Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Aile Yılı” ilan edilen 2025’te kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin arttığını, cezasızlık ve tahliyelerin kadınlar için 2026’yı daha da tehlikeli hale getirdiğini söyledi.
Türkiye’de 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesi, kadınların yaşam hakkı açısından ağır bir tabloyla sonuçlandı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, yıl boyunca kadın cinayetleri ile şüpheli kadın ölümlerinde belirgin bir artış yaşandığını vurgulayarak, “2025 kadınlar için felaket yılı oldu, 2026 daha da zor olacak” dedi.
“Aile Yılı” Politikaları Ve Kadınların Güçsüzleştirilmesi
Osmanoğulları’na göre, “Aile Yılı” adı altında uygulanan politikalar kadınları güçlendirmek yerine daha kırılgan hale getirdi. Devletin farklı kurumları eliyle yürütülen bu yaklaşımın, eşitlik temelinde bir aile anlayışı kurmak yerine, kadınları şiddete rağmen evlilik içinde kalmaya zorladığını belirten Osmanoğulları, kadınların büyük bölümünün kendi hayatlarıyla ilgili karar almak istedikleri için öldürüldüğüne dikkat çekti. Platformun aylık verilerine göre, 2025’te öldürülen kadınların yaklaşık yüzde 65’i evlerinde, en yakınlarındaki erkekler tarafından yaşamını yitirdi.
Şüpheli Kadın Ölümleri Ve Cezasızlık Eleştirisi
2025 boyunca “şüpheli kadın ölümü” olarak kayda geçen vakaların da arttığını söyleyen Osmanoğulları, birçok olayda intihar ya da yüksekten düşme iddialarının arkasında uzun süreli şiddet hikâyeleri bulunduğunu ifade etti. “Kadına yönelik şiddette sıfır tolerans” söylemine rağmen sahadaki gerçekliğin farklı olduğunu belirten Osmanoğulları, koruma kararlarına rağmen faillerin serbest bırakılmasının ve etkin önlemlerin alınmamasının kadınların güvenliğini ortadan kaldırdığını söyledi.
Tahliyeler Ve Güvenlik Açığı
- Yargı Paketi kapsamında yaklaşık 50 bin hükümlünün tahliye edilmesinin yarattığı endişeye de değinen Osmanoğulları, cezasızlık algısının failleri cesaretlendirdiğini savundu. İzmir’de takip ettikleri davalardan örnekler veren Osmanoğulları, kamuoyu baskısı olmasa birçok failin serbest kalabildiğini, elektronik kelepçe ve uzaklaştırma kararlarının ise etkin biçimde uygulanmadığını aktardı. “Fail sadece erkekler değil, onlara bu gücü ve cesareti veren politikalar” diyen Osmanoğulları, sorumluluğun siyasi iktidara ait olduğunu vurguladı.
2026 İçin Uyarı
Osmanoğulları, mevcut politikalar değişmediği sürece 2026’nın da kadınlar için güvenli olmayacağını belirterek, sık çıkarılan yargı paketleri ve af düzenlemelerinin faillerde “nasıl olsa çıkarım” düşüncesini pekiştirdiğini söyledi. “Gelişen olaylar tesadüf değil, belirli politikaların sonucu” diyen Osmanoğulları, kadınların yaşam hakkını önceleyen bütüncül bir politika değişikliğinin acil olduğunu ifade etti.
- NHY / ANKA Haber Ajansı














