Bölgesel savaşlar, yeni paylaşım savaşlarını tetiklerken dünya siyaseti üçüncü dünya savaşına doğru yol alıyor. Küresel sermayenin efendilerinin, dünyanın yer altı ve yerüstü kaynakları üzerinde hegemonya kurma yarışında, Donald Trump şahsında simgeleşen pervasız saldırgan politikalarla karşı karşıya dünya halkları. Amerika-İran savaşı bir ayı geride bırakırken, dünyanın kaderi Hürmüz Boğazı’ndaki güç mücadelesinin seyrine göre şekillenecek gibi… Aslında her şey Suriye savaşıyla başladı dersek abartı olmaz. Suriye savaşı, dünya siyasetinin de dönüm noktasıydı. HTŞ iktidarı üzerinden şekillenen Suriye siyasetinin aktörü Ahmed el-Şara, nam-ı diğer “Colani”, El Kaide günlerinden, takım elbiseli yeni vizyonuyla dünya siyasetinin salonunda salınıyor. Nitekim bu hafta Almanya’da kırmızı halıyla karşılandı.
Halep’in Kürt mahalleleri ile Kuzey ve Doğu Suriye, HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) saldırıları altındayken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Colani, Berlin’de görüştü. Ahmed Şara, Avrupa turuna devam ederken bugün de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüştü. Siyaset biliminde “terör” kavramında bir mutabakata varılamadığının en somut güncel örneği Ahmed Şara olsa gerek. Siyaset bilimi derslerinde anlatılan “terör” kavramı üzerine yapılan tartışmalar, onlarca hatta yüzlerce çalışmayı aşarak bir figür üzerinde somutlaşabiliyor. Siyaset bilimindeki “terör” tanımına dair kavram kargaşası, bu vesileyle flu ve derin siyasetin sularından çıkarak somut bir görüngüye kavuşabilir belki de…
Siyasetin derin ve fırtınalı sularında dünya yeniden şekillenmeye hazırlanırken, Fransa’da 15 Mart ve 22 Mart tarihlerinde iki turlu yerel seçimler gerçekleşti. Fransa yerel seçimlerinin en önemli noktalarından biri, 2027 genel seçimlerinin fragmanı sayılacak nitelikte olmasıydı. Fransa’da yerel seçimlerin ikinci turu 22 Mart’ta tamamlandı.
Fransa’nın başlıca şehirlerinde seçim sonuçları:
Paris: Emmanuel Grégoire (PS)
Marseille: Benoît Payan (union de la gauche)
Lyon: Grégory Doucet (Les Écologistes)
Toulouse: Jean-Luc Moudenc (union du centre et de la droite)
Nice: Eric Ciotti (UDR-RN)
Nantes: Johann Rolland (PS)
Montpellier: Michaël Delafosse (PS – Union Gauche)
Strasbourg: Catherine Trautmann (divers gauche)
Bordeaux: Thomas Cazenave (Renaissance)
Rennes: Nathalie Appéré (PS)
Toulon: Josée Massi (divers droite)
Reims: Arnaud Robinet (divers droite)
(Kaynak: Fransa İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı resmi veriler)
Paris Belediye Başkanlığı’nı, PS (Sosyalist Parti)’den Emmanuel Grégoire %53 oy oranıyla kazandı. Fransa solu, büyük şehirlerde belediyeleri kazanarak merkezde aşırı sağı şimdilik püskürttü. Seçimlerin ikinci turunda oluşan Sol Blok (anti-faşist cephe), faşistlerin desteklediği sağ-liberal aday Rachida Dati’ye Paris Belediyesi’ni kaptırmadı. Şayet ikinci turda Sol Blok toparlanamasaydı, Rachida Dati’nin Paris Belediyesi’ni kazanması an meselesiydi. Ardından Dati’nin 2027’de cumhurbaşkanı adayı olması bekleniyordu.
İkinci turda güç birliği yapan Fransa solunun en büyük paradoksu, LFI (La France Insoumise) ile PS (Sosyalist Parti) arasındaki uzlaşmanın zorluğuydu. Fransa solu ikinci turda tek blokta buluşmayı başaramasaydı, bugün Paris’te sağ liberalizm kazanmış olacaktı. Büyük şehirlerde kent yoksullarının yüzünü sola dönmesi de seçim sonuçlarında etkili oldu. Ancak Fransa taşrasında durum daha farklı.
Son yıllarda Avrupa genelinde olduğu gibi Fransa’da da aşırı sağ partilerin oy oranında artış gözleniyor. RN (Rassemblement National) ile hareket eden Eric Ciotti ve grubu UDR (L’Union des droites pour la République), Nice’te belediye başkanlığını kazandı. Sağcı-faşist blok, daha çok küçük şehir ve kasabalarda üstünlük sağladı; geleneksel olarak Katolik ve kırsal kesimlerde etkili oldu.
Fransa siyasetinde aşırı sağ olarak nitelendirilen partilerin kemikleşmiş bir tabanı her zaman vardı. Ancak son yıllarda bu tabanın genişlediği görülüyor. Suriye savaşı sonrası derinleşen göçmen krizi, yabancı düşmanlığını tetiklerken; sağ popülist siyaset bu dalgadan beslenerek kitlesini büyütüyor. Fransız Devrimi’nin en önemli kazanımlarından biri olan “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”nin yayımlandığı Fransa’da siyasetin sağa kayması tarihsel bir sorgulama konusu olarak öne çıkıyor.
Fransa solu ise büyük şehirlerde ve banliyölerde, yoksul işçi ve emekçilerin yoğun yaşadığı bölgelerde başarılı oldu. Kent yoksullarının ve göçmen kökenli toplulukların dışlanması, bu kesimlerin yüzünü yeniden sol siyasete çevirmesine neden oluyor. Çünkü bu kesimler için koruyucu çerçeve, hâlâ solun evrensel değerlerinde bulunuyor.
Şimdi gözler 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde. BFMTV ve La Tribune Dimanche için yapılan Elabe anketi, sağın hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Ankete göre, RN lideri Jordan Bardella ilk turda açık ara önde görünüyor.
Anket sonuçlarına göre:
Jordan Bardella: %31,5 – %38
Édouard Philippe: %20,5 – %25,5
Gabriel Attal: yaklaşık %11
Jean-Luc Mélenchon: yaklaşık %12
Raphaël Glucksmann: yaklaşık %12,5
Sonuçlar, aşırı sağın gücünü koruduğunu gösterirken Fransa soluna da yeni görevler yüklüyor. Solun, 2027 seçimlerine yönelik stratejisini hızla netleştirmesi gerektiği görülüyor.
Bu bağlamda Fransız Komünist Partisi (PCF), “Un communisme de conquêtes” başlıklı tartışma metnini %77 oyla kabul etti. Parti, sınıf bilincini yeniden inşa ederek güçlü bir toplumsal taban oluşturmayı hedefliyor.
Son olarak, Emmanuel Macron döneminde etkisini artıran neoliberal politikalar dikkat çekiyor. Macron’un “ne sağ ne sol” söylemi, halk nezdinde “zenginlerin başkanı” algısıyla karşılık buldu.
Nanterre Üniversitesi’nden siyaset bilimci Christophe Le Digol, “Sol-sağ ayrımı sona mı erdi?” sorusunu gündeme getirerek Macron dönemini bir kırılma olarak değerlendiriyor.
Sonuç olarak, Fransa yerel seçimleri neoliberalizmin “merkez” iddiasının zayıfladığını, sol ve sağ kutuplaşmasının ise yeniden güç kazandığını gösteriyor. Fransız halkının tarihsel birikimi, tüm baskılara rağmen kendi yönünü aramaya devam ediyor.
Kaynaklar:
– 30 Mart 2026 Evrensel Gazetesi
– 30 Mart 2026 L’Humanité
– Christophe Le Digol – Gauche–droite: la fin d’un clivage?
- Fransa Yerel Seçimleri ve Neoliberalizm - 1 Nisan 2026
- Emperyalizm Haydutluk Çağı - 7 Ocak 2026
- Çürüme - 30 Aralık 2025
















