Perfetti Sconosciuti / Cebimdeki Uyarlama

Paolo Penovese imzalı 2016 yılı David di Donatello ödüllerinde ‘en iyi film’ ödülünü almış İtalyan filmi. Neredeyse tek mekanda geçiyor, yani tiyatro oyunu olsa çok rahat uyarlanır. Evli, nişanlı çiftler ve sevgilisini evde bırakmış bir adamdan oluşan bir arkadaş topluluğu bir evde yemek için toplanırlar.

İçlerinden birisinin muzurluğu ile bir oyuna başlarlar, buna göre masadaki herkes telefonunu ortaya koyacak ve mesaj, arama her ne gelirse oradakilerle paylaşacaktır. Evlilik, orta yaş krizi, çocuk sahibi olma, cinsel kimlik, sadakat ve daha birçok mevzu gündeme gelir ve hayatlar tepetaklak olur ya da öyle midir acaba? Aslında film kurnaz sonuyla seyirciye sağlam bir tokat atar ki filmin, orta sınıfın ikiyüzlülüğüne dair mesajı daha vurgulu bir şekilde kendini belli eder. İsminden de anlaşılabileceği üzere (MÜKEMMEL YABANCI) o masada bir araya gelen arkadaşlar ve eşler birbirlerine birbirlerine aslında tamamen yabancıdırlar

YANİ;
CEBİMDEKİ YABANCI…

Uyarlamaya diyeceğim birşey yok… Ama yüzyılın keşfini yapmış gibi pazarlanmasına demek istediğim bir şeyler var…

Ben yerlisini seyrettim… Yavan geldi… Kişilikler havada geldi… Ama siz bir ara İtalyan olanı izleyin… Benim anlamadığım şu kaç tane metin yazarı, öykü yazarı tanıyorum yazdıkları senaryolar hiçbir yayıncı tarafından ciddiye alınmayan, okunmadan atılan. bu kadar zor mu gerçekten orijinal bir film senaryosu bulmak? Ya da ne bileyim Serra Yılmaz ilk filmini yönetecek madem neden özgün birşey değil… Ferzan Özpetek ne düşünmüş ki? Bunu bize uyarlarız biraz da komikleştiririz tutar mı? Bu arada Berçim Bilgin sanırım sadece bana çok kötü geliyor… Ki bunca yılın Ferzan Özpetek’i ve İnsanlığı bir yana bunca yılın oyuncusu Serra Yılmaz’ı bunu göremiyorlar. Daha iyi bilecek değilim ya…Filme dair bence güzel olan tek şey Çağlar Çorumlu… Her seyrettiğim filmde biraz daha beğeniyorum… Hoş kadroya bakınca zaten zaten oyuncu olarak öne çıkması gayet normal… Yakışıklılık ve güzellik yetmiyor bazen… Bir sıkıntı da oyuncuların bu derece fiziksel benzetmeye kurban edilmesi…

Bir yerde okumuştum bir film eleştirmeni yazmıştı…
“film sadece – iyi bir fikir- ile çekilmemeli.”
Ham, yavan, az pişmiş, çiğ vb… ne denirse…

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları