Tekamül… (Yol)

Nefis yükü ağırdır.
Vazgeçilmesi kolay olan duygularla ortaya çıkmaz o. Bilakis vazgeçilmezlerle sınar hep bizi.
Dipsiz bir kuyudur; içine ne atarsan onunla savaşırsın. Bir bakarsın ki savaş verdiğin her şey sen.
Kibir Ego Endişe hepsi o kuyunun içindedir.
Beslediğimiz duygularımız düşmanımız oluverir.
Hani derler ya eskiler ” Besle Kargayı Oysun Gözünü”

Dünyaya geldiğimizde aldığımız nefes ile son nefesimizi verdiğimiz o iki an arasında ki; tüm mücadelenin kendimizle olduğunu unutmayın.

Ben değil midir çıktığım tüm yollara karar veren iyi ve kötüyü ayırt eden güzel ve çirkini gören ben değil midir ? Gitmeye ve kalmaya karar veren.. Kimin hayatımıza gireceğini kimin hayatımızdan gideceğini seçen ben değil midir?

Hangi duygularını derinleştirdiysen hangilerini beslediysen hangisini içselleştirdiysen işte onlar ile veriyorsun bu kararları…

Yani o muhteşem dengede her yolda karşına sen çıkıyorsun.

Yahut senin kararlarının sonuçları….

Kimi insan vardır yolunu sabır ve sükunet ile yürür bilir ki kuyusuna attığının ne olduğunu bilir…
Nefs yerine koyduğu duygusu içsel hiçliktir.
Her gelen ve giden her acı an ve huzur her sıkıntı ve umut dünya yolunda ki karşılaşmadır.
Bir sebep üzerine oturtulmuş ve zamanlıdır. Yani Tekamüldür.

Kimi insan unutmuştur; sebepleri sonuçları.. yaşamın sınırlı oluşunu.
Kuyusuna koyup beslediği kin ego ve kibir ile her daim karşısına çıkanların kendi gibi olduğunu.
Bumerang gibi ders almadan aynı sınavın gelip gelip sana çarpması.

Unutmam hiç..
Son nefesimi verirken yanımda götüremeyecegim hiç bir şey için canımı acıtmamam gerektiğini…

Kibir duygumu hiç beslemedigim bir gerçektir. Egom da olamadı.
Benim de besleyip pişman olduğum ve tekamülde ders almadığım konularım var.

Çünkü yol bitmez yolcu bitmez han ise bellidir…

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları