Cumartesi Anneleri’nin 1098’inci buluşmasında, 1992’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Nezir Acar’ın akıbeti bir kez daha soruldu; ailelerin mücadelesi, cezasızlık politikalarına ve zamanaşımı kararlarına karşı adalet talebiyle sürdü.
Galatasaray Meydanı’nda Süren Hafıza Ve Direniş
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1098’incisinde İstanbul Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Eylemde, 8 Nisan 1992’de Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Gûrîza köyünde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nezir Acar’ın dosyası gündeme taşındı. Katılımcılar, kayıpların fotoğraflarını ve karanfiller taşıyarak “hakikat ve adalet” talebini yineledi.
Gözaltı, İşkence Ve Kayıp: Nezir Acar Dosyası
Oya Ersoy tarafından okunan basın açıklamasında, Nezir Acar’ın gözaltına alınma süreci detaylandırıldı. Buna göre Acar, 8 Nisan 1992’de bir ev baskını sırasında askerler tarafından gözaltına alındı ve Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.
Aynı operasyonda gözaltına alınan diğer kişilerin serbest bırakıldığı, ancak işkence gördükleri belirtilirken, Nezir Acar’dan bir daha haber alınamadığı vurgulandı. O tarihten bu yana Acar’ın akıbetine ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.
Ailenin Yıllar Süren Arayışı Ve Cezasızlık
Açıklamada, Acar ailesinin yıllar boyunca yaptığı başvuruların sonuçsuz bırakıldığına dikkat çekildi. Baba Halil Acar’ın resmi kurumlara yaptığı başvuruların reddedildiği, ailenin baskı ve tehditlere maruz kaldığı ifade edildi.
Yargı sürecinde ise etkin bir soruşturma yürütülmediği, sorumlular hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği ve dosyanın 2012 yılında zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun da “zaman bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle reddedilmesi, cezasızlık eleştirilerini derinleştirdi.
Zamanaşımı Tartışması Ve Hukukun İşlevi
Cumartesi Anneleri, zamanaşımı kararlarına tepki göstererek, gözaltında kaybetme gibi suçların süreklilik arz ettiğini ve bu nedenle zamanaşımı kapsamına alınamayacağını vurguladı.
Açıklamada, zamanaşımının “hukuki güvenlik” amacı taşıdığı, ancak Türkiye’de bu mekanizmanın gerçeği örtmek ve failleri korumak için kullanıldığı eleştirisi dile getirildi. Bu durum, insan hakları hukukunun temel ilkeleriyle çelişen bir uygulama olarak değerlendirildi.
Adalet Talebi Ve Toplumsal Hafıza
Eylem, yalnızca Nezir Acar dosyasına değil, Türkiye’deki tüm gözaltında kaybetme vakalarına yönelik bir hatırlatma niteliği taşıdı. Cumartesi Anneleri, yıllardır süren mücadeleleriyle, kayıpların akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması için kamuoyuna çağrı yapmayı sürdürüyor.
1098 haftadır devam eden bu eylemler, aynı zamanda Türkiye’de toplumsal hafızanın diri tutulması ve cezasızlıkla mücadele açısından önemli bir sembol olarak görülüyor.
- NHY / Cumartesi Anneleri basın açıklaması











