Teknoloji bizim neremizde?

Başlık her ne kadar esprili gelse de, hayatımızın her anı, her attığımız adım teknolojiyle gerçekleşiyor. Araçlar, elektrikli her türlü alet, ulaşım, internet… Kahve ya da çay yapmamız bile elektriğe bağlı. Telefonsuz bir an duramadığımız anlar, beş kat inip çıkmaya üşünmemizi ortadan kaldıran asansörler, kışın banyo yapıp yapmamamıza karan veren teknoloji, tabii soğuk ile banyo yapabiliyorsanız o başka.

Elde çamaşır yıkamayı hiç görmemiş biz nesiller, bebeklerin hazır bezleri sayesinde hiç alt bezi kaynatmadık. Taş fırına pişmesi için götürülen ,her zaman yenmeyen o börekleri on dakika içinde ,istediğimizde tabağımızda görebiliyoruz. Hiç odun kırmadık, kömür sobasını iki kat, üç kat bodrumdan evimizin ortasına kurulan sobamıza taşıyıp, tutuşturmaya çalışmadık.

Ama o sobasının üzerinde çatlayan kestaneleri görmüyoruz, üzerine bırakılan portakal kabuğu kokusu etrafı sarmıyor, kaynayan bir çaydanlık geceye eşlik etmiyor… En kötüsü o sobanın etrafında oturup, meyve soyan bir anne ile, ellerini uzatıp meyve almayı bekleyen o çocuklar yok. Gözlüğünün üzerinden bakan bir anneanne yok. Ve saat dokuz oldu ,meyvelerinizi yiyip doğru yatağa diyen bir baba.

Neden mi yok? O odaya önce televizyon girdi. Televizyon girince “dur bir dakika şimdi dinliyorum” diyerek meyveyi uzatan anne geldi, önceleri annesine bakan çocuk, daha sonra televizyona bakarak elini uzatmaya başladı ve o “bir dakika anne” demeye başladı. Kulakları çok sağlıklı duymayan anneanne eskileri anlatmayı bıraktı, yerine “benim kanalımı açın “diyen bir anneanne geldi. Sohbet azaldı, birbirlerinin yüzüne bakan aile, televizyona bakarak konuşmaya, az konuşmaya başladı. Eşi kocasının gününü dinleyemedi, çünkü yemekten sonra birlikte içtikleri kahveyi şimdi televizyon karşısında haberleri dinleyen kocasına odaya götürüyor.

Sonra ne mi oldu? Evlere internet geldi. Beş kişilik aile o odada üç kişi kaldı. Çocuklara nerede mi? Odalarında, bilgisayardalar. Yemek saati mutfağa gelen, diğer zamanda odalarında olan çocuklar.

Şimdi o odada televizyonu izleyen sadece anneanne. Hani odada üç kişilerde dediğinizi duyar gibiyim. Evet, sayı olarak üç kişiler, ancak anne ve baba ellerindeki telefon ve tablet ile başka dünyadalar. Televizyona bakıyorlar, gözlerinin ucuyla bakıyorlar ama birbirlerine bakmıyorlar.

Sobaya ne mi oldu? Eve klima alındı. Daha sonra doğal gaz, tüm evi sıcacık yaptı. Ama sadece evi ısıttı. İlişkileri değil. Kestaneler, çay ve portakal kokusu sona erdi. Hazır çaydanlık var artık, çaylar mutfakta bardağa konup getiriliyor. Meyve mi? Arada anne, eşi isterse meyve soyuyor, çocukların odasına götürüyor. Çocuklar daldıkları internet dünyasından dolayı yemeği unutuyorlar, annelerine teşekkür etmeyi unuttukları gibi.

Alt komşu ne mi halde? Ev ziyareti yaptıkları komşuları da aynı durumda. O nedenle artık birbirlerini çöp dökerken ya da markette görebiliyorlar. Sohbetleri de ,dizi bu akşam ne olacak teması üzerine.

Ama haklılar, zaman kalmıyor, zaman o kadar çabuk akıp gidiyor ki, nasıl ziyaretler devam etsin ,ailece meyve keyfi yapsınlar, karı koca karşılıklı bir kahve bile içemiyorlar ,haklılar.

Çünkü çamaşırlar elde yıkanıyor, beyazlar saatlerce kazanda kaynatılıyor, çalı süpürge ile ev süpürülüyor, su desen kesik, alt mahalleden eve su taşınıyor, akşam o sıcak su ile teker teker banyo yapılıyor, yerlere eğilerek taşlar siliniyor. Yani haklılar zaman yok, birlikte sohbet etmeye, aile ziyaretlerine, hafta sonu aile pikniklerine, gündüz altın günlerine, komşusunun derdine ortak olup, destek olmaya zaman yok.

Teknoloji neremizde, biz teknolojinin neresindeyiz?

Sayamayacağım kadar çok olumlu yanları olan teknolojinin farkında mıyız
Bence çocuklarımızın bağımlı olduğu kadar, teknoloji biz de ele geçmiş durumda.

Geçmişe özlemle baktığımız şeyler, bizlerin onları yaşatmamasından kaynaklanıyor. Gelecek nesillere bizim zamanımızda diye anlatacaklarımız, onların özlemleri olmasın. Her şey elimizde, hayatımızda olmazsa olmazımız teknolojiye sınırlarını bildireceğimiz, güzel günler diliyorum.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları