Tahir Elçi

Diyarbakır Barosu Başkanı, Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi…

Tahir Elçi, 14 Ekim 2015 günü CNN Türk TV programında Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge” programında PKK hakkında yaptığı konuşma nedeniyle 20 Kasım günü Diyarbakır’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirtildi. Savcılığın tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, adli kontrol şartıyla serbest bırakmıştı. Elçi hakkında, “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla yedi buçuk yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış ve yurtdışına çıkış yasağı konulmuştu. Programdaki konuşma nedeniyle CNN Türk TV kanalına 700.000 TL para cezası verildi. Eski Bayındırlık ve İskan Bakanlarından Şerafettin Elçi’nin akrabasıydı. Elçi, evli ve Nazenin ve Arin adlı çocukların babasıydı.

Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın açıklaması sırasında açılan ateş sonucu başına isabet eden bir kurşunla yaşamını yitirmişti. Tahir Elçi’nin katledilmesi, dünya basınında geniş yankı uyandırmıştı. Ölümünden sonra birçok şehirde protesto gösterileri ve zaman zaman polisle çatışmalar yaşanmıştı.

Elçi’nin cinayeti üzerinden tam iki yıl geçti ve hala aydınlatılamadı. Hiç şüphesiz ki bu cinayet faili meçhul siyasal bir cinayettir. Devlet katili arama zahmetinde bulunmadı. Çünkü Elçi’nin katili devletin ta kendisidir. Ne yazık ki dünya kamuoyu bu olayın üzerinde hassasiyetle durduğu halde şüpheli tek bir kişinin olmaması ve yargılanmaması, devletin bu hassasiyetlere aldırış etmediğini göstermektedir. İlk akla gelen sorulardan bir tanesi de Türkiye’nin NATO’ya girmesinden sonra, devlet içinde çöreklenen ve merhum Bülent Ecevit’in dediği gibi “Biz duvara çarptık” söylemiyle olay içinde Türkiye’nin GLADYO’su diye anılan ÖZEL HARP DAİRESİ hala faaliyetini sürdürüyor mu? 1 Mayıs’ı, Kanlı Pazar’ı, Malatya, Maraş, Çorum, Sivas, Bahçelievler katliamını gerçekleştiren ve Kürt diyarında 1990-1996 aralığında resmi açıklamalara göre 17.500 faili meçhul cinayetini gerçekleştiren Vedat Aydın ve diğer Kürt, aydın, akademisyenleri katleden bu çete, acaba Tahir Elçi’nin katledilmesinin sorumlusu olabilir mi? Bununla ilgili ilk adımı atmaktan devlet neden bu kadar korkuyor? HDP milletvekili Feleknas Uca, Adalet Bakanı’na yanıtlanması amacıyla soru önergesi vermiştir. Bu soruların cevabı bugüne kadar verilmedi. Bu sorular içinde dikkat çeken bazı konular şunlardır.

Şüpheli olmaksızın bu soruşturmanın sürdürülmesinin nedeni nedir?

Elçi’yi vuran kuşunun, Yenikapı Sokak içerisinde bulunanlardan birisi olduğu halde ve söz konusu sokak içerisinde onlarca polis bulunmasına ve bunların çoğunun silahını kullanıyor olmasına rağmen halen dosyada şüpheli olarak tek bir polis memurunun bulunmamasının sebebi nedir?

Cinayette kullanılan silahın mermi çekirdeğinin bulunması için, cinayetten sonra alanın taranmasını engelleyenler kimlerdir, söz konusu kişiler kimden talimat alarak delilleri karartmıştır?

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu mermi çekirdeği kaybolmadan önce, cinayetten hemen sonra neden olay yerini koruma altına almadı ve 30’u aşkın polis memurunun silahlarına el koyup kriminal inceleme neden yapılmadı?

Elçi’nin nereden ve hangi açıyla vurulduğu neden hala tespit edilemedi?

Cinayetten sonrası olay mahalli sokakta acil olarak sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi tesadüf müdür?

Adli Tıp Kurumu Elçi’nin ölümüne neden olan kurşunun hangi tür ve çapta silahtan atıldığına ilişkin raporunda, Elçi’yi vuran mermi çekirdeğinin 9 mm çapında veya harp silahı olabileceğini söyleyerek, soruşturma dosyasında ilerlemeyi zorlaştırdığı iddiaları doğru mudur? Söz konusu kurşunun hangi tür ve çapta silahtan atıldığı neden kesin olarak tespit edilmemiştir?

Cinayetin onlarca insanın gözü ve kameraların önünde yaşanmasına rağmen Elçi’yi vuran kişi ile vurulduğu anı gösteren herhangi bir görüntü kaydının bulunmamasının sebebi nedir?

Elçi’nin vurulma anının da bulunduğu polis kamerası görüntülerindeki 13 saniyelik kesintinin nedeninin tespit edilmesi için Elçi’nin avukatları Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na birçok kez başvurdukları halde, iki yıldır söz konusu kamera ve hafıza kartına el konulmamış olmasının sebebi nedir?

Elçi’nin yaşamını yitirdiği sokağı gösteren Mardin Kebapevi’ne ait, işyerinin içini çeken 3 kameranın görüntü kayıtlarında herhangi bir sorun ya da dezenformasyon olmadığı halde, cinayet anını görüntüleyecek açıda ve cinayeti aydınlatıcı nitelikte olan 4. Kameraya ait görüntüler neden yok?

Tahir Elçi cinayetinin aydınlanması için son iki yıl boyunca Bakanlığınız ne gibi çalışmalar yapmıştı? Tahir Elçi cinayetinin daha önce yaşanan faili meçhul cinayetler gibi kalmayıp; faillerin tespit edilerek yargılanması için Bakanlık olarak herhangi bir tedbir almayı düşünüyor musunuz?

Devletten adalet beklemek, ümitsizliğin dışavurumudur. Devletin içindeki illegal yapılanmalar dün olduğu gibi bugün de aynı katliamı fütursuzca işlemiş ve hesap veren olmamıştır.

Tahir Elçi’yi saygıyla, minnetle ve özlemle anıyorum.

Bunları da beğenebilirsin