CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi, İran merkezli bölgesel savaş riskinin Türkiye ekonomisinde enerji fiyatları, dış ticaret, lojistik ve enflasyon üzerinde ciddi kırılganlıklar yaratabileceği uyarısında bulundu. Konsey, enerji tedarikinden deniz ticaretine, KOBİ finansmanından turizm sektörüne kadar uzanan geniş bir alanda acil politika adımlarının devreye alınması gerektiğini açıkladı.
Jeopolitik Gerilim Ve Enerji Şoku Riski
Güldem Atabay tarafından paylaşılan bilgilere göre, Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Eşgüdüm Konseyi (EEK) 5 Mart 2026’da gerçekleştirdiği ikinci toplantıda, İran merkezli savaş senaryosunun Türkiye ekonomisine etkilerini çok boyutlu biçimde ele aldı.
Konsey değerlendirmesinde özellikle enerji piyasalarındaki kırılganlığa dikkat çekildi. Dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek çatışmaların enerji fiyatlarını hızla yukarı çekebileceği, bunun da enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan Türkiye’de büyüme, cari denge ve enflasyon üzerinde ciddi baskı yaratabileceği vurgulandı.
Konsey ayrıca, artan jeopolitik risklere rağmen para politikasında yeterli risk güncellemesi yapılmadığı eleştirisini gündeme getirerek, Türkiye’de makroekonomik öngörülerin bu yeni güvenlik ve enerji denklemine göre revize edilmesi gerektiğini savundu.
Enerji Politikasında Yapısal Değişim Önerisi
EEK toplantısında Türkiye’nin enerji politikasına ilişkin kapsamlı öneriler de gündeme geldi. Konsey, spot piyasalara aşırı bağımlılığın Türkiye ekonomisini küresel fiyat dalgalanmalarına açık hale getirdiğini belirtti.
Bu kapsamda doğalgaz ve petrol depolama kapasitesinin artırılması, uzun vadeli enerji tedarik sözleşmelerinin güçlendirilmesi ve enerji altyapısının kriz dönemlerinde arz kesintilerini karşılayabilecek şekilde yeniden yapılandırılması önerildi.
Ayrıca Körfez bölgesine olan enerji bağımlılığını azaltmak amacıyla Azerbaycan ve Orta Asya kaynaklarının boru hatları aracılığıyla kapasite artışıyla sisteme daha güçlü şekilde entegre edilmesi gerektiği ifade edildi. ABD ve Afrika’dan LNG tedarikinin genişletilmesi ve depolama altyapısının güçlendirilmesi de öneriler arasında yer aldı.
Deniz Ticaretinde Güvenlik Ve Lojistik Önlemleri
Konsey, Orta Doğu’daki gerilimin deniz ticareti ve lojistik hatlar üzerinde yaratabileceği risklere de dikkat çekti.
Türk bayraklı gemilerin ve ihracat taşımalarının korunması amacıyla savaş riski primlerinin hızla yükseldiği dönemlerde Eximbank veya Hazine destekli özel bir “savaş riski sigorta mekanizması” kurulması önerildi. Kritik ticaret hatlarında ise Türk Deniz Kuvvetleri koordinasyonunda güvenli ticaret koridorları ve gerektiğinde konvoy uygulamalarının devreye alınması gerektiği belirtildi.
Bunun yanında Türkiye limanlarının bölgesel aktarma merkezi haline getirilmesi ve kara-deniz lojistik bağlantılarının güçlendirilmesi sayesinde kriz dönemlerinde ihracat akışının kesintiye uğramamasının sağlanabileceği ifade edildi.
KOBİ’ler Ve Reel Sektör İçin Finansman Kalkanı
Konsey değerlendirmesinde savaş ve jeopolitik gerilimlerin reel sektör üzerinde yaratacağı finansman baskısına da özel bir başlık açıldı.
Buna göre özellikle bölge ülkeleriyle ticaret yapan KOBİ’ler için kredi garanti mekanizmalarının güçlendirilmesi ve KGF teminatlı kredi paketlerinin devreye alınması önerildi. Ayrıca ihracatçı işletmeler için Eximbank finansman olanaklarının genişletilmesi ve krizden doğrudan etkilenen firmalar için vergi, SGK primleri ve kamu alacaklarında geçici erteleme veya yapılandırma seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Turizm sektörünün de savaşın dolaylı etkilerinden zarar görebileceği vurgulanarak alternatif senaryolar üzerinden kriz planlarının hazırlanması ve Türkiye’nin güvenli turizm destinasyonu imajını güçlendirecek uluslararası tanıtım çalışmalarının artırılması önerildi.
AB İle Yeni Ekonomik Denklem: “Made In Europe”
Toplantının bir diğer önemli gündem başlığı ise Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkiler oldu. CHP yönetimi, Avrupa’nın stratejik üretim politikası olan Made in Europe Strategy çerçevesinde Türkiye’nin konumunu değerlendirdi.
EEK toplantısında, Selin Sayek Böke ve beraberindeki heyetin Brüksel’de gerçekleştirdiği temaslara ilişkin bulgular da paylaşıldı. Görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa üretim zincirlerinde daha güçlü yer alabilmesi için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve stratejik sektörlerde işbirliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Konsey, Türkiye’nin Avrupa ile ekonomik entegrasyonunun yalnızca ticari değil, aynı zamanda demokratik standartlar ve kurumsal güvenilirlik temelinde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
- NHY / Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Eşgüdüm Konseyi Basın Açıklaması (5 Mart 2026), Güldem Atabay – X sosyal medya paylaşımı, Selin Sayek Böke Brüksel temaslarına ilişkin CHP açıklamaları















