Bu Dünyadan Bir Perihan Pulat Geçti!

Perihan Pulat bir SOSYALİSTTİ;

Behice Boran’ın, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” sözünün kendisini nasıl etkilediğini her eylemde ön safhada olmasıyla bizlere gösteriyordu ve bunun nedenini, “Sesini duyurmaya çalışan birini gördüğümde dayanamıyorum” sözleriyle açıklıyordu. 

Perihan Pulat bir SOSYALİSTTİ;

Behice Boran’ın, “Sosyalizmde neler yapmanız gerektiğini bilmeniz, ne iş yapıyorsanız en iyisini yapmanız gerekiyor” sözünü gündüzleri çalıştığı o adalet sarayında işinin en iyisini yaparak, iş çıkışında Ankara’nın kenar mahallelerinde yaşlılara okuma yazma öğreterek, gençlere ve yaşlılara sosyalizmi anlatarak; ‘sosyalizmin bayrağını meclise asacağız’ diye sabahın ilk ışıklarına kadar yazılarını yazıp, 3-4 saat uykuyla tekrar işine gider ve en iyisini yapmaya çalışırdı. 

Perihan Pulat bir SOSYALİSTTİ;

Yüksel Caddesi’nde ihraçları protesto edenleri ilk gördüğünde yoksulluğu yaşamış birisi olarak onların taleplerini yüreğinde hissetti. O andan itibaren yaz-kış, gece-gündüz, yağmur-çamur, kar demeden, “Ekmeğini istemenin ne olduğunu bilen birisi olarak yanlarında olmam gerek” dediği Yüksel mücadelesinin ilk gününden itibaren, polisin müdahalesiyle karşı karşıya gelerek defalarca yerlerde sürüklenerek, tekmelenerek gözaltına alındı, yakın mesafeden sıkılan biber gazı nedeniyle çok defa fenalaştı.

Bu durumu; “Gençlik yıllarından itibaren çok defa eylemlerde gözaltına alındım ama ilk defa ters kelepçeyi burada taktılar bana, Yüksel Caddesi’ndeki gibi oramı buramı kırmaya çalışarak, boğazımı sıkarak hiç gözaltına alınmamıştım. Vücudumdan tırnak izleri, morluklar eksik olmuyor” diyerek anlattı. Bunları yaşadığında- en acısı sanırım bu olsa gerek- 75 yaşındaydı ve bu onun için hiçbir zaman sorun olmadı.

Bundandır Yüksel Caddesi’ndeki eylem sırasında kendisini döven polisin “Sen daha ölmedin mi!” demesi üzerine, “Karar verdim 100 yaşına kadar yaşayacağım” cevabını vermesi.

Perihan Pulat bir SOSYALİSTTİ;

Tam da bir sosyalist gibi onuruyla, şerefiyle devrimci mücadelesini son nefesine kadar omuzlarında taşıdı. Oysa 76 yaşında Perihan Pulat’ı arkadan vurarak darp eden polis, çıktığı mahkemede pişkinlikle sırıtarak, “Ayağı kayıp yere düşmüş, ben sadece müdahale etmeye çalıştım” diyerek, mahkeme tarafından 15 ay taksitle 3 bin lira para cezasıyla ödüllendirildi.

Perihan ablamız hakkı tutup ayağa kaldıran ve sosyalizmin müjdesini taşıyan, baş eğmezliğiyle 100 yaşına kadar değil, bizler var olduğumuz sürece bir ömür yaşayacak. Onun gibi 1 milyon insan toprağından çıkıp yeşerdiğinde, 1 milyon insan onun bıraktığı eylem bayrağına sarılmak için hiç geri adım atmadan, bildiğinden dönmeden, direne direne üç paralık edilmiş, satılmış canilere boyun eğmeden dimdik öne atıldığında, aldıkları nefesle bile bu ülkeyi boğanlar işte o gün geldiğinde ya Mısır’ın çölünde ya da Güney Afrika’nın kıyılarında kendilerine yer arayacaklar. Saçını kesip, görünüşünü değiştiren o polisin cezası umarım bir gün adalette tecelli bulur!

Çünkü bu ülkede;

Demokrasi düşmanlarına inat, kalıcı ve yaygın bir demokrasi için mücadele edenler var.

Hukuku katledenlere inat, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edenler var.

Menfaat düzenlerini sürdürmek için savaşı ve ölümü kutsayanlara inat, barışı ve yaşamı esas kılmaya çalışanlar var…

                      AYDINLIK, ÖZGÜR YARINLARA….

Burçin ABACI