Çernobil’de belirlenen nötron yayılımı kaygı veriyor

Nükleer santralin betonla kaplanan ve ulaşılamayan bir parçasında tespit edilen nötron yayılmasının yeni fisyon reaksiyonuna yol açmasından korkuluyor.

İnsanlık tarihinin en korkunç nükleer kazasına sahne Çernobil nükleer santralindeki dört numaralı V.I. Lenin reaktörü, kazadan 35 yıl sonra kendisini gözetim altında tutmakla görevli bilim adamlarını kaygılandırmaya devam ediyor.

Bilim adamlarının kaygısı, 305/2 adı verilen ve ulaşılamayan bir parçayla ilgili. 305/2’de yavaş ama kesintisiz nötron yayılımı tespit edildi.

Bunun yeni bir fisyon reaksiyonunun işareti olabileceğini belirten araştırmacılar, reaksiyonun kendiliğinden durup durmayacağını ve yeni bir felâketi önlemek için müdahale edip etmemek gerektiğini anlamaya çalışıyor.

Sheffield Üniversitesinden Neil Hyatt, 305/2’yi “mangal közüne” benzetti.

Kiev’deki Bilim Akademisinden Maxim Savaliev de “Ortada birçok belirsizlik var, kaza ihtimalini göz ardı edemeyiz” dedi.

Bu kontrolsüz fisyon reaksiyonları yeni bir şey değil. 26 Nisan 1986’da meydana gelen kazadan ve Lenin reaktöründe çekirdek erimesinden bu yana bilim adamlarını meşgul ediyor.

Reaktördeki uranyum çubukları, zirkonyum ve grafit ile reaksiyonu bastırmak için havadan dökülen tonlarca kum, kil, kurşun eriyerek korium adı verilen radyoaktif bir magma haline geldi. Bu magmanın çevre felâketine yol açmasını önlemek için kontrol altına alınması gerekiyor.

Çernobil kazasını izleyen altı ay içinde, yüksek derecede radyoaktif maddelerin yayılmasını önlemek için yapılan betondan korunak zamanla çürüyerek işlevsiz kalınca 2016 yılında Çernobil yayı denen yeni bir yapıyla reaktör koruma altına alındı.

Bu yeni yapının fisyon reaksiyonlarını ve nötron yayılmasını, özellikle de “nötron zehirlerinin” bir izotopu olan gadolinyum yayılması yoluyla önlemesi bekleniyor. Ancak gadolinyum, tamamen beton içinde kalan 305/2’ye ulaşamıyor.

Neil Hyatt, korkulan noktanın, “fisyon reaksiyonun katlanarak artması ve kontrolsüz bir nükleer enerji yayılmasına yol açması” olduğunu söyledi.

Bilim adamları, yeni bir patlamanın Çernobil yayı denen yapıyla kontrol altında tutulacağını ve 1986’dakine benzer bir felâkete yol açmayacağını söylüyor.

Ancak yeni bir patlama, ilk beton yapıdan geriye ne kaldıysa onu imha ederek Çernobil yayına radyoaktivite bulaştırabilir, bu da kazaya uğrayan santralin kontrol altında tutulmasını on yıllarca güçleştirebilir. (Ajans Bizim)