Vurulunca ölmüyor hiç bir çocuk!

Ne zaman genç birinin ya da çocukların öldürüldüğünü duysam, hayatın bitmiş olduğu duygusuna kapılıyorum.  Yaşamak için hiçbir sebebimin kalmadığını hissediyorum. Yitirdiklerimiz şairin dediği gibi olmuyor “Yirminci, yirmi birinci yüz yılda olsa bir yıl sürmüyor acısı. Çünkü, ölenler çocuk, vurulan en genç yanımız…

Vurulunca ölmüyor hiç bir çocuk, bitti deyince bitmiyor acılarımız, geçsin deyince geçmiyor. Unutulsun deyince unutulmuyor.  Gülüşleri kulağımızda, sesleri hep bizimle kalıyor.

“Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere
Göğ ekini bitmiş gibi”

Yunus Emre’nin bu dizelerini hatırlatıyor Kemal  Kurkut’un elinde su şişesi, çantasında şiirlerle ölüme meydan okuması. Bu cesareti şiir mi verdi acaba?

Berkin’in  yumruk kadar gövdesiyle  zalime taş atması, Ali İsmail’in hatırlarımızdan asla silinmeyecek olan katledilişi, Ceylan’ın Uğur’ un yaşından fazla kurşunlara hedef olması.

Göğ ekinleri biçmek değil de nedir?

Göğ ekin biçmek tam da buydu; 21 Mart Dünya şiir gününde çantasında şiir taşıyan bir gök ekini biçtiler. 21 Mart Newrozunda  umudu öldürdüler.   Ey zalimler bilesiniz ki  o göğ ekinlerin “Ah” sesi var ya o ah sesi ölene kadar kirli kulaklarınızda çınlayacak! Yaşama son kez bakışları kâbusunuz olacak!

Türkiye’yi küçük bir odaya, zindana çevirdiler. Üzerimize kapıları kilitlediler. Hepimiz klostrofobiye yakalanmak üzereyiz. Ama unuttuğunuz bir şey var; biz anahtar deliğinden dünyayı görüyoruz. Ellerimiz kapı kollarında. Boğmaya çalıştığınız, yaymaya çalıştığınız boğucu duygular bizden çok uzaklarda duruyor.

Görün bunu!  O kapılar sonsuza kadar kilitli kalacak değil ya!

Bizi rahatsız eden sizin varlığınız değil, insanı yok sayan fikirleriniz. Her çocuğun büyüme arzusuna kurşun sıkmanız.  Annelerin, babaların heyecanına kurşun sıkmanız.  Meyve çağındaki ağacı kesmeniz, göğ ekinleri biçmeniz.

Çocuklar için her şey  yenidir. Ölüm uzak… Belki de bu yüzden böylesine cesur, kararlı atıyorlar hayatlarını zalimin önüne, hiç ölmeyecekmiş gibi. Biliyorum farkında olduğunuzu yine de hatırlatmak istiyorum; Çocukların gözlerine baktınız mı? Nasıl masum, nasıl gelecek fışkırıyor…

Gördünüz, gördünüz değil mi?

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

%d blogcu bunu beğendi: