Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla başlatılan soruşturma kapsamında Ankara’da gözaltına alındı; ifade işlemleri için İstanbul’a sevk edileceği bildirildi.
Soruşturmanın Kapsamı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Alican Uludağ hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcılığın yazılı açıklamasında, soruşturmanın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları çerçevesinde yürütüldüğü belirtildi.
Açıklamada, Uludağ’ın Ankara’da gözaltına alındığı ve 20 Şubat 2026 tarihinde mevcutlu olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazır edilmesi yönünde talimat verildiği kaydedildi. Soruşturma dosyasının içeriğine ve hangi paylaşımların suçlama konusu yapıldığına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Uludağ’ın gözaltına alınması, Türkiye’de son yıllarda gazetecilere yönelik açılan soruşturmalar ve özellikle sosyal medya paylaşımları üzerinden yürütülen cezai süreçler bağlamında yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor. Ulusal ve uluslararası basın meslek örgütleri, benzer soruşturmalarda ifade özgürlüğü ile ceza hukuku arasındaki sınırın daraldığına dikkat çekiyor.
Türkiye’de “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları, özellikle kamusal tartışma alanında yer alan gazeteciler ve yorumcular açısından hukuki ve siyasi tartışmaların merkezinde bulunuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında kamu gücünü kullanan kişilere yönelik eleştirinin daha geniş bir ifade özgürlüğü koruması altında olduğu vurgulanırken, uygulamadaki farklılıklar kamuoyunda eleştirilere neden oluyor.
Hukuki Süreç Ve Olası Senaryolar
Ceza hukukçularına göre, soruşturmanın seyri, paylaşımların içeriği ve savcılığın delil değerlendirmesine bağlı olarak şekillenecek. Gözaltı sürecinin ardından savcılık, Uludağ’ı serbest bırakma, adli kontrol talep etme ya da tutuklama istemiyle mahkemeye sevk etme seçeneklerine sahip.
Gelişmeler, hem yargı pratiği hem de basın özgürlüğü alanındaki tartışmalar açısından yakından izleniyor.












