back to top
Ana Sayfa Haber Gazetecilere Yönelik Baskıya Karşı Ortak Ses: “Gazetecilik Suç Değildir”

Gazetecilere Yönelik Baskıya Karşı Ortak Ses: “Gazetecilik Suç Değildir”

Ankara’da gazeteciler ve basın örgütleri, İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklanmasına karşı sokağa çıkarak, artan yargı baskısının basın özgürlüğünü hedef aldığını vurguladı ve tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.

Gazetecilere Yönelik Müdahale Ve Dayanışma Tepkisi

Basın meslek örgütleri ve gazeteciler, Ankara’da BirGün Gazetesi Temsilciliği önünde bir araya gelerek tutuklu gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ için özgürlük çağrısı yaptı. Eylemde taşınan dövizler ve atılan sloganlar, yalnızca iki gazetecinin değil, Türkiye’de gazeteciliğin genel olarak baskı altında olduğu yönündeki kaygıyı görünür kıldı.

Açıklamalarda, son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama pratiklerinin sistematik bir karakter kazandığına dikkat çekildi. Bu tablo, basın özgürlüğü ile siyasal iktidar arasındaki gerilimin giderek derinleştiğine işaret ediyor.

Yargı Süreçleri Ve “Dezenformasyon” Tartışması

Basın temsilcileri, özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında yürütülen soruşturmaların gazetecilik faaliyetini kriminalize ettiğini savundu. İsmail Arı’nın belgeye dayalı haberleriyle tanınan bir gazeteci olduğuna vurgu yapılırken, hangi haberin “yanıltıcı bilgi” olarak değerlendirildiğine dair belirsizliklerin hukuki güvenliği zedelediği ifade edildi.

Ayrıca gözaltı ve tutuklama süreçlerinde, ifadeler alınırken dosyaya yeni suçlamaların eklenmesi gibi uygulamaların, yargı pratiğinin öngörülebilirliği ve şeffaflığı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu dile getirildi. Bu durum, yalnızca bireysel davaların değil, genel olarak hukuk devletinin işleyişinin tartışılmasına neden oluyor.

Basın Özgürlüğü Ve Siyasal İklim Arasındaki Gerilim

Yapılan açıklamalarda, gazetecilere yönelik müdahalelerin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal krizlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönünde güçlü bir çerçeve çizildi. Eleştirel haberciliğin hedef alınmasının, kamusal denetimi zayıflattığı ve demokratik işleyişi aşındırdığı vurgulandı.

Gazetecilerin “düşman” olarak konumlandırılmasına itiraz eden meslek örgütleri, bu yaklaşımın terk edilmesi gerektiğini belirterek, ifade ve basın özgürlüğünün evrensel ilkeler doğrultusunda güvence altına alınması çağrısında bulundu. Eylem, yalnızca bir dayanışma gösterisi değil; aynı zamanda Türkiye’de gazeteciliğin geleceğine dair bir uyarı niteliği taşıdı.


  • NHY / ANKA; BirGün