Söyleyin Nasıl Olsun Mezarınız?

Düşer mi gözlerinizden ara sıra yaşlarınız bilmem… Nasıl dayanır yürekleriniz bilmezden geldiğiniz gerçeklere, nasıl susarsınız ve tüm bunlara rağmen nasıl yaşayabilirsiniz anlamam.

Siz kaç yaşındasınız? Bir düşünün bakalım kaç yılda böyle kör, sağır, dilsiz oldu vicdanlarınız.

Mesela… Duymaz mısınız uykusundayken canından edilen ağaçların feryadını? Hiç mi umurunuzda olmaz bir gece vakti zorbalıkla yeri yurdu talan edilen, canının derdine düşen can sahipleri. Oysa bilirim, yaradılanı yaradandan ötürü sevdiğinizi söylersiniz her zaman siz.

Bilirim, bir şey gelmez elinizden. Dilinizden gelen ise kendi deyişinizle ‘Boşa nefes tüketmek’tir ancak. Tanrı aşkına, hangi kutsal amaç için tükettiniz de o çok değerli nefesinizi, ‘Boşa nefes tüketmeme’ mertebesine yerleştirebildiniz kendi kendinizi? Söyleyin, o cayır cayır yakılan, yıkılıp yerle bir edilen ormanlar yani o kutsal yaşam alanları değil miydi nefeslerini nefesinize katan var olabildikleri müddetçe…

Oysa siz sustunuz dünyanın nefesini keserlerken. Ve hatta dinlemediniz bile olan bitenlerin gerçek yüzünü. İçten içe bildiğiniz gerçeklerle yüzleşmek istemediniz çünkü. Yüreğinizin sorduğu sorulara aklınızın verdiği vicdandan yoksun cevapların azabıdır sizi kendinizden kaçıran, farkında bile değilsiniz. Bilirim, aldığı her nefese şükredenlerdensinizdir oysa her zaman siz.

Merak eder misiniz hiç bu dünyada kaç gün daha nefes alacağınızı, mezarınızın nerede ve nasıl olacağını? Bir dikili ağacın altında rengarenk çiçekler de olsun, kelebekler de uçuşsun üstünüzde istersiniz herkes gibi, değil mi?

Madem öyle, henüz vaktiniz varken ‘Riyakâr’ olduğunuzu itiraf edin kendinize. Bir kelebeğin kanadına kâinatı yazmış güce tapınıp da gücünüzü, emeğinizi, nefesinizi kutsal dediğiniz şeylerin yaşaması uğruna ortaya koymayışınızın bencilliğini kabul edin tüm mazeretlerinizi bir kenara bırakıp. Halâ diyebileceği şeyleri vardır kalbinizin size; onu can kulağıyla dinleyin. İyi gelecektir, bilirim.

Bilmem ki düşer mi ara sıra yaşlarınız gözlerinizden… Nasıl ikna edersiniz kendinizi üç maymunu oynamaya, anlamam…

Sahi siz kaç yaşındasınız? Söyleyin nasıl olsun mezarınız?

Fotoğraf: Ergin Topcu

Bunları da beğenebilirsin