Parayı veren Trump’ı çaldı…

Dünyanın yıldız çocuğu Trump,Tayyip Erdoğan tarafından “efsane zafer” olarak nitelendirilen seçim başarısının ardından, ilk uluslarası ziyaretini Suudi Arabistan’a yaptı. Gezisinden bir hafta önce İsrail’in verdiği ültimatomun  ardından, Sunni İslam Ülkeleri arasında kurulması beklenen ve Türkiye’nin uzun zamandır hevesle hazırlandığı birliğin liderliğini, esas sahiplerine 110 milyar dolarlık silah satışı ve toplamda 350 milyar dolarlık anlaşma ile teslim etti. Yaklaşık bir hafta önce İsrail Bakanı Yoav Galant tarafından dile getirilen ‘Esad’ı öldürmek için zaman geldi’ açıklamasının ardından yola çıkan Trump; seçim döneminde verdiği sözlere karşılık , senaryoda üzerine düşen rolü yerine getirmek üzere harekete geçti. Bu gezinin öncesinde, aslında Sunni İslam Ülkeleri Birliği’nin kurucu unsuru olmak ve İstanbul’u, bu projede başkent yapmaya niyetli Türkiye’nin, Trump ziyareti, ona biçilen rolün farklılığına dair ipuçlarını da taşıyordu. Petrol zengini Arap ülkelerince, karış karış satın alınan İstanbul’un, siyasi irade olarak Sunni İslam Ülkelerini temsil etmesinin olanaksızlığı bir yana,  Türkiye’nin bölgede kendi insiyatifi ile yürüttüğü kontrolsüz hamleleri, Osmanlı daki hilafet liderliğini taşıyamayacağı aşikar etti.

Daha yüz yılı tamamlamadan, siyasal iradesini dönüştüren ve dünyanın süper güçleri ile ilişkisinde istikrarsızlığı ile öne çıkan Türkiye’ye, toplamda 22 dakikalık özel görüşmede verilen misyon,  ‘1950 yılında Kore’de takındığı global askeri siyasetin yani NATO stratejisine uyumlu davranmasının’ devamlılığı oldu. Bu aslında Trump ve İsrail tarafından kurulması planlanan Sunni Arap Bloğu’nun Nato’suna uyumlu dahil olması için, kibar ve operasyonel bir uyarı gibiydi. Hemen ardından Trump yeni dünyanın İmparatorluğunu kurmak üzere harekete geçti. Zaten dünyanın yargı makamı olarak tanımlanan Trump, şirketlerin belirledikleri kartlara göre görevine başlamıştı.

Ortadoğu’nun çözümsüzlüğe itilen kabusu için ilk adım olarak, Arap Ülkeleri ziyaretine yönelen Trump, siyaseti tüccarlıkla birleştirerek yaptığı anlaşmayla, ülkesine 110 milyar dolarlık bir girdi sağladı. “paRayı veren Trump’ı çaldı”. İsminin anlamı, seçildiği evrede çokça konuşulan Trump (boru) Suriye krizi bahanesi ile belki de dünyanın Sur borusunu (kıyamet) üfleyen kişi olarak tarihe geçmeye niyetlendirildi. Anlaşmanın ardından Arap yerlilerinin geleneksel dansını, Kraliyet ailesi, bürokrasi ve diğer katılımcılarla birlikte “yılan dansı/ kılıç dansı” oynarken, bir zahmet zenneliğe niyetlenmedi.

Hakk olmuş Batıl, Batıl olmuş Hakk;

Peşi sıra, 55 Arap ülkesini kapsayan ABD- Arap Ülkeleri Zirvesi’nde, “Aşırıcı İdeolojilerle Küresel Mücadele Merkezinin” açılışı sırasında yaptığı konuşma ilginçti. Radikal islamcı terörizm değerlendirmesini, 350 milyar dolarlık silah ve yatırım anlaşması ile rafa kaldıran Trump, onun yerine ‘”Bu farklı inançlar, farklı medeniyetler, farklı mezhepler arasında ki savaş değil, iyi ile kötünün savaşı” değerlendirmesini tercih etti. Tabii kendisini ve onu iktidara taşıyan skandalları yaratan şirketler bütünlüğünü (kapitalist küresel blok) iyinin cephesinde tanımlayarak, takiyyesinin ilk adımını attı. Yaratmak istediği yanılsamaya Arap Sunni Ülkeler Bloğunu da dahil ederek sürdürdüğü konuşmasının ikinci ilginç tespiti, kutsal mekanlar üzerine oldu. Kutsal mekanların terör devletlerinden alınması tavsiyesi ile birlikte Trump, Suriye ve İran’ı baş hedef olarak Sunni Arap İttifakının önüne koydu. Bu aslında kutsal mekanlar turunun bir hafta öncesinde konuşma yapan İsrail’li Bakan Galand’ın sözlerini destekler nitelikte idi; “yılanın kuyruğu Esad ise başı İran’dır; ikisini de yok etmek gerekir” yaklaşımıyla zaten gerekli alt yapı hazırlanmıştı.

Trump’ın konuşması kadar ilginç bir diğer nokta ise majikal küre etrafında yapılan, liderler ve yanlarındakilerin oluşturduğu ritüeldi. Ritüel bölgesel olarak büyücülüğü ile meşhur, eski Babil topraklarını da kapsayan bir coğrafyada gerçekleştirildi. Dijital ekrana yansıyan ve gece karanlığında gerçekleştirilen gösteri basit bir show değildi. Dünya imparatorluğuna oynayan ve parayı verene borusunu öttüren Trump ile Mısır’da İsrail’le olası sorunların doğrudan muhattabı olan Sisi’nin, aynı küre etrafında, Kral Selman eşliğinde, yanyana gelmesi, kötülüğün Ortadoğu ekseninde ki ittifakını sergiler nitelikteydi… Hatta İsrail’in mesele üzerinde ki etkinliğine baktığımızda, Kabala ilminin anagram (aynı harfle yazılan ve harfler yer değiştirdiğinde farklı anlamlar taşıyan sözcük) denilen yöntemle yaşamı açıklama ve yönetme sanatı da düşünüldüğünde bu birliktelik bir başka çağın açılışına yönelik büyüsel törene işaret ediyordu sanki, Nasıl mı;

Öncelikle ABD ailesi ile yakınlığı ve Bush’a akrabalığı ile bilinen (9/11 ikiz kuleler dönemi başkan olan Bush’un dayısı olduğu bilinir)  bir önceki yüzyılın kara majisyeni ve yüzyılın en kötü insanı ünvanını alarak ölen, kitapları okunan, önemli dizilere konu ve karakter olarak giren (Supernaturel), hatta ve hatta Atatürk’e olan hayranlığı ile ön plana çıkan ve oğlunun adını Atatürk koyarak bir gizeme daha imza atan Alester Crowley’in de belirttiği gibi bu çağ Horus çağı olarak tanımlanıyor … Nedir Horus çağı; Horus bildiğiniz üzere Mısır efsanelerin de piramitlerin sahipleri olan 3 önemli karakterden birisidir. Tanrıça İsis, Tanrı Osiris ve oğulları Horus… Osiris, kardeşi Seth tarafından uğradığı saldırı sonucunda öldürülür ve vucudu parçalara ayrılarak gömülür. Dönemin en yetkin büyücülerinden eşi İsis, o parçaları yanyana getirir ve büyüsel törenler eşliğinde onu yaşatır, lakin bir eksiği vardır Osiris’in; üreme organı kayıptır. Bu nedenle İsis, çocuk sahibi olmak için türlü büyüsel yöntemler dener ve Horus’u yani Ra’yı dünyaya getirir. Siyah Şahin olarakda tasvir edilen Horus, babasının intikamını alarak amcasını öldürürken, gözlerinden birini kaybeder ve tek gözlü olur.

İnsanlık alemini devrelere bölerek açıklayan Alester Corwley’e göre bu çağ Horus çağıdır. Horus (ABD dolarında da sembolize edilen, piramitin üzerinde ki göz) çağı başlangıç evresindedir. Tek gözlü Ra yani Horus ve putperest inancın diğer  ilahlarının, Mısır kökenli bir mitoloji olarak, Bush ailesinden devralınan kehanet zincirinin son etabında, hayatı biçimlendirmesi beklenen sonuçtur.

Seçimleri Pizza Gate skandalı yardımı ile kazanan Trump’ın önüne konulan senaryo da, bu tür majikal tören ve gösterilerin yoğunlaşacağı bellidir. Aslında Trump’ın seçimi, Eski ve Yeni Ahit’in, beklentilerini Deccal- Mesih ikilemine indiren dünya yorumuydu bir bakıma. Buna göre “iyi ve kötü” paRA’nın dolaşım seyrinde- izinde saflaşmaktadır. Toplamında hepsi, belki de kendilerini Tevrat’ın da belirtildiği üzere; ‘acı su ve pelin otu’ ile gerçekleşen majik seanslar eşliğinde, dünyaya gelen çocukların hünerleriyle şekillenmektedir. ‘Kanun Kitabı’ gibi pek çok kitabında yazarı, kadere müdahale yahut kader yazılımı olan Pi’ye müdahale de üstatlığı ile bilinen, 72 iblis soyunu kitaplarında tek tek açıklayan ve onlarla çalıştığını saklamayan bu zattın (Crowley), Türkiye’nin kuruluş sürecine olan sessiz ve gizemli hayranlığı ayrıca ilginçtir.

Yerküre üzerinde yapılan töreni, kabalist anagram ilminden izlediğimizde; kürenin üzerinde ki eller sadece sahiplerinin değil, sahiplerin üstadlarının elleri olarak ekrana yansıyor. Mısır Başkanı Sisi’de bu anagramdan tanrıça İsis’in vekili olabiliyor belki de o eksenden bakınca… Lacan’ın ayna kuramına da da değindiği yansıma, hakikatin karşıtı olarak’ onu taklit ederek kendi gerçekliğini zıtlık üzerinden geliştirir. Taklidin varlığı gerçeğe bağlıdır. Hakikat yoksa taklidi olası değildir. Bir gerçek, bir de yansıma vardır. Trump’ın Obama’dan başkanlığı devraldığı zaman yaptığı konuşma, gerçeğin sözleri ile zıddı’nın inşasıydı. Konuşma metnini The Dark Knight Rises (Kara Şovalye Yükseliyor) filminden birebir alıntılayarak yapan Trump;  “Washington DC’deki iktidarı alıyoruz ve sizlere halka veriyoruz.” sözleri medya da, Batman filminin kötü karakteri Bane’in konuşması kullanıyor denilerek tartışıldı; “Gotham’ı fırsat eşitliği yalanlarıyla zapteden, bu zalim güruhdan kurtaracağız ve halka geri vereceğiz.”

Benzer bir ironi ise 110 bin dolarlık Kara Şahin Black Town savaş helikopterlerinin de satışı ardından gerçekleşti. PaRA yı veren Trump’ı çaldı ve kötülüklerin anası adına Trump aynaya yansıyan sözleri dile getirdi; ‘ bu savaş iyi ve kötü arasında ve biz iyiler…’

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları