimde ortaya koydu.
Kadın İşçiler Ve Kayıt Dışı Ölüm Gerçeği
Dernek Başkanı Münevver Kaynak Türkmen, açılış konuşmasında özellikle kadın işçilerin yaşadığı görünmezliğe dikkat çekti. Türkmen, kadın işçi ölümlerinin önemli bir bölümünün resmi kayıtlara dahi geçmediğini belirterek, bunun temel nedeninin kayıt dışı çalışma biçimleri olduğunu ifade etti.
Ev içi bakım hizmetleri, mevsimlik tarım ve göçmen işçilik gibi alanlarda çalışan kadınların, hem güvencesiz hem de denetimsiz koşullarda çalıştığını vurgulayan Türkmen, bu durumun iş cinayetlerini görünmez hale getirdiğini söyledi.
Çocuk İşçiliği Ve Sistematik Sömürü Eleştirisi
Türkmen, çocuk işçiliğin de giderek yaygınlaştığını belirterek, özellikle MESEM kapsamında çocukların ucuz iş gücüne dönüştürüldüğünü dile getirdi. Denetimsiz ve güvencesiz çalışma koşullarının, çocukları doğrudan risk altına soktuğu ifade edildi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu veriler, sorunun münferit değil, sistematik bir karakter taşıdığına işaret ediyor.
Cezasızlık, Hafıza Ve Toplumsal Tepki Sorunu
Konuşmada, Soma, İliç ve Dilovası gibi iş cinayetleri hatırlatılarak, bu ölümlerin “işin fıtratı” söylemiyle normalleştirilmesine tepki gösterildi.
Türkmen’in “Herkes nerede?” sorusu, yalnızca siyasi aktörlere değil, aynı zamanda toplumsal duyarsızlığa da yöneltilmiş bir eleştiri olarak öne çıktı. İş cinayetleri sonrasında sürdürülebilir ve güçlü bir toplumsal mücadele hattının kurulamaması, sorunun derinleşmesine neden olan temel faktörlerden biri olarak değerlendirildi.
Mücadele Ve Örgütlenme Vurgusu
Etkinlikte, cezaevinde bulunan Mehmet Türkmen’in gönderdiği mesaj da paylaşıldı. Programın forumlar ve çeşitli oturumlarla devam edeceği belirtildi.
Uzmanlar, işçi sağlığı alanındaki sorunların yalnızca teknik önlemlerle değil, aynı zamanda örgütlenme, denetim ve politik irade ekseninde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede, iş cinayetlerinin önlenmesi meselesi, ekonomik model ve üretim ilişkileriyle doğrudan bağlantılı bir yapısal sorun olarak değerlendiriliyor.










