back to top
Ana Sayfa Haber Dünya BM Yüksek Komiserliği’nden Gazze Ve Batı Şeria İçin “Etnik Temizlik” Uyarısı

BM Yüksek Komiserliği’nden Gazze Ve Batı Şeria İçin “Etnik Temizlik” Uyarısı

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Gazze ve Batı Şeria’da İsrail’in yürüttüğü askeri ve güvenlik uygulamalarının “etnik temizlik” riski doğurduğunu belirterek, bazı eylemlerin koşullar oluştuğu takdirde “insanlığa karşı suç” ya da “soykırım” olarak değerlendirilebileceği uyarısında bulundu; İsrail ise raporu “karalama kampanyası” olarak niteledi.

Gazze’de Açlık, Yıkım Ve “Kalıcı Yerinden Etme” Endişesi

BM Yüksek Komiserliği’nin 19 Şubat tarihli açıklamasına eşlik eden ve Kasım 2024–Ekim 2025 dönemini kapsayan raporda, Gazze’de İsrail güçlerinin sivillere yönelik “benzeri görülmemiş ölçekte” ölüm ve sakatlanmalara yol açtığı belirtildi. Raporda, mahallelerin sistematik biçimde yıkılması, insani yardım erişiminin engellenmesi ve zorla yerinden etmelerin “kalıcı nüfus transferine” işaret edebileceği kaydedildi.

Verilere göre söz konusu dönemde Gazze’de gözlemlenen ölümcül saldırılar, sivillerin ve sivil altyapının kasten hedef alınmış olabileceğine dair ciddi kaygılar doğurdu. En az 463 Filistinlinin —157’si çocuk— açlık nedeniyle hayatını kaybettiği, bunun “İsrail hükümetinin attığı adımların doğrudan sonucu” olduğu ifade edildi. Raporda, bu tür eylemlerin belirli bir ulusal, etnik, ırksal ya da dini grubu yok etme kastıyla gerçekleştirilmesi halinde soykırım suçunu oluşturabileceği vurgulandı.

Gazze’deki savaş, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısıyla başlamıştı.

Batı Şeria’da Sistematik Güç Kullanımı Ve Yıkımlar

Raporda, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail güvenlik güçlerinin “sistematik ve hukuka aykırı güç kullanımı”, yaygın keyfi gözaltılar, işkence ve kötü muamele iddialarına dikkat çekildi. Filistinlilere ait evlerin “hukuka aykırı ve kitlesel biçimde” yıkıldığı belirtilerek, bu uygulamaların Filistin halkını “ayrımcılığa uğratma, baskılama ve sistematik biçimde kontrol etme” amacı taşıdığı savunuldu.

Öte yandan belge, yalnızca İsrail’i değil, Filistinli aktörleri de ele aldı. Filistin Yönetimi ve bazı Filistin yanlısı grupların da zaman zaman “aşırı veya orantısız güç” kullandığına dair bulgulara yer verildi.

İsrail’den “Seçici Ve Yanlı” Eleştirisi

İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Temsilciliği, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada raporu “İsrail’e karşı yürütülen virülan bir karalama ve dezenformasyon kampanyası” olarak niteledi. Açıklamada, Yüksek Komiserliğin Filistinli silahlı grupların ve liderlerin insan hakları ihlallerine yeterince odaklanmadığı savunuldu.

Raporda ayrıca, Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim saldırısında kaçırdıkları İsrailli ve yabancı rehineleri tutmaya devam ettiği, hayatını kaybedenlerin cenazelerini “baskı unsuru” olarak alıkoyduğu belirtildi. Serbest bırakılan bazı rehinelerin cinsel şiddet, işkence, darp, uzun süreli yeraltı tutma ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılma yönündeki kamuya açık ifadelerine atıf yapıldı.

Her ne kadar 10 Ekim 2025’te Gazze’de ateşkes yürürlüğe girmiş olsa da, BM Yüksek Komiserliği savaş süresince işlenen uluslararası hukuk ihlallerine ilişkin hesap verebilirlik mekanizmalarının hâlâ işletilmediğine dikkat çekti.


Kaynaklar:

  • Le Monde (AFP imzalı haber, 19 Şubat 2026)
  • Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği raporu ve basın açıklaması
  • İsrail’in BM Cenevre Daimi Temsilciliği’nin X platformundaki açıklaması