Sosyal Medya Aslında Bir Tehdit Mi?

Sosyal medya, internet kullanıcılarının istedikleri içerikleri hızlı, gerçek-zamanlı ve etkin bir şekilde paylaşmalarını sağlayan web siteleri ve uygulamalardan oluşur. Birçok birey için sosyal medya akıllı telefonundaki uygulamalar ya da bilgisayarındaki web sitelerdir. Aslında sosyal medya fikir, bilgi ve düşüncelerin belirli ağlar veya topluluklar aracılığıyla paylaşıldığı bütün platformları kapsar. Sosyal medyanın başlangıcı internetin kullanılmasıyla oluşmuştur. Sosyal medya sadece Facebook, Twitter, Instagram ve benzeri gibi uygulamalardan oluşmaz, aksine internette fikir, bilgi ve düşüncelerin interaktif bir şekilde paylaşılabildiği bütün mecralardır.

İnternetin de aslında başlangıç noktası buydu. İlk dönemlerinde, devlet içi iletişimi hızlandırmak için ortaya çıkmış olan internet, geçirdiği evrim ile birlikte bilgilerin, fikirlerin ve düşüncelerin anlık olarak tüketildiği bir platform haline geldi. Özellikle Facebook ve Twitter gibi platformların hayatımıza girmesinden sonra asıl etkin ve gerçekten hızlı olan bilgi paylaşımı başladığı için sosyal medya birçoğumuz için birkaç uygulamadan oluşuyor. Bu hızlı bilgi paylaşımı beraberinde bilginin hızlı bir şekilde tüketimini de getirdi.

Biz bilgileri hızlı bir şekilde internet üzerinden tüketirken, internet de bizim verilerimizi tüketmeye başladı. Sosyal medyada yaptığımız her paylaşım, kullandığımız web tarayıcıları, ziyaret ettiğimiz web siteleri hakkımızda yaş aralığı, cinsiyet, etnik köken, inanç gibi demografik bilgileri elde edebiliyor ve aslında Google’ın çok elverişli bir aracı olan Google Analytics bu bilgileri işletmelerin internette son-kullanıcılarına daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşmaları için kullanmalarına olanak sağlıyor.

Google bu verileri topladığını çok transparan bir şekilde belli etse ve üçüncü partilere satmadığını iddia ediyor. Peki, ya diğer uygulamalar ve kullandığımız onca web sitesi?

Web sitelerin hepsi bizden çerezler aracılığıyla bilgi ve veri topluyor. Bilgisayarınızda ya da telefonunuzda depolanan bu veriler sizin bir siteyi ziyaret ettikten sonra hangi siteyi ziyaret ettiğinizi bile ele verebiliyor.

Sosyal medya, sosyal olduğu kadar tehlikeli bir platform. Veri ve bilgi güvenliğini ve gizliliğini sağlayabilmek için alınabilecek birkaç önlem mevcut. Bunlardan biri de, verilerimizin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için VPN kullanmak. VPN teknolojisi aslında yeni bir şey değil. İnternet var olduğundan beri var fakat daha çok devlet ve şirketler tarafından herkesin kullanımına açık olan internet üzerinde özel bir ağ oluşturmak amacıyla kullanılıyordu. Şirketler, uzaktaki ofislerinin merkez ofis ağına bağlanması için VPN tercih ediyorlardı, fakat sosyal medya gibi hayatımızı hızlandıran ve veri paylaşımımızı arttıran uygulama ve web siteler aracılığıyla bireylerin de verilerinin güvenliği ve gizliliği hakkında aklındaki soru işaretleri arttı ve VPN programlarının bireyler tarafından da kullanımı son yıllarda hızlı bir artış yaşamaya başladı.

Facebook skandalı sonrası internetteki kişisel verilerin korunması adına yeni düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen çoğu aktif internet kullanıcısı kendi hakkında nasıl bilgiler paylaştığını bilmiyor çünkü web siteleri bunu kullanıcıya bir pencerede altta küçük yazı karakteri boyutu ile gösterilen hizmetler ve şartlar kısmında anlatıyor. Web siteleri artık sizin hakkınızda çerezler aracılığıyla bilgi topladığını belirtmek ve izin almak zorunda. Bu yüzden, ziyaret ettiğiniz herhangi bir web sitede aniden çıkan pencerede ne yazdığını okumadan ‘’Kabul Ediyorum’’ ya da ‘’Tamam’’ butonlarına tıklamayın ve öncelikle web sitenin sizin hakkınızda ne öğrenebileceğini okuyun.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesi uzmanlar çocukları siber tehditlere karşı korumaya uyarıyor. Bilinçli bir internet kullanıcısı VPN kullanarak, güvenilir bir adresten gelmeyen e-postadaki linkler açmayarak ya da dosyaları indirmeyerek, ya da çevrimiçi paylaştığı içeriklere dikkat ederek kendini siber tehditlere karşı koruyabilir ama bu durum çocuklar için aynı değildir. Her ne kadar dijital çağın içinde büyümüş olsalar ve teknolojiyle iç içe olsalar da, çocuklara internet aktiviteleri konusunda bilgi vermek ve onları paylaştığı içeriklere karşı dikkatli olmaları konusunda uyarmak gereklidir.