Yunanistan, Lozan ve Batı Trakya Türkleri

Erdoğan’ın Yunanistan ziyareti, Lozan Anlaşması tartışmalarının gölgesinde, restleşmelerle başlayıp bitti.

Lozan Anlaşmasının güncellemesini isteyen Erdoğan, bu isteği ile Yunan medyasında ve kısmen de Türkiye de alay konusu oldu. Bu konuda uzaman görüşü, uluslararası anlaşmaların cep telefonu veya bilgisayar programları gibi güncellenmesinin mümkün olmadığı, yönünde. Ancak bu anlaşmalara taraf ülkeler arasındaki iki anlaşmalarla genişletilebilir veya kapsamı daraltılabilirler.

Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan Anlaşması sonrasında, ihtiyaca göre birden çok anlaşma yapılmıştır. Batı Trakya, Ege ve diğer bir dizi konuda anlaşma yapılması söz konusu olabilir. Bu durumda ihtiyaca yönelik somut bir taleple gitmek çok daha doğru olurdu.

Bunu Türk Dışişlerinin bilemediğini varsaymak saflık olur. Bu durumda dışişlerinin Erdoğan tarafından iç politikaya yönelik olarak devre dışı bırakıldığını ve asıl amacın iç politikada malzeme olacak bir kriz arayışı olduğunu düşündürüyor…

Erdoğan, Yunanistan ziyaretinin son günlerine, Batı Trakya ziyaretini sıkıştırıp yurda dönerken, ardında tartışılacak birçok konu bıraktı.

Batı Trakya, Türk Müslüman toplumuna seslenirken yeni tartışma konuları yaratmaktan geri kalmadı.

Yunanistan’da Osmanlıdan kalan tarihi varlıkların onarımıyla başlayan konuşmasında, “Bu emanetleri gözümüz gibi korumalıyız” dedikten sonra, “Biz sorumluluklarımızın farkındayız. Yunanistan’ın da farkında olduğunu düşünüyoruz. Bizim isteğimiz şudur. Yunanistan devleti, benim soydaşlarımdan asimile olmasını istememeli. Entegrasyon ayrı bir konu ama asimile olmasını istememeli” demesi yıllar önce Almanya’da yapmış olduğu bir konuşmayı anımsattı.

Erdoğan, “biz, hiçbir farklı etnik unsurdan bunu bugüne kadar istemedik ve istemeyiz” diyerek sürdürdüğü konuşmasının ardından Yunanistan basınında, Türkiye’de artık varlığı tartışmalı hale gelmiş Rum ve Ermeni nüfustan söz edilmesiyle kalınmadı. Kürtlerin, Erdoğan döneminde yaşadığı sıkıntılar özellikle “Barış Süreci” sonrası Kürt illerinde yaşanan sokağa çıkma yasakları altında yaşanan insan hakları ihlalleri yazıldı çizildi…

Batı Trakya Türkleri için istediğini, Kürtler ve diğer etnik kimlikler için aklından dahi geçirmeyen Erdoğan inandırıcı olmaktan uzak bulunarak içeride ve dışarıda eleştiri konusu oldu.

Erdoğan’ın Yunanistan ziyaretinde, “Lozan Anlaşması” üzerinden başlattığı tartışmayla aradığı krize ulaşamadı. İç kamuoyunda tartışılan Zarrab ve Man Adası skandallarını bastıracak nur topu bir krize ulaşamayan Erdoğan, Batı Trakya’dan Türkiye’ye milliyetçi mesajlar göndermekle yetindi.

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

%d blogcu bunu beğendi: