Haydar Amcam

Haydar amcam iriyarı yaklaşık iki metre boyu olan ve deyim yerindeyse gece gündüz çalışan çalışkan bir insandı.Hiç boş durmazdı.Diğer köylülerimiz gibi önemli bir tarla tapanı da yoktu. Sonra çalışmak için gurbete falan da gitmezdi. Gitmeyi de düşünmezdi zaten….

Yılın 12’i ayı da köyde bir yere kıpırdamaz mutlaka kendine, uğraşacağı bir iş bulur 10 nüfuslu ailesini de o şekilde gül gibi geçindirirdi.Kimseye muhtaç olduğuna da şahit olmamıştık.Haydar amcam çalışkanlığının yanı sıra çok da yaratıcıydı.

Yine günlerden ve mevsimlerden kıştı, Haydar amcamın yıllar önce köyden İstanbul’a göçen İbrahim amcaların boş kalan evine bir bakkal dükkanı açacağı duyulunca köylüler önce sevinmiş sonra da köyde bu yokluk şartlarında burada açılacak bir bakkalın iş yapamayacağıyla ilgili Haydar amcaya görüşlerini iletmişlerdi ama Haydar amca dinlememişti…

Çünkü Haydar amca köye bir bakkal dükkanı açma kararını çoktan vermişti.Neticede açtı da.Sonra bize 45 km uzaklıkta olan Kahraman Maraş’ın Elbistan ilçesine giderek olanakları ölçüsünde ilk etapta köyde vatandaşa lazım olacak olan, çay, şeker, un, bisküvi, iğne ipliğin yanı sıra biraz da sebze meyve alıp gelmişti…

İkinci gün bu malzemeleri kendi elleriyle hazırladığı raflara yerleştirdi ve böylece bakkal faaliyete geçti. Ancak günler böyle gelip geçerken bir iki kilo çay veya şekerin dışında bir şey satılmıyordu. Satılsa da borç defterine yazıyordu Haydar amca. Çünkü vatandaşta para yoktu.

Bu vaziyetle işler kötü gidince haliyle Haydar amcanın da canını sıkıldıkça sıkılıyordu. Bu can sıkıntısını gidermek için dışarda kar yağarken aç kalan serçeler için bakkalın kapısının iç kısmına yem atıyor kendisi de kapının arkasına saklanıp yeme konmaya gelen kuşları bekliyordu.

Topluca yemin üstüne konan kuşların üzerinde kapıyı kapatıyor içeriye hapsolan kuşları tek tek yakalıyor sonra da köyün çocuklarını çağırarak”Kuşların tanesi beş lira gidin ağlayın ananızdan babanızdan 5 lira getirin kuşu alın”diyerek bir taşla iki kuş vurarak işleri yürümeyen bakkal dükkanı yüzünden çektiği can sıkıntısını da böylece atmış oluyordu.