İkizköylü Esra Işık’ın tutuklanması Ankara’da protesto edilirken, yaşam savunucuları bu adımı yalnızca bireysel bir yargı süreci değil, doğa mücadelesine yönelik sistematik baskının parçası olarak değerlendirdi.
Akbelen Süreci Ve Gözaltıdan Tutuklamaya
Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresinde süren çevre mücadelesinin simge isimlerinden Esra Işık, gece yarısı evine gelen jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Sürecin, bölgedeki acele kamulaştırma kararları ve devam eden hukuki tartışmalarla eş zamanlı ilerlemesi dikkat çekti.
Işık’ın tutuklanması, yalnızca yerel bir gelişme olarak değil, çevre hareketlerine yönelik artan müdahalelerin yeni bir örneği olarak yorumlandı.
Ankara’da Dayanışma Ve Protesto
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Işık’ın tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. Eylemde “Doğa savunucuları yalnız değildir” ve “Her yer Akbelen her yer direniş” sloganları öne çıktı.
Grup adına yapılan açıklamada, doğa savunucularına yönelik gözaltı ve tutuklamaların, çevresel mücadeleleri bastırmaya yönelik bir araç haline geldiği ifade edildi. Açıklamada, doğal kaynakların “sermaye-devlet işbirliğiyle” kullanıma açıldığı ve bu süreçte yerel halkın ekonomik ve sosyal olarak daha kırılgan hale getirildiği savunuldu.
Ekolojik Mücadele Ve Sınıfsal Boyut
Basın açıklamasında, çevre mücadelesinin yalnızca doğa koruma değil, aynı zamanda geçim kaynaklarını ve yaşam alanlarını savunma meselesi olduğu vurgulandı. Tarım alanlarının kaybı, güvencesiz çalışma koşulları ve çevresel tahribatın, kırsal kesimde yoksullaşmayı derinleştirdiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer çevre direnişlerine yönelik müdahalelerin arttığına dikkat çekilerek, bu durumun münferit değil, yapısal bir politika tercihi olduğu öne sürüldü.
Mektup Ve Direnişin Simgesel Dili
Eylemde, Esra Işık’ın cezaevinden gönderdiği mektup da okundu. Işık, mektubunda mücadelesini “toprağı ve onuru savunmak” olarak tanımlarken, Akbelen direnişinin süreceğini vurguladı.
“Milas bir şirketten büyüktür” ifadesi, eylemin en güçlü sembollerinden biri haline gelirken; protestocular, bu sözün yalnızca yerel bir direnişi değil, daha geniş bir çevre ve hak mücadelesini temsil ettiğini dile getirdi.
- NHY / Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklaması

















